İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/49 E. 2025/392 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/49
- Karar No
- 2025/392
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/49 ESAS KARAR NO:2025/392 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19.01.2025 KARAR TARİHİ : 13.05.2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili firmanın, davalının belirlediği/gösterdiği bölgelerde --------- tamirat ve onarım işi yaptığını, yapılan tüm işlemlerin davalı firmaya fatura edildiğini, ticari defter ve kayıtlara usulüne uygun bir şekilde işlendiğini, müvekkili firma tarafından ödeme yapılmadığı gerekçesiyle yasal işlem başlatılmışsa da davalı tarafın yasal süresi içerisinde takibe, borca ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, yargılama aşamasında ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde müvekkili şirkete vadesi gelen fatura alacağının ödenmediğinin açıkça anlaşılacağını, dava konusu takip ile bakiye tüm alacak miktarı üzerinden davalı taraf aleyhine temerrüt koşullarının oluştuğunu, davalı firmaya ödeme emrinin 03.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, tüm bu nedenlerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 10,000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 03.04.2023 tarihinden itibaren ticari avans faiz oranı ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça, alacaklarının tahsili amacıyla işbu davanın açıldığını, davanın yasal ve somut nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın resen yasal hak düşürücü süreler içerisinde açılıp açılmadığının, taleplerin zaman aşımına uğrayıp uğramadığının tespitini, dava şartlarından hukuki yararın, görev ve yetki koşullarının bulunup bulunmadığının incelenmesini, kesin hüküm, derdestlik ve husumet itirazlarının da değerlendirilerek davanın bu nedenlerle reddini, davacının, dava konusu alacağın müvekkili şirket ile aralarında ticari ilişkiden kaynaklanmakta olduğunu iddia ettiğini, dava konusu hizmetin müvekkili şirkete teslimine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı tarafından hiçbir belgenin sunulmadığını, bu bakımdan davacı yanın ispat yüküne uygun olarak hizmeti verdiği olgusunu ispat edemediğini, davanın reddine karar verilmesini, bu aşamada davanın reddine karar verilmemesi halinde tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davaya konu somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın; ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği iddia olunan fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin olması sebebiyle, davacının kendi ticari kayıtlarında dayanak belgeleri olmadan, alacaklı olarak gözükmesi, davalıdan alacağı bulunduğunu göstermeyeceğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.Davacı vekili özetle; davacının, davalının restoran, kafe ve işyerlerinde tadilat, tamirat ve onarım işi yaptığını ancak iş bedelinin ödenmediğini beyan ederek alacaklarının davalıdan tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise özetle; dava konusu hizmetin davalıya teslimine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, davalının gerçek kişi olması nedeniyle hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmıştır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası niteliğinde olup; davacının gerçek kişi olduğu, hakkında yapılan esnaf-tacir araştırmasına göre davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, davacının dava dışı bir şirkette yetkili olduğu anlaşılmış ise de; dosyaya konu faturaların bu şirket tarafından değil bizzat davacı tarafından düzenlendiği, işin davacının yetkili olduğu şirket ile ilgisinin bulunmadığı, davacının gerçek kişi olarak işletme hesabına göre defter tutup tacir sıfatını haiz olmadığı, bu suretle davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye görevi ------- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 3-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi) 4-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına, 5-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi) 7-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13.05.2025