İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/422 E. 2025/862 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/422
- Karar No
- 2025/862
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/422 Esas KARAR NO :2025/862
DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:18/06/2025 KARAR TARİHİ:12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu şirketin borçlarını ödememesi üzerine davalı aleyhine icra takibine geçilmiş ve borçlunun takibe itirazları neticesinde itirazın iptali yoluna başvurulduğunu, yapılan yargılama sırasında .... A.Ş. şirketinin ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması amacı ile ihya davası açmak için taraflarına süre verildiğini, taraf teşkilinin sağlanması ve alacaklı davacının alacağına kavuşabilmesi için dava konusu şirketin ihya edilmesi gerektiğini, davacının alacağını elde edebilmesi için ihya davası açımasında hukuki yararının m evcut olduğunu, davalı taraf olarak tasfiye memurlarının gösterildiğini, ... Şirketinin TTK madde 547 gereğince ek tasfiye işlemleri için ihyasına karar verilmesi gerektiğini belirterek İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ... .... A.Ş. Şirketinin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, akabinde yeniden Ticaret Sicil Gazetesine kaydının yapılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, bilindiği üzere, iflas eden şirketlerde, iflas açıldıktan sonra, tasfiye işlemlerini, iflas idaresi yürütmekte olup; sicil kayıtlarımızda yapılan inceleme neticesinde de, davaya konu şirketin iflasının, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E sayılı kararı ile 23.06.2014’de açıldığı ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... sayılı hükmü ile 01.06.2018’de kapatıldığı ve bunun da .... İflas Dairesi'nin 05.07.2018 tarihli ve ... İflas dosya sayılı yazısı ile Müdürlüğümüze bildirildiği saptanmıştır. Buna göre de, Ticaret Sicili Yönetmeliği m.126/f.2 gereğince de İflas Müdürlüğünden gelen ve davaya konu şirketin iflasının kapatılmasına konu işbu bildirim gecikmeksizin tescil edildiğini, bu noktada; iflasa ilişkin işlemlerin yürütülmesinden ve iflasın sonuçlandırılmasından “iflas masası” yetkili ve sorumlu olduğu belirtildiğini, buna göre; müvekkil Sicili Müdürlüğünün, iflasa ilişkin tasfiye ile ilgili olarak hiçbir sorumluluğu bulunmadığı ve yine, İflas Müdürlüğünden kendisine yapılan bildirimi mevzuat gereğince ve hukuka uygun olarak tescil etme yükümlülüğünü yerine getirdiğinin açık olduğunu, bu itibarla da, huzurdaki davada husumetin aynı zamanda iflas idaresine (iflas idare memurlarına) yöneltilmesi gerektirdiğini, sonuç olarak, davaya konu şirketin iflasının kapatılmasına ilişkin, mahkeme kararına dayanan iflas müdürlüğü bildirimini mevzuat gereğince tescil etmek zorunda bulunan müvekkil müdürlük, işbu mevzuata dair yükümlülüğünü hukuka uygun bir biçimde yerine getirmiş ve davanın açılmasına sebep olan hiçbir işlem yapmadığını, yani eksik işlemler bakımından davalı Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu hiçbir surette söz konusu olmadığını, Mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını belirterek davalı yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş, tasfiye halinde .... A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtları, .... İflas Dairesinin ... İflas Müdürlüğünden iflasa ilişkin bilgiler dosyamız içerisine alınmıştır. İhyası istenen tasfiye halinde .... A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin son yetkililerinin ... olduğu anlaşılmıştır. Dava, ek tasfiye mahiyetinde şirket ihyası talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacının taraf olduğu alacak davasına mahsus taraf teşkili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547.maddesinde; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " denilmekte olup, davacının ihyası talep edilen şirket hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı davasını açtığı ve husumet yönelttiği anlaşıldığından, anılan yasa hükmü gereğince davacının ihya talebinin bu davadaki iş ve işlemlerle sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. İhyası istenen şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, ...'ın şirketin son yetkilisi olduğu, tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Davalı ticaret sicil müdürlüğü kanuni hasım olduğundan, diğer davalıların da eksik tasfiye yapıp yapmadığı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı davasındaki yargılama neticesinde belli olacağından, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...-0 sicil numarasıyla kayıtlı tasfiye halinde ... ... A.Ş'nin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasındaki iş ve işlemlere münhasır ihyasına, Tasfiye memuru olarak şirketin son yönetim kurulu üyelerinden ... T.C kimlik numaralı ...'nun tayinine, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/11/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip .... e-imzalıdır