İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/45 E. 2026/160 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/45
- Karar No
- 2026/160
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/45 KARAR NO : 2026/160
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2025 KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davaya konu ---- İcra Dairesi ----- Sayılı dosyası ile davalı tarafından hukuki sebebini bilmedikleri bir alacağın müvekkili aleyhine icra takibi konu edildiğini, müvekkilinin mücbir sebeplerden dolayı süresi içinde takibe itiraz etme imkanının olmadığını, lehdarın müvekkili ile grup şirketi olan -----olduğunu, yine davacı şirketin yetkilisi ---- aynı zamanda ----- şirketinin de ortağı olduğunu, müvekkili şirket ve grup şirket olan lehtar ------ şirketinin kiralama sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, 21.05.2024 tarihi ve devamında kimlikleri belirsiz şahıslar tarafından müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği ofislere silahlı kişilerce baskın düzenlenerek ofislerde bulunan eşyalara yönelik hırsızlık yapıldığını, müvekkili şirketin tüm araç filosun (leasingler dahil) çalındığını, ilgili firmaların çalıntı ihbar ve şikayetleri devam ettiğini, müvekkili şirketin yetkilisine ait bir takım çeklerin, bir kısmı bedelsiz kalmış ya da teminat için verilen çeklerin, bir kısmı da kendisine ait olmamakla akıbetinin bilinmediğini, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı ------ esas sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında hiçbir sözleşme ilişkisinin kurulmadığını, müvekkili ile hukuki ilişkisi olmayan davalının iş bu çeki haksız olarak icra takibine konu ettiğini, alacağa ilişkin hukuki ilişki mevcut olmadığını, alacak miktarı yönünden belirsizlik bulunduğundan dolayı iş bu davayı kısmi olarak ikamet etmelerinde hukuki yarar olduğu gözetilerek dava kısmi olarak ikame edildiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla icra takibinin yargılama sonuna kadar tedbiren teminatsız olarak durdurulmasını, davanın kabulünü, ----.İcra Dairesi ------ esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin ----. İcra Dairesi----- Esas dosyasında davacının keşide ettiği -------Seri Numaralı 15.06.2024 tarihli çekten dolayı davacıdan alacaklı olduğunu, söz konusu çekin karşılıksız olduğundan dolayı davacıya karşı çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, ----İcra Ceza Mahkemesi ------- esas sayılı dosyanın derdest olduğunu, davacının menfi tespit davası için arabuluculuk kurumuna başvurduğunu iddia ettiğini ancak arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının dava şartını sağlayamadığını, davacının iddia ettiğinin aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, takibe konu kıymetli evrakın kanunun aradığı tüm özelliklere sahip ve evraktaki imzanın da borçlunun kendisine ait olduğunu, borçlunun imzaya itirazının da bulunmadığını, senedin temel borç ilişkisinden soyutlandığını, bağımsız bir varlık kazandığını, çeklerin çalıntı olduğu ve sahte imza ve kayıtlarla doldurulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, çek sahibinin birçok çeki keşide edip piyasada dolaşıma soktuğunu, akabinde haksız ve mesnetsiz iddialarla suç duyurusunda bulunarak çeklerin çalındığını ve sahte imzalarla piyasaya sürüldüğünü iddia ettiğini, davacının dava dilekçesinde ofislerinin yağmalandığını iddia etmiş ise de çeklerin ödeme günleri geldikten sonra suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının çek koçanlarının 21/05/2024 tarihinde çalındığını iddia ettiğini, ancak suç duyurusunu 30/05/2024 tarihinde yaptığını, 60 adet aracının ve milyonlarca çekinin yağmalandığını iddia eden bir kişinin olaydan günler sonra suç duyurusunda bulunmasının olağan hayat akışına aykırı olduğunu, bu beyanların gerçeğe aykırı olduğunu, davacının 21/05/2024 tarihinde çek koçanlarının çalındığını iddia ettiğini ancak çeklerin 21/05/2024 tarihinde evvel müvekkiline teslim edildiğini, müvekkil tarafından da bankaya tevdi edildiğini, müvekkilinin çeki almadan önce zorunlu unsurlar açısından çeki incelediğini, çekleri ödeme günleri gelmeden önce bankaya tevdi ettiğini, kendisinden beklenecek tüm itinayı gösterdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, savcılık dosyası incelendiğinde ilk şikayet dilekçesinde iş yerinde çeklerin çalındığına dair bir beyan ve şikayetin mevcut olmadığını, davacının savcılık dosyasına çeklere dair beyanının icra takiplerinden sonra olduğunu, kuvvetle muhtemel tedbir kararını almak ve kendisine karşı takip yoluna başvuran alacakların takiplerini güçleştirmek için çalınmayan çekleri dahi çalındı gibi gösterdiğini, takibe konu çeklerin üzerinde teminat çeki olduğuna dair herhangi bir ibare yer almadığını, teminat olarak verildiğine dair başkaca yazılı delil de davacı tarafından dosyaya sunulmadığını, çeklerin kambiyo senedi olduğunu, teminat senedi olmadığını, davacının bu iddiasını ispatlayamadığını, davacının borçlusu olduğu takibe konu çeklerin kanuna uygun şekilde düzenlendiğini, kambiyo senedi özelliklerini içerdiğini, davacı borçlunun imzasını taşıdığını, davacının piyasaya karşılıksız çek keşide ettiğinin kuşkusuz olduğunu, taraflar arasında araç alım satımı ve ticari ilişkinin bulunduğunu, ticari kayıtların incelenmesiyle bu durumun tespit edileceğini savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, %20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER: ----. İcra Ceza Mahkemesi, ----. İcra Ceza Mahkemesi, ----. Asliye Hukuk Mahkemesi, ---- Şirketi, ---- Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkereler yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının davalıya ---. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takibine konu --- Şubesi'ne ait, 15/06/2024 keşide tarihli, ---- seri numaralı, 1.750.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı olarak ve takipte borçlu olup olmadığına ilişkin (kısmi dava olarak) menfi tespit davasıdır. Dava dilekçesinde açıkça belirtilmemiş olsa da yargılama sırasında davacı tarafça (duruşmada) imzanın inkar edildiği, davacının menfi tespit iddiasını takip ve dava konusu çekteki keşideci imzasının kendine ait olmadığı iddiasına dayandırdığı görülmüştür. ----. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takibi incelendiğinde davalının davacı aleyhine 11/07/2024 tarihinde "15/06/2024 günlü ------ Seri No lu çeki 1.750.000,00 TL" dayalı olarak 1.750.000,00 TL asıl alacak, 46.892,40 TL işlemiş faiz, 5.222,19 TL komisyon bedeli, 174.073,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 1.966.917,59 TL'nin tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlattığı görülmüştür. Davacının 13/02/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde dava tarihinden önceki tarihli arabuluculuk son tutanağını dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Mahkememizce çek basım ve keşide tarihi itibariyle davacı şirket yetkilisinin imza örneklerinin alınması için ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, talimat mahkemesince "Ekte gönderilen ---- Bankası, ---- Şubesi'ne ait, ------ çek numaralı, keşidecisi ------ keşide yeri ve tarihi ------ 31/07/2024 olan, 1.000.000,00 TL bedelli çekin arka yüzündeki lehtar/ciranta imzasının kendinize ait olup olmadığı hususlarında beyanınızın ve imza örneklerinizin alınacağı, kendinize ait değilse duruşmaya katılarak beyanda bulunmanız, beyanda bulunulmaması halinde veya icticvab davetine rağmen geçerli bir mazaret olmadan davete icabet edilmediği takdirde çekteki yazı ve imzanın tarafınıza ait olduğunun kabul edileceği hususu ihtar olunur" şeklinde şerh içeren tebligatın davacı şirket yetkilisine usulünce tebliğ edildiği, davacı şirket yetkilisinin davete icabet etmediği, isticvap duruşmasına mazeretsiz olarak katılmadığı görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211. Maddesi uyarınca "(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacının davalıya ----İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı takibine konu ----- Şubesi'ne ait, 15/06/2024 keşide tarihli, ------ seri numaralı, 1.750.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı olarak ve takipte borçlu olup olmadığına ilişkin menfi tespit davası olduğu, davacının dava konusu çekte keşideci olduğu, iddiasını imza inkarına dayandırdığı, yukarıda ortaya konulduğu üzere çekin basım ve keşide tarihi itibariyle davacı şirket yetkilisinin usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen isticvap duruşmasında hazır bulunmadığı, bu sebeple çekteki imzayı ikrar etmiş sayıldığı, davacının keşideci olduğu, davalının ise lehtar olmadığı dikkate alındığında davacının davalıya karşı şahsi def'i de ileri süremeyeceği, ileri sürülen deflerin de yerinde olmadığı, mahkememizce icra takibi üzerinde tedbir kararı verilmemiş olması nedeniyle davalının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL’nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 87,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (5.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.