İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/464 E. 2026/148 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/464
Karar No
2026/148
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/464 Esas KARAR NO : 2026/148 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. ile ... arasında 29.04.2024 tarihinde ''...'' ve ''...'' imzalandığını, bu sözleşmeye göre ...'nın, müvekkili şirketten 2024 yılı içerisinde 2 adet araç almayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı firmanın, araçlardan sadece birini satın aldığını, sonuç olarak; davalı tarafından, sözleşme ile alım taahhüdünde bulunulduğunu ve bu taahhüt kapsamında davalının satın aldığı araçlara indirim uygulandığını, davalının sözleşmeye aykırı davranarak, alması gereken diğer araçları satın almadığını, Sözleşmenin 3.1. maddesine göre ödemesi gereken bedel ve masrafları ödemediğini, müvekkili tarafından ikinci aracın teslimi yapılamadığını, edimlerin yerine getirilmemesinden ötürü; ... AŞ tarafından, satın alınmış araca yapılan indirim müvekkiline fatura edildiğini, davacının, indirimli satın alınan araç bakımından haksız kazanç elde ettiğini ve müvekkili şirketin zararına yol açtığını, bu sebeple; sözleşme maddeleri gereği, müvekkilinin zararının tazmini gerektiğini, anlatılan nedenler doğrultusunda, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olarak 31.12.2024 tarihli .... nolu fatura ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın davalıya fatura edildiğini, ilgili alacağın ödenmemesi üzerine müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla ... 36. İcra Dairesi ...Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu, herhangi bir anlaşma sağlanamaması üzerine ... Arabuluculuk Bürosu ...E. Arabuluculuk Dosya Numarası ile anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle; borçlunun ... 36. İcra Dairesi...Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun kötü niyeti ve alacağın likit olması sebebiyle davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin adresinin Osmaniye olduğunu, davacının, müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, adı geçen taahhütnamede davacı şirketin yetkililerinin imzası ve adı bulunmadığını, müvekkili tarafından satın alınan araç sebebiyle kesilen faturalarda hangi oranda ve ne miktarda iskonto uygulandığının belli olmadığını, taahhütname isimli belgenin eksik, hatalı ve hukuken geçersiz olduğunu, söz konusu belgenin geçerli olduğu kabul edilse dahi; davacı firma araçları stoklarında bulundurmadığını, bu hususun davacının 2024 yılı stokları incelendiğinde ortaya çıkacağını, müvekkili tarafından talep edilmesine rağmen davacı firmanın araç tesliminden kaçındığını, müvekkili ile ... satış danışmanı ... isimli kişi arasında 2024 yılı Aralık ayında yapılan görüşmede müvekkiline "stokta araç yok, araçları sattık, tedarik yapamayacağız, yıl içerisinde araman gerekirdi" şeklinde beyanda bulunulduğunu, araç temin edilmesi halinde de 2024 yılı Aralık ayı itibariye aracın bedelinin 5.350.000,00 TL olacağı müvekkiline bildirildiğini, bu konuda tanıkları olduğunu, davacı tarafından aracın satışa hazır halde olduğu yönünde müvekkiline bilgi vermediğini, sözleşme gereği alması gereken aracı alması konusunda ihtarda bulunulmadığı ve bilgi verilmediğini, müvekkilinin araç almaktan kaçınmadığını ve vazgeçmediğini, tam aksine araç tesliminden kaçınan ve sözleşmeye aykırı şekilde araç bedeli talep eden davacının kendisi olduğunu, piyasada 5.000.000,00 TL civarında olan ve müvekkiline de 4.700.000,00 TL bedelle satılması gereken aracın, daha yüksek kar elde etme amacıyla 3.kişilere satıldığını ve davacının iddiasının aksine müvekkilinin zarara uğradığını, davacının kayıtları incelendiğinde stoklarında dava konusu aracın olmadığı gibi bu araçların sözleşmede belirtilen fiyatların çok üzerinde 3.kişilere satıldığının görüleceğini, davacı tarafından müvekkili adına düzenlenen ve müvekkile gönderilen 31.12.2024 tarihli faturanın, müvekkili tarafından kabul edilmeyerek noter kanalı ile iade edildiğini, sonuç olarak; davacı tarafından delil olarak gösterilen "Alım Taahhütlü Filo Sözleşmesi" davacı tarafından imzalanmamış olması, indirimin oranının belirlenmemiş olması nedeniyle geçersiz olduğunu, sözleşme gereği müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, temerrüt ve alacak muaccel olmadan icra takibi başlatılamayacağını, alacağın likit olmaması ve temerrütün oluşmaması nedeniyle kötü niyet tazminat talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada davacı taraf davalı ile 29.04.2024 tarihinde ''Alım Taahhütlü Filo Satış Sözleşmesi'' ve ''Sipariş Teyit Formu'' imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının , davacı şirketten 2024 yılı içerisinde 2 adet araç almayı kabul ve taahhüt ettiğini, ilk aracı davacıdan satın almış olmasına rağmen ikinci aracı satın almadığını ve bu sebeple ilk aracın satımı sırasında davalıya uygulanan 120.000,00 TL indirimin davalının edimlerini yerine getirilmemesinden ötürü; ...AŞ tarafından,davacıya fatura edildiğini, 31.12.2024 tarihli ... nolu fatura ile davacının uğramış olduğu zararın davalıya fatura edildiğini ve ... 36. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. ... 36. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...A.Ş. borçulunun dosyamız davalısı ... olduğu alacak kaleminin29.04.2024 tarihli alım taahhütlü filo satış sözleşmesi uyarınca yapılmayan alımlar sebebiyle iptal edilen indirim tutarı 131.040,68 TL'nin tahsili olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır. Taraflar arasında düzenlenen 29/04/2024 tarihli sözleşmenin maddelerinin incelenmesinde sözleşmenin 2. Maddesinde davalının ...A.Ş tarafından tedarik edilen ve/veya ... stoklarında bulunan 2 adet aracın 2024 yılı içinde davalı tarafından ...'dan tek seferde veya partiler halinde satın alınmasının taahhüt edildiği, sözleşmenin 3.2 maddesinde ise ''Alıcının işbu sözleşme hükümleri uyarınca alımını gerçekleştirdiği ve alımını taahhüt ettiği toplam 2 adet araç için üretici firma olan ... AŞ tarafından alıcıya her bir araç için 120.000,00 TL indirim verileceği hüküm altına alınmıştır. Sözleşmenin 3.5. maddesinde ise; 'Alıcının 2024 yılı sonuna dek alımını yapmayı taahhüt ettiği araçların alımından vazgeçmesi, bedellerini ödememesi/ödeyememesi ve/veya alımı herhangi bir nedenle tamamlayamaması halinde, ... tarafından alıcının alım taahhüdü nedeniyle alıcıya verilen ve/veya ... tarafından satış fiyatlarına uygulanan indirim bedeli olan 120.000TL (bu bedellerin ... tarafından ...'dan talep edilmiş olup olmamasına ve ... veya ...'ın zararının oluşup oluşmamasma bakılmaksızın) ve ...'ın araçların stokunda kalması nedeniyle oluşan stok finansmanı yükünü ...'ın ilk talep tarihinden itibaren 3 işgünü içerisinde nakden ve defaten ...'a ödemeyi, buna hiçbir sebep, şekil ve surette ve hiçbir ad altında itiraz hakkı olmadığını gayrikabili rücu kabul ve taahhüt etmiştir.'' hükmü yer almaktadır. Dosya davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibinde haklı olup olmadığı hususunda rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve dosyaya sunulan 11/12/2025 tarihli raporda Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre öncelikle davalının araç bedelini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekmekte iken dosya kapsamında araç bedelinin ödendiğine ya da aracın alımına ilişkin herhangi bir belge tespit edilemediğinden davacı tarafça davalıya 2 adet aracın alımı şartıyla yapılan indirimin koşullarının somut olayda tespit edilemediği, Davacının, takip tarihi olan 17.01.2025 itibariyle “İndirim iadesi rücu bedeli Araç Şasi No: ...” açıklaması ile düzenlenen 31.12.2024 tarihli ... numaralı 131.040,68 TL bedelli faturadan kaynaklı, davalıdan alacağının 131.040,68 TL olabileceği yönünde rapor ibraz edilmiştir. Davalı taraf, mahkememizin yetkisine itiraz ederek yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu belirtmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 5.2 maddesinde uyuşmazlık halinde İstanbul mahkemeleri yetkili kılındığından davalının yetki itirazı reddedilmiştir. Davalı taraf taraflar arasındaki sözleşmenin 3.1 maddesine göre 2 aracın toplam bedelinin 9.400.000,00 TL olduğunu belirtmiş ise de sözleşmenin incelenmesinde tarafların 2 aracın bedelini 9.600.000,00 TL olarak kararlaştırdıkları tespit edilmiştir. Davalı taraf 2. Aracı davacıdan talep etmiş olduğunu fakat davacının stoklarında aracın bulunmadığını bu sebeple 2. Aracı satın alamadığını, sözleşmeye göre aracın satın alınması için aracın davacının stoklarında bulunmasının gerektiğini, davacının indirimin iadesini talep edebilmesi için ise aracın davacının stoklarında kalmasının gerektiğini savunmuş ise de sözleşmede davalının iddiaları yönünde bir hüküm bulunmadığı mahkememizce tespit edilmiştir. Davalının satın aldığı aracın satım fiyatı incelendiğinde 4.920.000,00 TL olan aracın sözleşme de kararlaştırılan 120.000,00 TL indirimin uygulanması neticesinde davalıya 4.799.691,70 TL'ye satıldığına ilişkin davacı yanca davalıya fatura düzenlendiği, davalının 2. Aracı satın almadığı ve bunun üzerine ... A.Ş tarafından davacı şirkete KDV dahil 131.040,68 TL'lik 31/12/2024 tarihli fatura düzenlendiği ve bunun üzerine davacı tarafından davalıya KDV dahil 131.040,68 TL'lik 31/12/2024 tarihli fatura düzenlendiği tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde davalının araç başına 120.000,00 TL indirim almasının şartının davalının davacıdan 2024 yılı içerisinde 2 adet araç alması olduğu, davalının 1. Aracı aldığı ve davalıya bu indirimin uygulandığı davalının taahhüt ettiği 2. Aracı satın almadığı ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşılmakla taraflar arasındaki sözleşmenin 3.5. Maddesine göre davacıya iade etmesinin gerektiği ve bu durumun dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalının ... 36.icra müdürlüğünün...esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 131.040,68 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 131.040,68 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olduğundan %20 oranındaki 26.208,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 36.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 131.040,68 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 131.040,68 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, %20 oranındaki 26.208,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 8.951,39 TL karar harcından peşin alınan 1.582,65-TL'den mahsubu ile bakiye 7.368,74 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ile 1.582,65-TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 14.272,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk gideri 4.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/464, K. 2026/148, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-464-e-2026-148-k-60a309fbcfd3