İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/476 E. 2026/260 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/476
Karar No
2026/260
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/476 Esas KARAR NO:2026/260

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:27/02/2025 KARAR TARİHİ:17/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... gümrükleme işlemlerini icra eden bir lojistik kuruluşu olduğunu, davalı ... ile 04.11.2024 tarihli nakliye anlaşması ile ... ... taşıma sözleşmesi imzalandığını, malların bu sözleşme hükümleri uyarınca taşımacılık hizmetini üstlenen davalı ile Navlun bedeli olarak Araç başı 2.900,00-USD ödeneceğinin kararlaştırıldığını, boşaltma öncesi peşin beş araç bedelinin ödemesi hususunda uzlaşıya varıldığını, ayrıca yükleme programına alınan her araç için serbest süre mesai günü olarak yüklemede 2 gün ve boşaltmada 2 gün olarak belirlenmiş, aşılan her gün için 100,00-USD demoraj (bekleme süresi) bedeli öngörüldüğünü, sözleşmede belirlenen, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete taşımaya ilişkin ödeme bedellerinin fatura edildiğini, ancak davalı şirketçe söz konusu aylara ilişkin belirlenen tutarların ödenmediğini, toplamda 16.100,00-USD alacak 19.12.2024 tarihinde .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı ilamsız takip başlatıldığını, ilgili icra takibinin başlatılması ile davalı şirket söz konusu borcunun bir kısmını müvekkili şirkete ödediğini, asıl alacağa ilişkin yapılan ödemeler doğrultusunda yapılan ödemeler icra dosyasına bildirilmiş olup, takibin ferileri yönünden borç devam ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, açıklanan nedenler, somut durum, tüm deliller ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca, davalının haksız şekilde yapmış olduğu itirazının iptali ile davalının müvekkil şirket alacağını zamanında tahsil etmesine engel olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinin 4 numaralı ekinde sunduğu taraflar arası uyuşmazlığa konu kaşeli ve ıslak imzalı sözleşmenin 2. Sayfasının sondan bir önceki maddesi incelendiğinde ise "İş bu anlaşma ile yapılan taşımadan doğacak her türlü ihtilaf vukuunda İstanbul İcra ve Mahkemeleri salahiyetli kılınacaktır." ibareleri yer aldığını, davacının alacak talebinin haksız, mesnetsiz ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketle akdedilen sözleşme ve ilgili faturalar kapsamında icra dosyası kapsamında itirazın kaldırılması ve icra inkâr tazminatı talebinde bulunduğunu, davacının icra dosyasındaki bakiye alacağına ilişkin söz konusu iddialar gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu edilen taşıma hizmeti ile ilgili olarak ifa eksikliği veya ödeme yükümlülüğü söz konusu olmadığını, ilgili faturalara karşılık gelen bedellerin de ödendiğini, açıklanan nedenlerle, davacı tarafça yetkisiz Mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas, 2025/... Karar sayılı ve 24/04/2025 tarihli yetkisizlik kararı nedeniyle dosya mahkememize 03/07/2025 tarihinde intikal etmiş olup, mahkememizin esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olundu. Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 16.100,00-USD ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tarihinde tebliğ edilemediği, tebligatın iade geldiği ancak borçlunun vekilinin 02/01/2025 tarihinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 13/02/2026 tarihli 4 sayfadan ibaret nihai raporunda özetle; taraf defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, onayların bulunup bulunulmadığı, faturaların taraf defterlerinde yer alıp almadığı, faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği, yönünden değerlendirmenin; Taraflar ticari defterleri ibraz etmediği, bu nedenle icra takip konusu yapılan faturalarının tarafların ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt olup olmadıkları, icra talip tarihi itibariyle davacının ticari defterlerinde davalıdan ne tutarda alacağın olduğu yönünde inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği yönünden somut bilgi ve belge ibraz edilmediği, Davacı tarafından dava dosyasına sunulan 5 adet navlun ve 2 adet bekleme (demuraj) bedeli faturasına dayanak olacak taşıma evraklarının dava dosyasında tespit edilemediği, bu nedenle; davacı tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen taşımacılıkların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine yönelik herhangi bir kanaate varılmadığı, İbraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının icra takip tarihi itibariyle alacağının ispata muhtaç olduğu değerlendirildiği, şeklinde görüş ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından navlun bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yapıldığı, davalı tarafça icra dosyasında asıl alacağın ödendiğini, alacağın ferileri yönünden iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce taraflarca sunulan bilgi ve belgeler celp edildikten sonra bilirkişiden rapor aldırılmış alınan bilirkişi raporu gereği taraflarca ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından incelenmemiş, davacı tarafça faturaya konu taşıma evrakı dosyaya sunulmadığından bu yönde inceleme yapılamamış, davacının icra takibihde haklı olup olmadığı mahkememizce tespit edilememiş, davacının alacağın ferilerini talep edebilmesi için alacaklı olduğunun ispatının gerektiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla inceleme günü belirlinmiş olup davayı takip eden vekil tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmasının gerektiği, bu yönde usulüne uygun ihtaratın yapıldığı, davayı takip eden vekilin, uyuşmazlık ile ilgili olarak sunulacak delilin(ticari defter ve kayıtları) asil tarafından sunulmasını, bu yönde asile tebligat çıkarılmasını talep edemeyeceği, delillerin sunulması görevinin vekilin görevi olduğu, bu yönde kendisine yapılan ihtarın geçerli olduğu ve gereğinin yerine getirilmemesi durumunda sonuçlarına katlanması gerektiği kanaatiyle somut olayda davacı vekili tarafından kendisine usulüne uygun olarak verilen kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlar mahkememize sunulmadığından mevcut delil durumuna göre icra takibinde haklı olduğu ispat edilememiş sonuç olarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-732,00-TL karar harcının peşin alınan 615,40-TL den düşümü ile kalan 117,00-TL nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 21.782,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/476, K. 2026/260, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-476-e-2026-260-k-b5765075d8c0