İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/34 E. 2025/607 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/34
Karar No
2025/607
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/34 Esas KARAR NO : 2025/607

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 03/01/2025 KARAR TARİHİ : 26/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Mah. ... Sok. N0:9 Silivri/İstanbul adresinde kain iş yeri bulunmakta iken, bu iş yerinde 08.12.2024 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğini ve müvekkili şirkete ait defter belge ve evraklar çalındığını, bu durumun müvekkili şirket yetkilisi tarafından 08.12.2024 tarihinde fark edilmiş olduğunu ve aynı gün polis merkezi arandığını ve karakola gidilerek şikayetçi olunması gerektiği söylemleri üzerine müvekkili şirket yetkilisinin karakola giderek şikayetçi olduğunu, kilit altında bulunan yerde müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmaksızın çantanın çalınması sebebi ile müvekkili şirkete ait defter, belge ve kayıtlar zayi olduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirkete ait 2024 yılı envanter, kebir, yevmiye defterleri ve tüm ticari belge ve kayıtların zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, TTK'nın 82.maddesine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirketin mükellefiyet kayıtlarının dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır. İTSM'ye müzekkere yazılarak davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarınn dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır. Silivri Selimpaşa Şehit Emin İpşir Polis Merkezi Amirliğine müzekkere yazılarak dava konusu olaya ilişkin tahkikat evraklarının bir örneğinin celp edildiği anlaşılmıştır. Esenyurt SGM'ye müzekkere yazılarak, davacı şirketin Sgk prim borcuna ilişkin kayıt ve belgelerinin dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır. Gaziosmanpaşa ... Noterliğine müzekkere yazılarak davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış tasdiklerinin dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır. Silivri CBS'na müzekkere yazılarak .... soruşturma sayılı dosyasının uyap sisteminden dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce duruşma ara kararı ile; Davacının iddiaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek suretiyle talebe konu belgeler ile alakalı talep edenin saklamak yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, gerekli güvenlik önlemlerinin alıp almadığı, kontrol kurulu raporları doğrultusunda celp edilen defterlerin tasdikine ilişkin bilgiler, saklamakla yükümlü olduğu belgelerle alakalı olarak ayrıca zayi olmasında talep edenin herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı, zayi belgesi verilmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı konularında konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir .....'ın 25/04/2025 tarihli raporunda özetle;TTK 82/7 maddesi gereği davacının saklamakla yükümlü olduğu süre dikkate alındığında, dava tarihi itibariyle davacının zayi belgesi talep ettiği 2024 yılına ait ticari defterlerin saklama süresinin dava tarihi itibariyle devam ettiği, davacı şirketin Silivri adresinde işe başlama tarihinin 01/06/2024 olduğu; işi bırakma (terk) tarihinin 24/10/2024 olduğu davacı şirketin vergi dairesi mükellefiyetinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 160/A. maddesi uyarınca sahte belge düzenleme riski nedeniyle re'sen terkin ettirildiği görülmekle birlikte, işbu re'sen terkine ilişkin işlemin, davacı şirkete hangi tarihte tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı; bununla birlikte, davacı şirketin zayi belgesi için Sayın Mahkeme'ye başvurusunun, sahte belge düzenleme riski nedeniyle mükellefiyetinin re'sen terkin ettirildiği 24/10/2024 tarihinden sonraki bir tarih olduğunun açık bir şekilde anlaşıldığı, davacı şirketin 09/12/2024 tarihinde İstanbul ... Vergi Mahkemesi'nde ... esas no ile Mükellefiyetin Tesisi/Terkini konusunda dava açmış olması karşısında, işbu re'sen terkin işleminin 09/12/2024 tarihinden daha önceki bir tarihte davacı şirkete tebliğ edildiğinin de anlaşıldığı; davacı şirket yetkilisinin de, 08/12/2024 tarihinde polis merkezine giderek, işyerinde hırsızlık meydana geldiğinden ve ticari defterlerinin de içinde olduğu çantanın çalındığından bahisle şikayetçi olduğu; yani, davacı şirket yetkilisinin, re'sen terki işlemini öğrendikten sonra ticari defter ve belgelerinin hırsızlık nedeniyle zayi olduğuna ilişkin şikayette bulunduğu ve / veya huzurdaki davayı ikame ettiğinin düşünüldüğü; dava dilekçesinde, müvekkili şirketin iş yerinde 08/12/2024 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği ve müvekkili şirkete ait 2024 yılı envanter, kebir, yevmiye defterleri ve tüm ticari belge ve kayıtların, zayi olduğunun beyan ve iddia edildiği; dolayısıyla, içinde bulunulan mali yıla (yani 2024 yılına) ait defter ve belgelerin çalındığının iddia edildiği; öncelikle, içinde bulunulan mali yıla ait ticari defterler ile kayıtların dayanağı fatura ve tüm belgelerin esasında muhasebecilerde bulunduğu ve en azından ilgili mali yıl bitmedikçe (takip eden sonraki yıl Nisan ayında, ilgili yıla ait Kurumlar Vergisi beyannamesi verilip de defterler yazdırılmadıkça), ilgili defter ve belgelerin, sahiplerine veya şirket yetkililerine verilmediği; herhangi bir yıla ait defter ve belgelerin ya yıllarca muhasebeciler tarafından saklandığı veya sahiplerine veya şirket yetkililerine teslim tutanağı ile teslim edildiği; davacı şirketin muhasebecisinin kim olduğu yani defterlerinin kim tarafından tutulduğu, defterlerin ve belgelerin neden kayıtları tutması gereken muhasebecide değil de davacı şirket yetkilisinde olduğu veya olması gerektiği hususlarında herhangi bir bilgi belge sunulmadığından, cari yıla ilişkin defter ve belgelerin davacı şirket yetkilisinde olmasının nedeninin anlaşılamadığı; ayrıca, davacı şirket yetkilisinin ticaret sicilde kayıtlı ikamet adresi "Altınordu / Ordu" a şeklinde olduğu; polis merkezine verdiği ifade tutanağında ise " ... Mah. ... Sk. No: 13 İç Kapı No: 6 Altınordu / Ordu" şeklinde olduğu; davacı şirket yetkilisinin 08/12/2024 tarihinde polis merkezinde verdiği şikayetçi ifade tutanağında, 26/11/2024 günü iş yerine gelerek burada sırt çantasını bıraktığı ve 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin de, hırsızlık olayında çalındığı iddia edilen işbu sırt çantası içerisinde olduğunun belirtildiği; bu haliyle de, açılış tasdikleri 2023/Aralık ayında yapılmış olan 2024 yılına ait ticari defterlerin, Ordu'da ikamet eden davacı şirket yetkilisinin sırt çantasında ne amaçla taşındığının da anlaşılamadığı tespitler neticesinde de, davacı şirketin zayi belgesi talep ettiği 2024 yılı defterlerinin, özenle saklama yükümlülüğüne uygun bir şekilde saklandığının söylenemeyeceği, davacı şirket yetkilisinin polis merkezinde verdiği şikayetçi ifade tutanağında "Ben yıl sonu dolayısı ile Defterdarlık, Vergi Dairesi, Ticaret Odası gibi kurumlara beyanda bulunmak üzere kapatma için gidecektim ancak defterlerim çalındığını düşündüğümden beyanda bulunamamaktayım. Benim kurumlara borcum yoktur kimseden alacağım da yoktur. İşlerim kötü gittiği için işyerimin faaliyetlerini sonlandıracağım." şeklinde beyanda bulunduğu görülmekle birlikte, 2024 yılında tanzim ettiği faturalara bakıldığında oldukça yüksek tutarlarda satış faturası tanzim ettiğinin görüldüğü; dolayısıyla tanzim ettiği faturalara göre işlerinin kötü gitmesinin söz konusu olmadığı; ayrıca, davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin yazdırılmadığının (yani boş olduğu / herhangi bir kayıt içermediği) düşünüldüğü; nihayetinde ticari defter kayıtlarının muhasebe programlarında (bilgisayarda) tutulmakta olduğu ve kapanış tasdiki yapılmadan önce de -genellikle de ilgili yılı takip eden yılın Haziran ayı içerisinde- yazdırıldığı; davacı şirketin zayi belgesi talep ettiği 2024 yılı defterlerinin yazdırılmış olduğu / olması gerektiği hususlarında da herhangi bir belge sunulmadığı gibi, bu defterlerde olması gereken kayıtlara ilişkin bilgisayar çıktısı kayıtların da sunulmadığı; ayrıca oldukça yüksek tutarlarda fatura tanzim etmiş olan davacı şirketin, beyannamelerinin verilip verilmediği yönünden de herhangi bir belge sunulmadığı; bu haliyle de, davacı şirketin, öncelikle zayi belgesi verilmesini talep ettiği 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilemediği gibi, kendisine düşen vergisel yükümlülüklerin yerine getirildiği yönünden de herhangi bir tespit yapılamadığı; davacı şirketin, tanzim ettiği faturaların e-fatura olduğu; e-faturaların da dijital ortamda tanzim edildiği; Vergi Usul Kanunu’nun 509 Sayılı Tebliğ’inde, elektronik olarak oluşturulan faturaların 5 yıl boyunca dijital olarak saklanmasının zorunlu olduğu; bu haliyle de söz konusu belgeler için zayi belgesi talep edilemeyeceği hususunun değerlendirmesinin mahkeme takdirinde olduğu; davaya konu hırsızlık olayının "İşyerinden Hırsızlık-Mala Zarar Verme" Suç nevinden tahkikatı devam eden olayın “Suç Uydurma” olarak güncellenmesinin yapılmış olduğu ve davacı şirket yetkilisi ....'in de sistem kayıtlarına şüpheli olarak eklenmiş olduğu; dosya mevcudu belgeler itibariyle, davacı şirket yetkilisi ... hakkında soruşturmanın, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun ... Soruşturma nolu dosyası üzerinden devam ettiğinin anlaşıldığı; ayrıca, davacı şirket hakkında "2024 yılında sahte belge düzenleme" yönünden vergi incelemesinin de başlatılmış olduğu, yapılan inceleme ve tespitler neticesinde, davacının 2024 yılı defterlerinin zayi olmasında talep edenin kusurunun olmadığının söylenemeyeceği, bu kapsamda da zayi belgesi verilmesinin şartlarının oluşmadığı hususunun değerlendirmesinin mahkemeniz takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7 maddesine göre; Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.(1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ‘’onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değiştirilmiştir.) 6102 TTK'nın 82/7 maddesinde; zayi belgesi verilebilecek haller tahdidi olarak sayılmıştır. Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Davacı tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlüdür. Ticari defterlerin zayi olması davalarında; ticari defter sahibinin, defterinin kaybolduğunu ve defterin muhafazası hususunda gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekir. Somut olay, yukarıda anlatılan tespit, sunulan ve toplanan deliller ve yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, davacıya ait ticari defter ve belgelerin hırsızlık nedeniyle zayi olduğu iddia edilmiş ise de; tacirin TTK'nın 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Somut olayda ise, hırsızlık nedeniyle ticari defterlerinin kaybolduğunu beyan ettiği dikkate alındığında davacının TTK'nun 82/7. Maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defter ve ticari belgelerini korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermiş olması gerektiği, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2015/15129 Esas, 2017/2533 Karar ve 02/05/2017 tarihli kararı) kural olarak basiretli tacirin ticari defter ve belgelerinin muhafaza ve korunması için gereken önlemleri alması gerektiği, somut olayda ise; davacının ...'ne ait 2024 yılı envanter, yevmiye defteri, defteri kebir ve tüm ticari belge ve kayıtların 08/12/2024 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle zayi olduğu iddiası ile TTK’nun 82. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi isteminde bulunduğu, celp edilen Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında yapılan araştırma sonucu Yön Plast isimli işyerine herhangi bir şahsın gitmediği, herhangi bir şüpheli durumun olmadığı, alınan bilgi sahibi beyanları, izlenen kamera görüntüleri sonrası işyerinden hırsızlık-mala zarar verme suç nevinden tahkikatı devam eden olayın suç uydurma olarak devam ettirildiği, bu haliyle davacının iddia ettiği hususun TTK'nın 82/7. maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı, davacıya zayii belgesi verilmesi koşullarının somut olayda mevcut olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine,

5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e -duruşma yolu ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/05/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/34, K. 2025/607, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-34-e-2025-607-k-71d37b69f374