İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/478 E. 2025/738 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/478
Karar No
2025/738
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. GEREKÇELİ KARAR KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : LİMİTED ŞİRKETİN FESİH ve TASFİYESİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasının evrak üzerinde yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili ile davalı şirketin diğer ortağı olan ...'in 27.12.2023 tarihinde ... mah. ... Sok NO:... Karatay/Konya adresinde faaliyet göstermesi için ... ISIL İŞLEM SANAYİ VE TİCARET LTD. Şti'ni kurduklarını, ilgili şirkette müvekkili ve diğer ortağın % 50 hisse sahibi olduğunu, diğer ortağın eşi olan ...'i müdür olarak şirkete atandığını, müdürün şirketi kendi menfaatleri için kullanması ve hissedarlardan habersiz verdiği senetler nedeni ile şirketi borçlandırması nedeni ile 12.02.2024 tarihinde ilgili müdürün görevine son verildiğini, ancak bir süre sonra diğer ortağın kendi şirketleri olan ... KİMYA LTD .ŞTİ 'ne fatura kesmesi ve şirketi zarara uğratması ve yine eşi olan eski müdür ...'in şirket adına senetler imzalayarak piyasaya vermesi nedeni ile ciddi manada borçlandırıldığını, durumdan haberdar olan müvekkil diğer ortak ile görüşerek işlemleri yürütmeye ve bir çözüm bulmaya çalışmış ise de başarılı olamadığını, bu arada eski müdürün piyasaya verdiği ... LTD. ŞTİ adına düzenlenen evraklar nedeni ile icra takipleri başladığını, her iki ortağın bir araya gelerek işlem yapamadıklarından şirketi korumaya yönelik işlemlerin yürütülemediğini, ortakların arasının bozulması nedeniyle bir araya gelemediklerini, bu nedenlerle ... Limited Şirketi’nin haklı nedenle feshi ve tasfiyesinin sağlanması için işbu davayı açmak zorunluluğunun ortaya çıktığından bahisle iki ortaklı olan ... TİCARET LTD.ŞTİ.’nin haklı nedenlerle feshine ve TTK gereğince tasfiyesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, limited şirketin feshi tasfiyesi istemine ilişkindir. Diyarbakır BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; "...Öte yandan, yukarıda da ifade edildiği üzere; kural olarak anonim ortaklıkları bir davada temsil etme vazifesi yönetim kuruluna aittir. Bununla birlikte, yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki diğer davalarda yönetim kurulu üyelerinin ortaklığı temsil etmesi şirket menfaatinin ciddi şekilde zarara uğraması sonucunu doğurabilir. Bu tür durumlarda, yönetim kurulundan bağımsız bir kayyımın şirketi davada temsil etmesi, şirket menfaatinin bir gereğidir. Bir an için yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin devam ettiği kabul edilse dahi; davacı yönetim kurulu başkanı ...'in şirkete karşı açtığı davada diğer şirket ortak ve yöneticilerinin de tamamının hasım olması nedeniyle, şirket ile taraflar (yönetim kurulu üyeleri) arasında menfaat çatışması bulunduğu gibi; şirketin müşterek imza ile temsil edilecek olması ve bu müşterek imzalardan en az birinin davacı ...'im imzası olması gerektiğinden, ... tarafından şirkete karşı açılan davada, ...'in diğer ortaklardan herhangi birisiyle ile bir araya gelerek şirketi davada temsil etmesi fiilen de mümkün değildir. Bu nedenlerle, bileşen dosyada davalı şirkete temsil kayyımı atanmadan taraf teşkilinin sağlanması mümkün değildir. Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece re’sen dikkat edilmesi gereken bir olgudur ve mahkemenin, taraf teşkilini sağlaması, gerek mülga1086 sayılı HUMK'un, gerekse 6100 sayılı HMK'nın amir hükmü gereğidir (Yargıtay HGK'nun 13/02/2013 tarih ve ... E., ... K. sayılı; 08/12/2010 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamları). Bu husus kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında re’sen nazara alınması gerektiğinden, usulü kazanılmış hakkın da istisnasıdır. Yukarıdan beri özetlenen gerekçelerle, Mahkemece yapılacak iş; davacı tarafa, birleşen dosya davalısı ... ... AŞ'nin bu davada temsil edilmesini teminen, görevli ve yetkili mahkemede "temsil kayyımı" atanması konusunda işin niteliğine uygun kesin süre ve yetki verilmesi, temsil kayyımı atanması halinde bu davanın sonucu beklenerek kayyım huzurunda davanın görülmesi, verilen süre içerisinde temsil kayyımı atanması konusunda davacı tarafça dava açılmaması hâlinde sonucuna göre bir karar verilmesi ve her halükarda asli müdahale davası ile karşı dava bakımından olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmasından ibarettir. ..." şeklindedir. Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K sayılı ilamı; "... Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin kayden faal olduğu, dört ortağının bulunduğu, davacı ve davalının ortak göründüğü, davacı ile davalı ... ’in davalı şirketi müştereken temsile yetkili oldukları, davalı şirketin ortaklık yapısı, tüm ortakların davada yer almaması, davacının da temsile yetkili iki ortaktan biri olması, davacı menfaati ile şirket menfaatinin çatışması nedeniyle davalı şirkete davada şirketi temsil için temsil kayyımı atanması gerekli görüldüğü, dava şartı noksanlığının giderilmesi için davacı yana kesin süre verilmesinin gerektiği fakat davacı vekilinin buna gerek olmadığını imzalı beyanı ile bildirdiği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştiR. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. ... Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA," şeklindedir. Somut olayda, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin iki ortaklı bir şirket olduğu, şirket ortaklarının davacı ile dava dışı ... olduğu, şirket ortaklarının aynı zamanda müşterek imzaları ile şirketi temsil ettikleri, davacının aynı zamanda şirket temsilcisi olması nedeniyle eldeki dava yönünden davalı şirket ile aralarında menfaat çatışmasının bulunduğu, yine diğer temsilcinin şirketi tek başına temsil yetkisinin de bulunmaması nedeniyle davalı şirketin temsilinin de mümkün olmadığı, dolayısıyla davalı şirkete temsil kayyımı tayininin gerektiği, 28/07/2025 tarihli ara karar ile davacı vekiline temsil kayyımı tayini davası açıp dosya numarasını bildirmesi için 1 ay kesin süre verildiği, ara kararın 05/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, kesin sürenin 05/09/2025 tarihinde dolmasına rağmen bu zamana dek herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, 6100 s. HMK'nın 114. maddesi uyarınca husumet ehliyetinin ve taraf teşkilinin dava şartlarından olduğu, verilen kesin süreye rağmen dava şartı eksikliğinin giderilmediği anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-DAVANIN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken maktu ret karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2025

Başkan ... Üye Üye Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/478, K. 2025/738, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-478-e-2025-738-k-6fb0ebd36f27