İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/376 E. 2026/296 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/376
Karar No
2026/296
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/376 Esas KARAR NO :2026/296

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/09/2025 KARAR TARİHİ:15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; "...müvekkili şirket ... A.Ş. ile davalı ... ...Ticaret Limited Şirketi arasında ... nolu Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, Davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Kasım - Aralık 2017 ve Ocak - Şubat 2018 dönemine ait 35.934,80-TL tutarlı faturaya ödeme yapılmadığını, İşbu sebeple müvekkili şirket ... A.Ş. Adına yıllık 96 48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğu hasıl olduğunu, söz konusu uyuşmazlık konusunun "Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi" kaynaklı alacak olması sebebi ile dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığını, Davalı vekili ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığını, arz ve izah olunan sebeplerle; haklı davanın kabulüne, Asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek aylık 944, yıllık 948 sözleşmesel faizi ile beraber ödenmesine; mahkememiz aksi kanaatte ise fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle beraber ödenmesine..." karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Taraflar arasında düzenlenen Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi, tahhütnameler, ticari defterler, faturalar ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır. İhtilaf, davacı alacaklının davalıdan, telefon hizmetleri abonelik sözleşmesinden kaynaklı olarak, alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler Mali Müşavir Bilge Gür ve Elektronik ve Haberleşme Uzmanı Erhan Nailoğlu tarafından hazırlanan 12/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı tarafın, 2017-2018 dönemi yevmiye ve kebir defterinin Gelir İdaresi Bilgi Sistemine yasal süresi içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbirleriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğunun değerlendirildiği,... Cari hesap alacağı oluşturan faturaların davalıya e- arşiv fatura olarak gönderildiği, elektronik ortamda gönderilen faturalara TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de bir itirazın dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülememiştir. Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2017-2018 yılı defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra davacı dava tarihi itibariyle 35.934,80 TL'sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Taraflar arasında çeşitli tarihlerde Abonelik Sözleşmeleri akdedildiği ve sözleşme kapsamında davalı şirket adına GSM hatları tahsis edildiği, abonelik sözleşmesinde hatların hangi tarifeye dahil edildiğinin belirtildiği, abonelik sözleşmeleri ekinde davalı şirket yetkilisine ait imza sirkülerinin, kimlik kartı suretlerinin, vergi levhasının yer aldığı, taraflar arasında ayrıca indirim kampanyası taahhütnameleri imzalanarak tarife ücretlerinde indirim sağlandığı, taraflar arasında ayrıca cihaz kampanyası taahhütnameleri imzalanarak taahhüt kapsamında taksitli cihaz satışı gerçekleştirildiği, alacağa dayanak faturalara; Aylık Sabit Ücretler, ek kullanım ücretleri, cihaz taksit ücretleri ve vergi ücretleri yansıtıldığı, faturalarda kampanya kapsamında uygulanan indirim tutarlarına yer verildiği, faturaların ödenmemesi sebebi ile taahhüte aykırılık oluştuğundan İndirimlerin İptali bedelleri ve kalan cihaz taksit tutarlarının yansıtıldığı, taahhütnameler ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca taahhüte aykırılık durumunda kampanyadan sağlanan indirim tutarlarının toplamının talep edilebileceği, hizmetin sunulmadığı ve faturaların ödendiğine dair davalı tarafça bilgi-belge sunulmadığı, takibe dayanak faturaların düzenlenmesinden önce davalının hatların iptalini talep ettiğine ilişkin davalı tarafça bilgi-belge sunulmadığı, tüm bu tespitler doğrultusunda davalı şirketin, 23.11.2017 son ödeme tarihli 30.564,40 TL tutarlı, 25.12.2017 son ödeme tarihli 4.875,30 TL tutarlı, 23.01.2018 son ödeme tarihli 30,70 TL tutarlı, 23.02.2018 son ödeme tarihli 464,40 TL faturalardan sorumlu olduğu, taraflar arasında imzalanmış olan abonelik sözleşmesinde, zamanında ödenmeyen faturalar için gecikme faizi uygulanacağı ve gecikme faizi oranlarına faturalarda yer verileceği belirtilmiş olup, davalı adına düzenlenen faturalarda aylık gecikme faizi oranının %4 olduğunu..." sonuç ve mütalaa ettikleri görüldü. Yargıtay 11.HD.16/01/2017 tarihli, 2016/2630 E.-2017/258/ K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, mahkemece tacir olan taraflara ticari defterleri sunmaları için kesin süre verilmesi halinde, davacı tarafın ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde ibraz etmesine karşın, davalı taraf ticari defterlerini verilen kesin süre içerisinde sunmaz ise, artık, davacı yanca usulüne uygun tutulan ticari defterleri onun (davacının) lehine delil niteliğine haizdir. Davacının icra takibine konu ettiği tutarlar eğer davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde yer almakta ise (kayıtlı ise) bu durumda davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması nedeniyle ispat yükü kendisinde olan tarafın (davacının) ticari defterleri davacı lehine delil olacaktır. Somut olayda, Mahkememizin 10/12/2025 tarihli duruşmasının, 3 nolu ara kararı ile “…Taraflara bilirkişi incelemesine esas olacak ticari defter, kayıt ve belgelerini inceleme gün ve saatinde ibraz etmek üzere TTK 'nun 83 ve HMK 'nun 219/2 ve 222. maddeleri gereğince süre verilmesine, inceleme günü defter ve belgelerini hazır etmedikleri takdirde defter ve belgelerinin ibrazından kaçınmış sayılacaklarına karar verileceği hususunun...” duruşma tutanağı ile birlikte davalıya tebliğ edildiği ancak inceleme gününde defterlerini ibraz etmediği görülmüştür. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, davalının verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini inceleme günü sunmadığı, davacının incelenen ticari defterlerinin, usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeden kaynaklı olarak hizmet alımına ilişkin, davacı yanca düzenlenen faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yanca faturaların düzenlenmesinden önce hatların iptalini talep ettiğine ve iş bu faturaların karşılığının ödendiğine ilişkin davalı yanca dekont, ödeme belgesi veya başkaca herhangi bir delil sunulmadığı ve ödendiğinin ispat edilemediği anlaşıldığından, davacının davasının kabulü ile, 30.564,40-TL.‘na, 23/11/2017 tarihinden, 4.875,30-TL.’na 25/12/2017 tarihinden, 30,70-TL.’na 23/01/2018 tarihinden, 464,40-TL.’na 23/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek %48 faizi ile birlikte birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulü ile, 30.564,40-TL. ‘na, 23/11/2017 tarihinden, 4.875,30-TL.’na 25/12/2017 tarihinden, 30,70-TL.’na 23/01/2018 tarihinden, 464,40-TL.’na 23/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek %48 faizi ile birlikte birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 2.454,70-TL. harçtan peşin alınan 615,40-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 1.839,30-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 35.934,80-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan, 615,40-TL. başvurma harcı +615,40-TL. Peşin harç, 20.000-TL. bilirkişi ücreti + 910-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 22.140,80-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından, yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden sonra geriye kalan avansın davacıya iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda,miktara göre kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2026

Kâtip ... Hâkim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/376, K. 2026/296, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-22-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-376-e-2026-296-k-8135b5fe81cb