İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/37 E. 2025/715 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/37
Karar No
2025/715
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/45 Esas KARAR NO :2025/643

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:26/07/2017 KARAR TARİHİ:29/09/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'in anne ve babasının 16/12/2010 tarihinde babası ...'in sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu sürücü babası ve yanında bulunan annesi ...'in vefat etmiş olduğunu, müvekkilinin yaşı küçük olduğundan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... sayılı kararı ile ... 'in kendisine vasi atanmış olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere hem anne hem de babasını kaybeden ... için şimdilik destekten yoksun kalma tazminatı 5.000,00 TL 'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, 23/07/2018 tarihli talep arttırım dilekçesi ile talebini 132.307,51 TL 'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu davada davacı tarafından müvekkili kuruma başvuru yapılmış olup, 15 gün içerisinde kurum tarafından cevap verilmiş ve başvuran davacının talebi karşılığı zararlarının giderileceğinin bildirilmiş, buna karşılık kurum tarafından ibraname gönderilmiş olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sürücünün ölümünün trafik sigortası teminatı girmediğini ve müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur durumu belirlenirken müterafik kusur durumunun dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunun 96. Maddesi gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek, davacının davasının ispatı halinde, müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama gideri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu anne ve babasını kaybeden davacının destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır. Mahkememiz ... sayılı dosyasında yapılan yargılama sonrasında; "Davanın kabulü ile toplam 132.307,51 TL maddi tazminatın ( destekten yoksun kalma tazminatının) dava tarihi olan 26/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde verilen kararın davalı vekilince istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2019/2315 E. 2021/1860 Karar sayılı kararı ile: "kusur ve aktüerya raporunda ki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusur ve aktüerya raporunda ki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine,..." karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 4. HD'sinin 2022/1276 E. 2024/6521 K. Sayılı kararı ile "1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda; dosya içinde bulunan nüfus kayıt örneğine göre, her iki desteğin davacı ile birlikte hak talep edebilecek çocuklarının bulunduğu ancak aktüer hesap raporu düzenlenirken bu durumun dikkate alınmadığının ve her iki desteğin anne babalarının sağ olup olmadığının araştırılmadığının anlaşılmasına göre, bütün pay sahiplerinin alabileceği tazminat miktarları tek tek belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalıdır." gerekçesi ile değerlendirme bölümünün 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, değerlendirme bölümünün 2 numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememizin esasına kaydı yapıldığı görüldü. Mahkememizce Yargıtay 4. HD sinin 26/06/2024 tarih 2022/1276 E. 2024/6521 K. Sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada bozma ilamında işaret edilen hususta eksiklikler giderilmiştir. Nüfus kayıtlarına göre destek müteveffa ...'in davaya konu kaza tarihi itibariyle babasının sağ olmadığı ancak annesinin sağ olduğu ve kazadan sonra 26/03/2013 tarihinde vefat ettiği, diğer destek müteveffa ...'in dava konusu kaza tarihi itibariyle babasının sağ olmadığı, ancak annesinin kazadan sonra 05/05/2022 tarihinde vefat ettiği dolayısıyla evvelce verilen hükme esas alınan raporda desteklerin sağ olan annelerine pay ayrılmadığından yeniden hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmakla aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmış olup, mahkememizce uygun bulunup benimsenen bilirkişinin 03/09/2025 tarihli ek raporunda; davacı ve dava dışı paydaşların hesaplanan destekten yoksun kalma zararından SGK ödemesi kaynaklı herhangi bir tenzil yapılmadığı, her iki müteveffa yönünden de paydaşların toplam zararı teminat limitini aşmadığından garameten paylaştırmaya gerek olmadığı, raporda denetime elverişli ve detaylı şekilde izah edildiği üzere davacı ...'in hesaplanan destekten yoksun kalma zararının; ... açısından 53.592,43-TL olduğu ve ... açısından 45.159,00-TL olmak üzere toplam 98.751,43-TL olduğu, meydana gelen kazada davacının murisinin tamamen kusurlu olduğu ve zararın teminat kapsamında olduğu hususu ile faiz başlangıç tarihi ve türü yönünden Yargıtay ilamı sonucu oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile toplam 98.751,43 TL maddi tazminatın ( destekten yoksun kalma tazminatının) dava tarihi olan 26/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden alınması gereken 6.745,71-TL ilam harcından 466,40-TL harcın mahsubu ile 6.279,31-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (mahkememizin 24/06/2019 tarihli kaldırmadan önce verilen kararda hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan ve davalıdan tahsiline karar verilen 8.571,53-TL karar ilam harcı davalıdan tahsil edilmiş ise; bakiye 2.292,22-TL harcın davalıya iadesine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına) 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davalı kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddolunan miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan, 31,40-TL başvuru harcı, 466,40-TL peşin/ıslah harcı, 4,60-TL vekalet harcı, 8.070,00-TL (tebligat ve müzekkere gideri, bilirkişi ücreti), olmak üzere toplam 8.572,40-TL'nin davanın kabul/ret oranına göre hesaplanan 6.398,25-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmını davacı üzerine bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 4,60 TL vekalet harcı ve 47,30-TL müzekkere/tebligat vs. gideri olmak üzere toplam 51,90-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesaplanan 13,49-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, bakiye kısmını davalı üzerine bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair; dosya daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olduğundan, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 (onbeş) gün içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/09/2025

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/37, K. 2025/715, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-37-e-2025-715-k-69b959b0135d