İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/475 E. 2026/293 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/475
- Karar No
- 2026/293
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/475 Esas KARAR NO: 2026/293 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2025 KARAR TARİHİ: 24/03/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; “Müvekkil şirkete ait ---- plakalı --- tarihinde ----- çarpışmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sonrası müvekkil şirkete ait araç,--- tarihinde servise alınmış ve ancak --- tarihinde müvekkil şirkete teslim edilmiştir. Bu süreçte araç 93 gün boyunca kullanılamamıştır. Müvekkil şirkete ait ----- plakalı aracın, davalı --- plakalı aracı arasında---- tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkile ait aracın 93 gün süreyle kullanılamamasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedeli tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, hesaplanacak miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİNE…” talep ve dava etmektedir.
CEVAP:Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde sigortalı---- plakalı araç arasında------- tarihinde trafik kazası meydana geldiğini ve aracın hasarlanmasından dolayı davalıdan araç mahrumiyet bedeli talep ettiğini belirtmiştir. Davalı taraf ise davanın tarafımıza ihbarını talep etmiştir. Müvekkil -------tarihleri arasında geçerli olmak üzere ---numaralı ------ düzenlemiştir. Dilekçemiz ekinde sunulu poliçe kapsamında davacı tarafa hasar dosyası kapsamında --- rücu kasko ödemesi ve ---- değer kaybı ödemesi yapılmıştır. .(Ek-2; Ödeme dekontları ve mahsup fişleri) Kaza tarihi itibari ile poliçe limiti 200.000,00-TL olup ödemenin tenzili ile----- teminat kalmıştır. Teminat bedelini bildirmemiz ise asla davayı kabul anlamına gelmemektedir. Davacı tarafından talep edilen ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİ TALEBİ POLİÇE TEMİNATI DIŞINDADIR. Bu bakımdan davanın müvekkil şirkete ihbar edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedeli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları dikkate alındığında teminat dışı olup davacının araç mahrumiyet bedeli talepleri müvekkil şirketin sorumluluğunda değildir. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle müvekkil sigorta şirketinin ihbar olunan konumunda olması ve araç mahrumiyet bedeli poliçe teminatı dışında olması nedeniyle ALEYHİMİZE HÜKÜM KURULMAMASINA, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talepleri zamanaşımına uğramıştır. Davacının talepleri zamanaşımına uğramıştır. Dava dosyasında talep edilen alacaklara karşı kabul anlamına gelmemek kaydı ile zamanaşımı definde bulunuyoruz. Belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar yoktur. davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Başvuran tarafından somut uyuşmazlıkta hukuka aykırı olarak belirsiz alacak davası ikame etmiş olduğu görülmüştür. Belirsiz alacak davasının yer aldığı HMK 107.maddesinde “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.” denilerek alacağın miktarının belirlenmesinin mümkün olmadığı hallerde işbu davanın açılabileceği açıkça belirtilmiştir.Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gereklidir. Alacağın belirlenebilmesi mümkün iken, böyle bir davanın açılmasına Kanun izin vermemiştir. Böyle bir durumda, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar yokluğundan dava reddedilmeli, ek bir süre verilmemelidir. Zira, burada talep açıktır, bu sebeple 6100 sayılı Kanunun 119/1-ğ. maddesinin uygulanarak süre verilmesi mümkün değildir; aslında açılmaması gerektiği halde belirsiz alacak davası açılmış olduğundan, bu konudaki eksiklik de süre verilerek tamamlanamayacağından, dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmelidir. Buradaki hukuki yarar, sonradan tamamlanacak nitelikte bir hukuki yarar değildir.-------- belirtildiği üzere, şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğinden davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmektedir. Kaldı ki dava şartı kamu düzenine ilişkin olup taraflar bu hususu ileri sürebileceği gibi mahkeme tarafından da bu husus re’sen dikkate alınmalıdır. Davanın usulden reddini talep ederiz.Meydana gelen kazada müvekkilin kusuru bulunmamaktadır. Davacı taraf her ne kadar kaza tespit tutanağından yola çıkarak kendi değerlendirmesini yapmakla olayın müvekkilin kusuru ile meydana geldiğini iddia etmiş ise de, bu beyanlar davacı tarafın soyut iddialarından öteye geçmemektedir. Müvekkilimizin meydana gelen olayda kusuru bulunmamaktadır. Olay günü müvekkil gereken tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen kaza meydana gelmiştir. Davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde avans faizi talebinde bulunmuşsa da davacının bu taleplerinin reddi gerekmektedir. Zira müvekkil şoför tacir olmadığı gibi ticari bir işletme sahibi de değildir. Diğer davalı ----- bir kamu kurumudur. Tacir değildir. İlgili Yargıtay kararları uyarınca da davacının avans faizi talebinin reddi gerekir. Yukarıda açıklanan ve sayın mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı----- cevap dilekçesinde özetle;-Zamanaşımı itirazımız çerçevesinde davanın reddine,Müvekkil idare aleyhine açılan davanın usulden ve esastan reddine, İhbar dilekçesinin tebliğine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Trafik Ruhsat ve poliçe bilgileri, hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.------ tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ---- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; --- plaka no’lu aracın sürücüsü -----(davalıya ait araç sürücüsü), kazanın meydana gelişinde %75 oranında KUSURLU olduğu, --- plaka no’lu aracın sürücüsü ------(davacıya ait araç), kazanın meydana gelişinde %25 oranında KUSURLU olduğu, Onarım için gereken 14 günlük süre boyunca araçtan mahrum kalma bedelinin ---- olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı ikame araç tazminatına ilişkindir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. ---- Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı şirketin araç maliki işleten ve diğer davalının araç sürücüsü olarak, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Somut olayda; --- tarihinde saat 05.45 sıralarında ---- içinde davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki davalı --- plaka sayılı araçla--- şeritte ----- yönelerek şerit değiştirdiği esnada aracının sol arka köşe kısımları ile, aynı istikamette sol şerit üzerinde seyir halindeki sürücü -------sevk ve idaresindeki davacıya ait ------ sağ ön köşe kısımlarıyla çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, araç sürücüsü davalının kusurunun kazanın meydana gelmesinde dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirmeyerek kontrolsüz şerit değiştirmesi eylemleriyle %75 kusurlu olduğu, davacı adına kayıtlı aracın sürücüsü ise zamanında fren ve direksiyon tedbirine uymayarak %25 oranında kusurlu olduğu, araç mahrumiyeti talebi bakımından hasarın niteliğine göre aracın makul tamir süresi ve tamir için geçen süredeki ikame araç değerinin belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda makul tamir süresinin 14 gün olduğu ve bedelin zorunlu giderlerin mahsubuyla kusura göre --- hesaplandığı, davacının ---talep edebileceği, davacı yanca tazminatının rapora göre artırıldığı, trafik kazası sonucu davacı aracına zarar verilmiş olduğundan davalıların, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, ----tazminatın kaza tarihi olan 11.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harç ile 110,00 TL tamamlama harcının düşümü ile geri kalan 6,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 110,00 TL tamamlama harcı, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 649,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.490,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 6.520,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 6- 4.700,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı ihbar olunan tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026