İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/491 E. 2026/25 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/491
- Karar No
- 2026/25
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/491 Esas KARAR NO : 2026/25
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/07/2019 KARAR TARİHİ : 16/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı banka arasında kredi sözleşmeleri akdedildiğini, diğer müvekkili ...... 'in işbu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkili şirketin ödemelerini düzenli bir şekilde yapaması sebebiyle temerrüde düştüğünü, bu temerrüt sebebiyle davalı bankanın sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshinden sonra davalı banka tarafından İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasında sözleşme borçlarının teminatı için verilen müvekkili .......'e ait İstanbul Bağcılar'da bulunan 30/456 arsa paylı, ..... ada, .... parsel, 5. kat, 15 numaralı bağımsız bölüm üzerine tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla, ayrıca müvekkilleri aleyhinde aynı sözleşme borçlarının tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, ipotekli taşınmazın 14.08.2017 tarihli ihale sonucunda davalı banka tarafından alacağına mahsuben 266.000,00 TL bedelle satın alındığını, müvekkillerinin Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile ihalenin fehsi davası açtıklarını, yapılan yargılama sonucunda ihalenin feshi davasının reddedildiğini, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, bu süreçler devam ederken müvekkillerinin, davalı banka ile görüştüğünü ve kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçlarını ödemeyi teklif ettiklerini, teklifin davalı banka tarafından kabul edilmesi üzerine, ödeme protokolü hazırlandığını ve 12/02/2018 tarihinde imzalandığını, buna göre müvekkillerinin sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirmesine rağmen davalı banka tarafından sözleşmenin 4. maddesinde belirtilen vefa hakkı tesisine ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmediğini ve vefa hakkı tesisine ilişkin sözleşme düzenlemediğini, davalı banka ile yapılan görüşmelerde taşınmazın mülkiyetinin devredilmesi talep edilmiş ise de ödemelerin tamamlanmadığı gerekçesi ile bu taleplerinin reddedildiğini, davalı bankanın ilave olarak 88.729,26 TL ilave ödeme yapılmasını talep ettiğini, davalı bankanın bu bedeli hangi hesaplama detayı sonucunda talep ettiğini açıklamadığını, müvekkillerinin taşınmazın devrini talep etmekte hukuken ve yasal olarak haklı olduğunu, davalı bankanın protokol gereğince edimini yerine getirmesini sağlamak ve taşınmazın mülkiyetinin iadesini temin amacıyla işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkilleri tarafından ödenen 315.000,00 TL göz önünde bulundurularak teminatsız olarak bahse konu taşınmaz üzerine başkalarına devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla dava sonunda verilecek olan karar kesinleşinceye kadar devam etmek koşulu ile ihtiyati tedbir konulmasını, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı banka adına olan tescil kaydının iptali ile müvekkili ..... adına tescilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça zorunlu arabuluculuk müracaatı yapılmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacı taraf ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle davalı taraf hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, ihaleye çıkan ipotekli taşınmazın müvekkili banka tarafından alacağına mahsuben 266.000,00 TL bedelle satın alındığını, bu aşamada davacı tarafın talebi üzerine 12/02/2018 tarihinde ödeme protokolü düzenlendiğini, bu protokolün vefa hakkı protokolü olmadığını, vefa hakkı tesis edilebilmesi için taşınmaz bedelinin ve bu tutara işleyecek faizin ödenmesi gerektiğini, davacı tarafından yeterli ödeme yapılmadığından banka tarafından vefa hakkı tesis edilemediğini, davacı tarafın borcun tamamen ödendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın vefa hakkı tesis edilmişcesine edimin ifasını talep etmesinin hukuka uygun bir talep olmadığını, bu sebeple davanın esas yönünden reddi gerektiğini beyanla öncelikle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılmış olması sebebiyle usulden, esasa ilişkin itirazlar sebebiyle de esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, sözleşmenin aynen ifası, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. -Mahkememizin 17/12/2021 tarih, .... Esas - ..... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin .... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile; Davacı vekilince dava dilekçesinde davanın 266.000,00TL değer gösterilerek açılmış, bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmış, dava konusu taşınmaz üzerinde keşif yapılmadığı ve taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri tespit edildikten sonra mahkemece davacıya süre verilerek eksik harcın tamamlatılması ve yargılamaya devam olunarak davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Yerel mahkeme kararı bu yönden eksik ve hatalıdır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. -Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda keşif icra edilmiş, bilirkişi raporuyla dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle 524.000,00 TL olarak değerinin tespit edildiğinden, tespit edilen bu miktar üzerinden davacı tarafça yatırılan harcın düşülmek suretiyle hesaplanacak eksik harcın ikmal edilmesi gerektiği anlaşılmakla Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. Maddeleri gereğince davacı vekiline eksik harcı ikmal etmek üzere süre verilmiş, davacı tarafça eksik harç ikmal edilmiş ve bu doğrultuda yargılamaya devam olunmuştur. -Kaldırma kararı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı şirket ile davalı banka arasında kredi sözleşmeleri akdedildiği, diğer davalı .....'in bu sözleşemeler uyarınca müteselsil kefil olduğu, yine davalı ......'in kredi borçlarının teminatı için İstanbul Bağcılar'da bulunan 30/456 arsa paylı, ..... ada, ..... parsel,.... kat, 15 numaralı bağımsız bölümü üzerine ipotek tesis edildiği, kredi borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesi üzerine dava konusu ipotekli taşınmaz ile ilgili İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlandığı, ipotekli taşınmazın ihaleye çıkması sonucunda davalı banka tarafından alacağına mahsuben 266.000,00 TL bedelle satın alındığı, bundan sonra taraflar arasında 12/02/2018 tarihli ve "Ödeme Protokolüdür" başlıklı belgenin imzalandığı, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın söz konusu ödeme protoklü içeriğinde yer alan hükümlere göre davacının protokol hükümleri uyarınca yüklendiği edimleri yerine getirip getirmediği, davacı tarafa kullandırılan kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun yine protokol hükümlerinde kararlaştırıldığı şekilde davacı tarafından ödenip ödenmediği, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davalının alacağının kalıp kalmadığı, buna göre davacının, davalı taraftan talepte bulunmasının şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmış olup buna göre hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan ek raporda belirtildiği üzere davacı tarafından yapılan 231.226,03 TL'lik kısmi ödeme, davacı bankadan temin edilen hesap ekstreleri, dosya içeriğinde toplanan deliller ve 12.02.2018 tarihli borç ödeme protokolü kapsamına göre davacının vefa hakkını kullanabilmesi için TBK 100. madde hükmü de dikkate alındığında davalı bankaya ödemesi gereken meblağın dava tarihi itibari ile 57.546,97 TL, kök rapor tanzim tarihi itibariyle 65.899,97 TL olduğu, buna göre hem dava hem de raporun düzenlendiği tarih itibariyle davacı tarafın daha ödemesi gereken miktarın bulunduğu, davacı tarafın protokol hükümleri uyarınca yüklendiği edimleri tam olarak yerine getirmediği, kullandırılan kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun yine protokol hükümlerinde kararlaştırıldığı şekilde davacı tarafından tam olarak ödenmediği, bu durumda davacı tarafın protokol hükümleri uyarınca davalıdan talepte bulunmasının şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 8.948,62 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.216,62-TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ..... Bankası .... Şirketi tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...... Bankası Anonim Şirketi'ne ödenmesine, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 83.840,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/01/2026 Katip .... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır