İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/34 E. 2025/872 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/34
Karar No
2025/872
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/34 Esas KARAR NO : 2025/872

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2024 KARAR TARİHİ : 03/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davalı (Alacalı) tarafından müvekkil ... Aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı Kambiyo senetlerine Mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibe dayanak kambiyo senedi üzerindeki imza müvekkiline ait olmadığından işbu haksız ve kötüniyetli başlatılan takibin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığı hususunun tespiti için işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olması mümkün olmadığını, iş bu icra takibine konu ... Seri Numaralı 27/04/2024 Tarihli, Keşide yeri: İstanbul, 900.000,00 TL (Dokuz yüz bin) bedelli çekteki imzanın müvekkiline ait olmasının mümkün olmadığını, müvekkili ...'nin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... Soruşturma numaralı dosyası kapsamında .... Sulh Ceza Hakimliği'nin 12/03/2024 tarihli kararıyla tutuklanmasına karar verilmiş olup beraat tarihi olan 21/05/2024 tarihine kadar tutukluluğu devam ettiğini, söz konusu evrakların celbi ile müvekkilin çeki imzalama ihtimalinin bulunmadığı anlaşılacağını, dolayısıyla çekin düzenlendiği tarih olan 27/04/2024 tarihinde tutuklu bulunan müvekkilinin hiçbir suretle görmemiş olduğu işbu takibe konu çek üzerindeki imza müvekkile ait olması mümkün olmadığından imzaya açıkça itiraz ettiğini, senet üzerinde yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını ve olmayacığını bir kez daha beyan eder, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını talep ettiklerini, takip konusu çek üzerindeki imzaya müvekkile ait olmayıp borçlu olmadığımın tespiti gerektiğini, kendisine ait olmayan çek üzerindeki imza sebebiyle aleyhinde haksız sekilde başlatılmış icra takibinden, müvekkilinin daha fazla zarar görmemesi adına müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan; ivedılikle ihtıyat-i tedbir kararı ile icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını talep ettiklerini, işbu takibin iptali gerektiğini, takibe konu çek, Türk Ticaret Kanununda yer alan zorunlu unsurları müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında suç oluşturacak şekilde sahte imza atılarak düzenlenmiş bulunduğun, dolayısıyla bu belgenin kambiyo senedi olma özelliği bulunmadığını, alacaklı taraf böyle bir çeke dayanarak müvekkil aleyhinde icra takibine başlamış olduğundan dolayı tamamen kötü niyetli olduğunu, bu nedenle alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere Kötüniyet tazminatina hükmedilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına konu kambiyo senedi üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, müvekkilin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan; ihtiyat-i tedbir kararı ile icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takibinin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinin işbu dava sebebiyle uğramış olduğu zararın yasa gereği asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere Tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile birlikte 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla degisik 164/son fıkrası uyarınca karsı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı dosyada başlatmış olduğu kambiyo senetlerine mahsus takibin iptali için menfi tespit davası açılmış olup, dava dilekçesinde özetle imzanın kendisine ait olmadığını, çeklin düzenlenme tarihinde ceza evinde olduğunu, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenlerle çekin hükümsüz olduğunu iddia ederek icra takibinin iptalini, müvekkil aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müvekkil üzerine bırakılmasını talep ettiğini, anılan gerekçeler ve talepler hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiğini, öncelikle belirtmek gerekir ki müvekkilinin çeki ciro ile almış olup, çekin düzenlendiği tarihte keşidecinin elinden ve imzasından çıkıp çıkmadığını bilebilecek durumda olmadığını, davacı taraf her ne kadar çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, düzenleme tarihinde tutuklu bulunduğunu belirtmişse de salt bu iddiaya dayanarak çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilemeyeceğini, nitekim bilindiği üzere her ne kadar çek görüldüğünde ödenen kambiyo senetlerinden olsa da uygulamada ileri tarihli çekler düzenlenmekte ve bu çekler ciro edilerek ticaret yapılmadığını, yani her ne kadar davacı, çekin düzenleme tarihinde tutuklu olduğunu, bu nedenle çekteki imzanın kendisine ait olamayacağını belirtmişse de imza incelemesi yapılmadan çekteki imzanın gerçekten davacıya ait olup olmadığı bilinemeyeceğini, davacı taraf her ne kadar taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenle borç ilişkisi bulunmadığını belirtmiş ise bilindiği üzere kambiyo senetleri kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi için verilmeyeceğini, yani çekin keşide edilmesi ve ciro edilmesi için herhangi bir sebep gerekmediğini, kaldı ki müvekkil çeki doğrudan davacıdan almamış, çek müvekkile ciro edilerek teslim edildiğini, her ne kadar müvekkil tarafından davacıya icra takibi başlatılmışsa da bilindiği üzere çek hamili, keşideciye ve kendisinden önceki cirantalara icra takibi başlatabilecek olup, müvekkilinin yalnızca yasal hakkını kullandığını, müvekkilin yasal hakkını kullanmış olması hiçbir şekilde kötü niyet olarak yorumlanamayacak olup, davacının kötü niyet tazminatı taleplerinin de reddi gerektiğini, öncelikle davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise yasal hakkını kullanmış olan müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, Dairenizin 2024/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. .... İcra Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak, Mahkemenizin ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. İlgili Birimlere müzekkere yazılarak, İmza incelemesine esas olmak üzere Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik numaralı ... ( Eski Adı: ...) 'ya ait ıslak imzalı varsa tüm evrak asıllarının gönderilmesi istenilmiş ve evrak asılları mahkememiz kasasına alınmıştır. Mahkememizce 17/10/2025 tarihinde grafoloji uzmanı vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili 27/11/2025 tarihli dilekçesi ile; davadan feragat ettiğini bildirir dilekçesi sunmuştur Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden, davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Feragat, HMK md. 307 vd. maddeleri uyarınca davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi anlamında olup, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat kayıtsız ve şartsız olarak yapılmalıdır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının feragatinin usul ve yasaya uygun olması sebebiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Mahkememizce 04/02/2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, 3-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 16.173,59 TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı tarafça bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-6) göre hesaplanan 151.664,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/34, K. 2025/872, T. 03.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-34-e-2025-872-k-b65a8d801858