İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/487 E. 2026/397 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/487
Karar No
2026/397
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/487 KARAR NO : 2026/397

DAVA : Şirketin İhyası (TTK 547. Maddesi Uyarınca) DAVA TARİHİ : 04/06/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

DAVA : Şirketin İhyası (TTK 547. Maddesi Uyarınca) DAVA TARİHİ : 14/01/2026 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK 547. Maddesi Uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davacı sıfatıyla takip ettiği ----Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas sayılı davasının yargılaması sırasında, davalılardan "-----Ticaret Odası Sicil No.:-----)" ünvanlı kooperatifin münfesih durumda olduğunun ve 14/07/2023 tarihinde ticaret sicilinden kaydının silindiğinin ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 25/02/2025 tarihli yazısından anlaşıldığını, söz konusu davanın 25/03/2025 tarihli duruşmasında, "Davacı vekiline davalı ---- ihyası için dava açmak, açtığı davanın esas ve mahkemesini mahkemeye bildirmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, ..." dair ara karar verildiğini, söz konusu davada taraf teşkilinin sağlanarak davanın sonuçlandırılması ve verilecek kararın icra ve infazı tamamlanıncaya kadar anılan kooperatifin ihyasının gerektiğini, açıklanan nedenlerle, ticaret sicilinden terkin edilmiş olan ----Kooperatifi" ünvanlı kooperatifin davalısı bulunduğu --Asliye Ticaret Mahkemesinde -----Esas numarası ile görülmekte olan davanın sonuçlandırılarak kararın icra ve infazı tamamlanıncaya kadar 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye için yeniden tescilini, ek tasfiyeye esas olmak üzere tasfiye memuru atanmasını, yeniden tescil ve tasfiye memuru atanması işleminin TTK'nın 547/2 maddesi gereğince ilanına karar verilmesini ve böylelikle şirketin ihyasının sağlanmasını talep etmiştir.

CEVAP; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili olan müdürlüğe yönelttiğini oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuru olan ..., --, ve ---- yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulması önemli olduğunu, huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ---- Yapı Kooperatifi'nin (sn: ---- ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini, zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin müvekkilinin Müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ----ATM'nin ---Esas sayılı dosyasında;

DAVA; Müvekkili ...'ın davacı sıfatıyla takip ettiği ---. Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı "itirazın iptali" davasının yargılaması sırasında, davalılardan "------" ünvanlı - münfesih durumda olduğu, 14/07/2023 tarihinde ticaret sicilinden kaydının silindiği, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 25/02/2025 tarihli yazısından anlaşıldığını, söz konusu davanın 25/03/2025 tarihli duruşmasında, "Davacı vekiline davalı ----- Koop.nin ihyası için dava açmak, açtığı davanın esas ve mahkemesini mahkemeye bildirmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, ..." dair ara karar verildiğini, Kooperatifin ihyası istemli davanın yapılan yargılamasında -----Asliye Ticaret Mahkemesince "Kooperatifin TTK 547.maddesi uyarınca terkin edildiği anlaşılmakla tasfiye memuru ... hakkında birleştirme talepli dava açmak için süre verilmesine," dair karar verildiğini, bu nedenlerle, ticaret sicilinden terkin edilmiş olan-----Kooperatifi" ünvanlı kooperatifin, davalısı bulunduğu -----.Asliye Ticaret Mahkemesinde --- numarası ile görülmekte olan davanın sonuçlandırılarak, kararın icra ve infazı tamamlanıncaya kadar, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi uyarınca ek tasfiye için yeniden tesciline, son tasfiye memurlarının ek tasfiye için tasfiye memuru olarak atanmasına, yeniden tescil ve tasfiye memuru atanması işleminin TTK'nın 547/2 maddesi gereğince ilanına karar verilmesi ve böylelikle şirketin ihyasının sağlanmasını talep ettiklerini, işbu davanın davamızın ---.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesini yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı ...'na usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalı şirketin ---- ATM'nin ------ esas sayılı dosyası için ihyası talebidir. TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir. Somut Olayda; davalı şirketin ---- ATM'nin ------ esas sayılı dosyasında terkin edilmesinden dolayı taraf sıfatının sağlanması talebiyle ihyası talep edilmiştir. Dosya içerisine alınan ------ Ticaret Sicil kayıtları uyarınca dava dışı şirketin genel kurul kararı gereği 25.03.2017 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye kararının 26.04.2017 tarihinde tescil edildiği ve alacaklılara usulüne uygun olarak 28.04.2017-05.05.2017-12.05.2017 tarihinde ----- Gazetesinde ilanların yapıldığı tespit edilmiştir. Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir. Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra --- ATM'nin -----esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir. Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir. Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz. TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. (Benzer nitelikte -----

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan Davanın KABULÜ ile, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----sicil numaralı Tasfiye Halinde ---- ... Kooperatifinin -----. ATM'nin ------esas sayılı dosyası için İHYASINA, -Tasfiye memuru olarak davalı ...'nun atanmasına, -Karar kesinleştiğinde ------ Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 2- Asıl davada Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00-TL harçtan başlangıçta yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60-TL'nin davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Birleşen Davada Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00-TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı taraf yararına takdir edilen 45,000,00-TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından asıl davada yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve birleşen davada yatırılan 732 TL peşin harç ve 732 TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında müzekkere ve posta gideri olarak sarfedilen 3.167,30 TL yargılama gideri ile toplamda 5.862,10 TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/487, K. 2026/397, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-487-e-2026-397-k-21103960678b