İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/380 E. 2026/233 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/380
- Karar No
- 2026/233
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/380 KARAR NO : 2026/233
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 30/05/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili banka ile dava dışı ... Şirketi arasında Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını ve işbu sözleşme uyarınca şirket lehine ... no lu kredi kartı tesis edildiğini ve kullandırıldığını, davalı ... de işbu kredi sözleşmesine konu borçlardan kefalet limiti ile sınırlı olarak müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle, ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname, gönderilmiş ve borcun ödenmesi gerektiği, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, ihtarnamenin ardından da borç ödenmediğini, ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine davalı borçlu hakkında ... Banka Alacakları Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, icra takibi kapsamında davalı borçlu yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı borçlu herhangi bir borcu olmadığını iddia etse de, iddiaları gerçeği yansıtmamakta ve müvekkili bankanın alacağını sürüncemede bırakmak amacı taşımakta olduğunu, işbu sebeple haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptali gerekmekte olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... Banka Alacakları Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin davalı ... yönünden 10.000,00 TL üzerinden devamına, davalı hakkında %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kefaletin yasal şartları taşımadığını, Huzurdaki davada davalı müvekkili taraf sıfatını haiz olmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, kefalet borcu kural olarak ikincil (tali) bir borç olduğunu, bu ilke uyarınca alacaklı, borçluya başvurmadan kefile başvuramayacağını, buna rağmen davacı taraf ... Şirketi'nden alacağını, dolaylı yoldan ve müvekkili ... üzerinden tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, ... Banka Alacakaları Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasındaki ilamsız icra takip dosyasına konu borca dayanak olarak, Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gösterildiğini, ancak tarafımıza işbu dayanak belge tebliğ edilmediğini, anılı Kredi Kartı Üyelik asıl borçlusu ... Şirketi olup icra takibinin muhatabı olan müvekkili ... borç ilişkisinde kefil konumunda olduğunu, müvekkilinin 14.09.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı kararı ile pay devri nedeniyle şirket ortaklığından ayrıldığını, yeni sözleşme ile kefalet ilişkisinin bulunmadığı nazara alınarak, borca taraf olmadığından, haksız ve dayanaksız bir şekilde açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. G E R E K Ç E / Dava; Taraflar arasında 08/10/2022 tarihinde imzalanan Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi kartından doğan doğan alacağın tahsili ve çek yapraklarından kaynaklı depo talebi bakımından davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve kefil ile davalı kefile karşı ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın davalı kefilin kefalet limiti olan 10.000,00 TL üzerinden iptali istemine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu sözleşmeye ilişkin tüm kayıt ve belgeler celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasında 08/10/2022 tarihinde imzalanan Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi kartından doğan doğan alacağın tahsili ve çek yapraklarından kaynaklı depo talebi bakımından davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve kefil ile davalı kefile karşı 100.278,22 TL kredi kartından kaynaklı asıl alacak, 12.132,30 TL kredi kartı işlemiş faizi, 7,99 TL BSMV ve 18.540,00 TL çek yapraklarından kaynaklı depo talebi olmak üzere toplam 130.958,51 TL üzerinden 11/10/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 17/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 24/10/2024 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'dan alınan 25.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Şti. arasında 08.10.2022 tarihinde Şirket Kredi Kartı Üyelik sözleşmesi imzalandığını, davalı kefil ... de iş bu sözleşmeyi 10.000.00 TL kefalet limitleri ile imzaladığını, iş bu sözleşmeye dayalı olarak dava dışı asıl borçluya ... no lu kredi kartı tahsis edilip ve kullandırıldığını, yasaya uygun olarak kefilin sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen ibarenin yazılı olduğunun görüldüğünü, ayrıca kendi el yazıları ile imzalanan iş bu sözleşme şartlarında mutabık kaldıklarını bildirmeleri suretiyle işbu sözleşmenin takdiri mahkemeye ait olmak üzere TBK’nun 20-27 m. göre içeriğinin karşılıklı olarak müzakere edilmiş olduğu mahkemenin takdirlerinde mütalaa olunmakta olduğunu, Kredili Mevduat ve Kredi kartı hesabından kaynaklanan borçlar için T.C. Merkez Bankası tarafından ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2006/1 sayılı tebliğde değişiklik yapılmasına dair 2014/6 sayılı tebliğin 3/3. Maddesinde; “Kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26'ıncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemez.” hükmüne yer verildiğini, davacı banka tarafından davalı kefile ihtarname keşide edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, dolayısıyla temerrüdünün takiple başladığı, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya kullandırılan Kredi Kartından dolayı 02.10.2024 hesap kat tarihi itibarı ile işlemiş faizlerde dahil 108.942.52 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, taraflar arasında sadece 1 adet sözleşmeşme imzalandığını ve şirket yekilerini devrettiğini beyan etmesine karşın davacı bankaya bildirimde bulunduğuna ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı dikkate alındığında yargıtay kararları doğrultusunda takdir mahkemeye ait olduğunu, öte yandan, geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra kefil, alacaklının onayı olmaksızın kefaletini geri alamayacağını, Sonuç: davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında 08.10.2022 tarihinde Şirket Kredi Kartı Üyelik sözleşmesi imzalandığını, davalı kefil ... de iş bu sözleşmeyi 10.000.00 TL kefalet limitleri ile imzaladığını, iş bu sözleşmeye dayalı olarak dava dışı asıl borçluya ... no lu kredi kartı tahsis edilip ve kullandırıldığını, ön bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK'nın 584'üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamakta olduğunu, davalı kefil şirket yetkilisi olduğunu, davalının sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket yetkisi olduğunu, davalı sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğunun sabit olduğunu, ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 110.400.99 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ancak kefilin kefalet limiti 10.000.00 TL olması nedeni ile 10.000.00 TL'den sorumlu olduğu davacı bankada dava dilekçesinde davalı kefili 10.000.00 TL kefaletten sorumlu tuttuğunu, 10.000.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54.60 oranında temerrüt faizi ve BSMV talep edebileceği bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile, taraflar arasında 08/10/2022 tarihinde imzalanan Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredi kartından doğan doğan alacağın tahsili ve çek yapraklarından kaynaklı depo talebi bakımından davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve kefil ile davalı kefile karşı 100.278,22 TL kredi kartından kaynaklı asıl alacak, 12.132,30 TL kredi kartı işlemiş faizi, 7,99 TL BSMV ve 18.540,00 TL çek yapraklarından kaynaklı depo talebi olmak üzere toplam 130.958,51 TL üzerinden 11/10/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 17/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 24/10/2024 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazların haksız olduğu savunularak, dava konusu icra takibine davalının vaki itirazların davalı kefilin kefalet limiti olan 10.000,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafça, davaya cevap dilekçesi ile, kefaletin geçersiz olduğu, şirket ortaklığından ayrılması nedeni ile sorumluluğunun bulunmadığı, kendisine husumet yöneltilemeyeceği, davacı tarafa borcunun bulunmadığı savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş, icra takibine itirazlarında da, borcunun olmadığı savunularak borca, faize, ferilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Dava, itirazın iptali davası olup, öncelikle alacağın varlığı ve miktarının ve davalının bu bedelden sorumlu olduğunun davacı alacaklı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Bu hususlar davacı tarafça ispatlandığı takdirde, davalı tarafın borcun istenebilir olmadığını veya ödendiği hususlarını ispatlaması gerekmektedir. Öncelikle, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır; Davalı tarafça İcra Dairesinin Yetkisine Yönelik İtiraz edilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 26. Maddesinde yekti şartının düzenlendiği ve bu yetki şartı ile taraflar arasında işbu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, TTK'nun 7. Maddesi uyarınca bu yetki şartının davalı kefili de bağlayacağı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazın reddine karar verilmiştir. İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itirazın iptali davası, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılacaktır. İcra dosyası içeriğinde itiraz tarihi, arabuluculukta geçen süre ve dava tarihi dikkate alındığında davanın 1 yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, temerrüt tarihi, akdi ve temerrüt faiz oranlarının, icra takip tarihi itibarı ile talep edilebilecek alacak miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi raporunun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında toplanan delillere göre; Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ...Şti. arasında 08/10/2022 tarihinde Şirket Kredi Kartı Üyelik sözleşmesi imzalandığı, davalı kefil ...'in de iş bu sözleşmeyi 10.000.00 TL kefalet limitleri ile imzaladığı, iş bu sözleşmeye dayalı olarak dava dışı asıl borçluya ... no lu kredi kartı tahsis edilip ve kullandırıldığı; Davalı borçlu kefilin sözleşmedeki imzasına bir itirazının olmadığı, şirket yetkilisi ve ortağı olduğu, 14/09/2023 tarihinde pay devri ile şirket ortaklığından ayrıldığı, müdürlük görevinin sona erdiği, davalı tarafça, bu hususlara ve kefaletini sonlandırıldığına dair davacı bankaya bildirimde bulunulduğuna ve davacı banka tarafından kefaletin sonlandırılmasının kabul edildiğine dair bir belge ve delilin bulunmadığı, davalı borçlunun kefaletinin TBK'nın 583. Maddesindeki yasal şartları taşıdığı ve geçerli olduğu ve bu kapsamda kefaleti kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, davalıya husumet yöneltilebilceği; Davacı banka tarafından hesabın 02/10/2024 tarihinde kat edildiği, davacı tarafından kat ihtarnamesinin davalı borçluya tebliğ edildiğine dair bir belge sunulmadığı, davalının 11/10/2024 takip tarihi itibarı ile temerrüte düştüğü; Kredi Kartı ve KMH hesabından kaynaklanan borçlar için faiz oranlarını belirlemek için TCMB tebliğlerinin esas alınacağı, dava konusu kredi karı borcuna ilişkin olarak TCMB tebliğine göre yıllık %51 oranında akdi faiz ve yıllık %54,60 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği; Davacının dava dilekçesi ile Bsmv talebinin bulunmadığı; Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... E. sayılı takip dosyası nedeniyle, taleple bağlılık ilkesi de göz önünde bulundurulduğunda, takip tarihi itibarı ile davacı bankanın davalıdan 5400...5013 numaralı kredi kartından kaynaklanan 10.000,00 TL asıl ve toplam alacak ile 10.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54,60 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, davacı bankanın dava ki talebinin yerinde olduğu; Davalı tarafça, davacı bankaya borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, sözleşmedeki imzalarına itiraz edilmediği, dosya kapsamında bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile davalının yukarıda belirtilen miktarlar kadar davacı bankaya borçlu olduğu, davalı tarafından, bilirkişi raporuna göre yukarıda tespit edilen borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulamamış olduğu, tespit edilen miktarlar yönüyle itirazlarında haksız bulunduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır. Borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahküm edilecektir. Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından taraflar arasındaki kredi sözleşmelerine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalılara noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedir, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedir. Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen nakdi alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun, dava konusu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının,... numaralı kredi kartından kaynaklanan 10.000,00 TL asıl ve toplam alacak yönünden İPTALİNE, Takibin 10.000,00 TL toplam alacak miktarı üzerinden ve 10.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %54,60 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Hükmolunan 10.000,00 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 2.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 732,00-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı parası, 366,40 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 9.981,80 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan masrafların kendisi üzerine BIRAKILMASINA, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 341/2 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2026
Katip ¸
Hakim ¸