İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/458 E. 2026/280 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/458
Karar No
2026/280
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/458 KARAR NO : 2026/280

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27.05.2025 KARAR TARİHİ : 13.03.2026

İşbu davanın 09.12.2025 tarihinde işlemden kaldırıldığı anlaşılmakla, dosya ele alınıp incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ----, 23.09.2024 tarihinde sevk ve idaresinde bulunan ---- plaka sayılı aracı ile saat 19:30 sıralarında----Caddesi Yönünde seyir halindeyken ışıkların ve yaya geçidinin olduğu yerde hız sınırına uymayarak ve fren tutmayarak karşıya geçmekte olan müvekkili --- çarptığını, müvekkilinin ışıklara yakın olmasına rağmen kırmızı ışığın yandığını görmüş karşıya geçmek için soluna ve sağına bakmış araç olmadığından emin olduktan sonra karşıya geçmek için kaldırımdan adım attığı sırada davalı aracı ile hız sınırına uymadan ve sarsılarak müvekkile doğru geldiğini farkedince müvekkil kaldırma kaçmak isterken davalı hızını azaltmayarak direksiyonu önce sağa (müvekkiline doğru) daha sonra sola doğru direksiyou kırdığını ve aracını tekrar müvekkiline kırarak aracın savrulmasıyla müvekkiline çarptığını, davalının hızı fazla olmasına rağmen yaya kaldırımından ve trafik ışıklarında dahi durmakta zorlandığını, müvekkilinin yaşadığı kaza sebebiyle yere düştüğünü, kaldırıma ve yere hem yüzünü hemde başını sert bir şekilde çarptığını, müvekkilinin yere düşmesi ile çevre esnafın müvekkilinin yardımına koştuğunu ve müvekkilini sabit ve hareketsiz tutmaya çalıştıklarını, müvekkilinin sonradan edindiği bilgi ile çevredeki insanların davalıyı çağırdığını, yaklaşık 100 - 150 metre sonra davalının ancak durabildiğini ve geri geldiğini, yaşanan kaza neticesinde davalı hiçbir yardımda dahi bulunmadığını, ilk yardım uzmanı olduğunu söyleyen vatandaşın olay yerinden geçerken müvekkiline ilk yardımı uyguladığını, yaşanan kaza ile yaklaşık 15 - 20 dakika sonra olay yerine ambulansın geldiğini ve ----- hastanesine götürüldüğünü, hastaneye vardığı sırada polislerin hastaneye gelerek müvekkilinin acı halinde olduğuna aldırmadan şikayetçi olup olmadığını sorduklarını, müvekkilinin yaşadığı acı ile tomografi ve röntgenlerinin çekildiğini ancak baş için hiçbir şekilde röntgen çekilmediğini, eksik olarak hazırlanmış raporda müvekkilininin üst sol 1. kesi (orta) dişinde kırılma, üst sağ 1. ve 2. kesi (orta ve yan) dişlerinde sallanma ve kırıklar meydana geldiğini, müvekkilinin halihazırda hareket kısıtlaması yaşaması, yürümekte ve ayakta durması zor olduğundan diş tedavisi için hastaneye gidemediğini, yaşanan kaza neticesinde müvekkilinin, bu kaza sonucunda ağır (6.derece) yaralandığını, tüm bu nedenler ve resen nazara alınacak nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; (HMK m107 gereği belirsiz alacak davası) trafik kazasından kaynaklı şimdilik 100,00-TL maluliyet tazminatı, mevcut ve doğması muhtemel tedavi giderlerinden tedavi masrafları, implant masrafları, fizik tedavi masrafları, platin masrafları meydana gelen iş ve güç kaybı nedeniyle iş ve güçten yoksun kalınan gün boyunca, çalışamadığı ve kazançtan yoksun kaldığı için alışamayıp yoksun kaldığı maddi kaybı ve diğer tüm hastane masrafları belirli hale geldikten sonra artırmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın vekillerini azlettiğini, dosyada yetkileri bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirketin davalı gösterilmek suretiyle huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacı yanca müvekkili şirket aleyhine işbu davanın ikame edilmesinin hukuki menfaatten yoksun ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirkete karşı açılan haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddini, dava konusu yapılan kazada davacının asli ve tam (%100) kusurlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öncelikle kusur durumlarının detaylı şekillerde çok açıdan incelenmesini, çarpışma noktasının 50 metre ilerisinde yaya geçidinin mevcut olduğunu, yaya olan davacının yaya geçidi kullanması gerektiğini, yola dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde atlayan davacının tam kusurlu olduğunu, yola ve arabanın önüne aniden atlayan kişi için sürücünün yapabileceği tedbirin kalmadığını, davacının iddia edildiği gibi akademik öğretim üyesi ise bu kuralları daha iyi bilmesi ve dikkat etmesi gerektiğini, bilinçli ve dikkatli davranmayan yayanın taşıt yoluna kuralsız şekilde çıktığı için asli ve tam (%100) kusurlu olduğunu, kişinin maluliyete konu olabilecek düzeyde bir yaralanmasının olmadığını, yaralanan kişinin tedavisi sonrası sakatlığının kalmadığını, davanın reddi gerektiğini, kayıtlarda görüldüğü üzere davacının SGK'lı çalışan olduğunu, tedavi ve bakıcı giderinin SGK sorumluluğunda olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumundan ödeme yapılıp yağılmadığı ve rücuya tabi işlem olup olmadığı konusunun tespit edilmesi gerektiğini, kazaya ilişkin müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmayacağından davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcının ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı ve tedavi gideri gibi yansıma zarar ve manevi tazminat taleplerinin poliçe dışında olduğunu, yürürlükteki Trafik Kanunu gereği hazırlanan ZMSS Genel Şartlar hükmünce bakıcı giderleri sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, teminat kapsamlarına dikkat edilerek hüküm kurulmasının Sigorta Mevzuatı ve Tekniği açısından son derece önemli olduğunu, tüm bu nedenler ve resen dikkate alınacak nedenler göz önüne alınarak ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla; huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yetki, görev ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu, Mahkeme aksi kanaatte ise cevap dilekçesinde izah edilen hususların (müterafik kusur, faiz, özürlülük oranının tespiti vs. ) dikkate alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı --- vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda kusurun tamamen davacı tarafta olduğunu, dava konusu kazanın; 23.09.2024 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde --------- plakalı aracın seyir halindeyken davacının dalgın bir şekilde trafik kurallarını hiçe sayarak müvekkilinin aracına yandan çarpması sonucunda meydana geldiğini, trafik kazası tutanağında da belirtildiği üzere müvekkilinin taşıt yolunda seyir halindeyken davalı tarafın, 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanunun 68/b (yüz metreye kadar mesafede yaya geçidi ve kavşak bulunduğu halde yayaların, karşı tarafa geçmek için taşıt yolunun yaya ve okul geçidi ve kavşak giriş çıkışları dışında herhangi, bir yerini kullanmaları) maddesini ihlal ettiği için kusurlu olarak kazanın oluşmasına sebep olduğunu, davacı tarafıns, dilekçesinde olayı çarpıtarak aracın 100-150 metre sonra durduğunu beyan etmiş ise de bunun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin trafik kurallarına uygun bir süratte olduğunu, davacının kendisine çarpmasıyla beraber hemen durduğunu, davacının, yakınında yaya yolu varken kurallara uymayarak dalgın bir halde müvekkilinin aracının kapısına kendi çarpıp kaldırıma düşmesi sonucunda yaralandığını, müvekkili, kazada kusurlu olsaydı aracın ön kısmından çarpması gerektiğini ancak olayda davacı tarafın araba geçtikten sonra arabanın ön kapısına yandan çarptığını ve kaldırıma düştüğünü, tüm bu nedenlerle; davanın müvekkili yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. Maddesi uyarınca, oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir, işlemden kaldırılmış olan dosya, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Dava dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenilenirse yeniden harç alınır. Bu harç yenileyen tarafından ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren hallerden birinin varlığını (gerçekleştiğini) tespit eden mahkeme, dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verir. Mahkeme bu konuda bir karar vermemiş olsa bile, yukarıdaki dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren hallerden birinin gerçekleştiği anda, dosya işlemden kaldırılmış sayılır. Mesela, iki tarafın da gelmediği (veya taraflardan birinin gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirdiği) oturum tarihi, dosyanın işlemden kaldırılmış olduğu tarihtir. Mahkemenin dosyanın işlemden kaldırılmasına daha sonra karar vermiş veya işlemden kaldırma kararını daha sonra yazmış olması, dosyanın işlemden kaldırılması tarihi olarak kabul edilemez----- Aynı şekilde, dosyanın işlemden kaldırıldığına dair kararın taraflara ayrıca tebliğ edilmesi halinde de, işlemden kaldırma kararının tebliğ edildiği tarih yenileme süresinin başlangıcına esas alınamaz, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesinde düzenlenen yenileme süresinin başlangıcı; anılan maddede öngörülen ve dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektiren hallerden birinin gerçekleştiği oturum tarihidir. Taraflardan biri, işlemden kaldırılmış olan bir dosyayı (üç ay içinde) yenileyebilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay içinde yenileme talebinde bulunan taraftan, hiçbir harç alınmaz. Dava, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay geçtikten sonra (yani kalan iki aylık süre içinde) yenilenirse yeniden başvuru ve peşin harç alınır (------. Taraf, dosya işlemden kaldırıldıktan itibaren bir aylık süreyi geçirdikten sonra yenileme isteminde bulunduğu takdirde 492 sayılı Harçlar Kanununun 7. maddesi uyarınca yeniden harç ödemek zorundadır.Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay geçtikten sonra ve fakat üç ay içinde yenileme talebinde bulunulmuş, ancak harç yatırılmamış olması halinde; 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesi uyarınca; yargı harçları ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağından, mahkemenin yenileme talebinde bulunana harç yatırması için uygun bir süre vermesi gerekir. Mahkemece verilecek süre içinde ilgilinin yenileme harcını yatırması halinde davaya kaldığı yerden devam edilmeli, harcın yatırılmaması halinde ise 492 sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 320/4 maddesine göre de basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. Davacı tarafından eldeki dosyanın 09.12.2025 tarihinde takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İşbu davanın 09.12.2025 tarihinde işlemden kaldırıldığı, yasal süre içerisinde yenilenmediğinden davanın HMK 150/5. Maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA; 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 906,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 1.608,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ---- Şirketi tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ---- Şirketine verilmesine, 6-Davalı --- tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine, 7-Açılmamış sayılması dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar lehine takdir olunan 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, tarafların yokluklarında, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/458, K. 2026/280, T. 13.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-458-e-2026-280-k-d23e8920a960