İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/394 E. 2025/916 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/394
- Karar No
- 2025/916
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/394 KARAR NO : 2025/916 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 28/04/2025 KARAR TARİHİ: 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili .., emlak faaliyetiyle uğraşmaktayken, o dönem işlerinde kullanmak üzere yakın arkadaşı ... babası olan davalı ...'dan 21.02.2023 tarihinde 50.000,00-TL, 10.03.2023 tarihinde 20.000,00-TL, 02.05.2023 tarihinde 170.000,00-TL, 16.05.2023 tarihinde 30.000,00-TL, 12.06.2023 tarihinde 133.000,00-TL, 06.12.2023 tarihinde 42.500,00-TL olmak üzere toplamda 445.500,00-TL parayı banka kanalıyla borç aldığını, borcun bu hali almasının ardından davalı, mevcut güven ilişkisini de kullanarak müvekkiline borcun ifasıyla alakalı senetler imzalatmaya başladığını, davalının borca her ay %10 faiz işletmek suretiyle müvekkilinden senetler almış olması, her bir ay bir önceki ay imzalanan seneti yırtarak müvekkile yeni bir senet imzalatması olduğunu, müvekkiline ödeme yapmak istese de bu talebi davalıca reddedildiğini ve son senette yazan haksız bedelin müvekkilinden talep edildiğini, davalının bu tutumu ve haksız mükerrer faizler karşısında adeta genç yaşında maddi-manevi olarak ezildiğini, her ay faizle güncellenmiş rakamlar ve mükerrer faizler üzerinden müvekkiline senet imzalatmaya başlayan davalının, eski senetleri de yırttırdığını, bu baskılar altında her seferinde senet imzalamak zorunda bırakılan müvekkiline en sonunda davalı tarafından 1.500.000,00-TL tutarında senet imzalattırıldığını belirtmiş, müvekkilinin ise yine bu güven ilişkisinden kaynaklı olarak, bunların yalnızca karşı tarafı rahatlatıcı bir etkisinin olduğunu düşünerek bu senetleri düşünmeden imzaladığını bildirmiş, adli yardım talebinin kabulüne, İzmir ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senette yer alan bedel ve faizi kadar dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı aleyhine başlatmış olduğu, İzmir ... İcra Dairesi... Esas numaralı dosyasındaki icra takibi hakkında davacının borçlu olmadığından bahisle menfi tespit davası ikame edilmişse de işbu davanın mesnetsiz olduğunu, belirtilen gerekçeler doğrultusunda işlemden kaldırılmasını ve nihai olarak ise reddi gerektiğini, davaya konu icra takibi dosyasındaki takip çıktısı ve komisyon tutarı toplamı olan 1.875.174,66 TL miktarının dava değeri olması gerekmesine rağmen davacı vekilinin dava değerini eksik şekilde gösterdiğini, davacı tarafın adli yardım talebi reddedildiğini, dava açılırken ödemediği peşin harç davacı tarafından yatırılması gerektiğini, davacı tarafın delil avansını ikmal etmemiş olup bu sebeple bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiğini, eldeki dava haksız şekilde ikame edilmiş olup reddi gerektiğini, müvekkilinin oğlu ile davacı arasında yakın bir arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu, beraber ticari faaliyetlerde de bulunduklarını, işbu yakın arkadaşlığa güvenen müvekkilinin davacı tarafa muhtelif tarihlerde TL, USD ve EURO birimlerinde olacak şekilde banka ve elden olmak üzere borçlar verdiğini, müvekkilinin davacıya verdiği önceki borçlarla beraber ayrıca 10.000 USD ve 16.000 EURO da borç olarak verildiğini, bu tutarların TL karşılıkları ve önceden verilen muhtelif borç tutarları da eklendiğinde zaten senetteki miktara rahatlıkla ulaştığını, davacı tarafın, 445.500,00 TL borcu olduğunu zaten ikrar ettiğini, cevap dilekçesinde iki adet dekontun da davacının ayrıca 150.000,00 TL daha borç aldığını gösterdiğini, bununla birlikte icra takibine konu senedin düzenlendiği tarihte müvekkilinin davacıya 10.000 USD ve 16.000 EURO daha borç verdiğini, bu tutarların da TL karşılığı eklendiğinde senetteki tutara rahatlıkla ulaşıldığının görüldüğünü, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirtmiş, davanın işlemden kaldırılmasına ve açılmamış sayılmasına, nihai olarak reddine, bütün yargılama giderleri ve dava dilekçesinde belirlenen değil mahkememizce tespit edilen dava değeri üzerinden lehe nispi ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasına ilişkindir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. Anılan Kanun maddelerinde, harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür. Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi halinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; dava harçlarının eksik ödendiğinin yargılama sırasında anlaşılması halinde, yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz. Mahkemece verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir. Somut olayda, mahkememizce 05.06.2025 tarihli muhtırada; dava değerinin 1.875.174,66-TL olmasına rağmen davacı vekilince dava dilekçesinde dava değeri olarak 1.054.500,00-TL gösterildiği anlaşıldığından 14.630,29-TL eksik nispi harcın mahkememiz veznesine depo etmek üzere tarafınıza işbu muhtıranın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde eksik harç tamamlanmadıkça Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca davaya devam olunamayacağı ve 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği hususunun ihtarına karar verildiği, muhtıranın davacı vekiline 05.07.2025 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davacı vekilinin kesin süre içinde harcını yatırmadığı, 16.10.2025 tarihli duruşma tutanağı ara kararı gereğince, 16.07.2025 tarihi itibariyle mahkememizce dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, üç aylık süre içinde de eksik peşin nispi harcın ve başvuru hacının davacı tarafça tamamlanmadığı ve dosyanın yenilenmediği görülmüştür. Açıklanan tüm maddi ve hukuki nedenlerden ötürü, dava açılışında yatırılması gereken eksik peşin nispi harcın kesin süre içinde davacı vekilince mahkememiz veznesine depo edilmediği, dosyanın işlemden kaldırılmasını takip eden üç aylık yasal süre içinde dosyanın yenilenmediği anlaşılmakla 21.10.2025 tarihi itibariyle, eldeki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın 6100 sy HMK. nun 150. maddesi gereğince 21.10.2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 615,40-TL başvuru, 615,40-TL maktu karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1.maddesi uyarınca hesaplanmış olan; 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-HMK.nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya resen iadesine, ilişkin, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır