İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/336 E. 2026/146 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/336
- Karar No
- 2026/146
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/336 Esas - 2026/146 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/336 KARAR NO: 2026/146
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 19/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun süredir ticari ilişki söz konusu olduğunu, ticaret karşılığı kesilen faturaların bedelleri bugüne dek düzenli şekilde ödenmiş olduğunu, ancak müvekkili tarafından davalı şirkete verilmiş hizmet karşılığı kesilmiş olan ve dilekçede dökümü yapılan fatura bedelleri, Faturalara Herhangi Bir İtiraz olmamasına rağmen bu güne kadar müvekkiline ödenmemiş olduğunu, toplam 581.398,21 TL Asıl alacak ve İşlemiş Faizi ile birlikte söz konusu alacağın tahsili maksadıyla davalı aleyhine Kahramankazan İcra Mi.... E. sayılı dosya ile 08.05.2025 tarihli ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlu tarafından 22.05.2025 tarihinde borca itiraz edilmiş olduğunu, söz konusu itiraz dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmemiş olduğunu, davalı Borçlu tarafından, asıl alacakla birlikte her ne kadar İşlemiş Faize de itiraz edilmişse de; fatura içeriğinde 30 gün vade şartı koyulmuş olduğunu, bu sebeple fatura tarihinden itibaren 30 gün sonunda alacağın muaccel hale geldiğini, bu tarihten itiberen de faiz talep edilebileceğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, söz konusu alacak likit bir alacak olduğunu, davalı borçlunun hukuka aykırı ve mesnetsiz itirazının iptaline, Takibin devamına, likit olan alacağın en az %40'ı oranında icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir.
Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya 14/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 21/05/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın 13/06//2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İtiraza yönelik olarak açılan iş bu davanın hak düşürücü yasal süre içinde açıldığı görülmüştür. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazı yazılarak karşılaştırmalı BA&BS formları celp edilmiş, dosyadaki tüm belgeler ile sunulan ticari defterler üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir. Mahkememizce alınan 04/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''1- Dosya içeriğinde taraflar arasında yazılı olarak kurulmuş bir sözleşme metni bulunmadığı, aynı şekilde yazılı cari hesap sözleşmesi metni bulunmadığı, taraflar arasındaki iş ve işlemlerin açık hesap olarak tanımlanan usulle takip edilmiş olduğu, 2- Davacı tarafından takibe konu edilen faturaların, davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Vergi Dairesi tarafından dosyaya kazandırılan Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizlerinde söz konusu faturaların Vergi Dairesi kayıtlarında bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen satış faturalarının Analizlerde karşı firma alışı olarak görüldüğü, bu haliyle Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizlerinin birbiriyle ve davacı taraf ticari defter kayıtlarıyla uyumlu olduğu, 3- Davacı şirket 2024 - 2025 yılında Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu, Vergi Usul Kanunu Uygulama Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve kayıt sistemine uygun olarak yasal defter ve kayıtlarını tutmuş olduğu, ticari defterlerin tasdik işlemlerinin raporun önceki bölümündeki tabloda gösterildiği gibi, yasal usul ve esaslara uygun olduğu, 4- Davalı şirket tarafından, sahibi bulunduğu ticari defterlerin dosyaya sunulmamış olması, defterlerin bulunduğu yerin adresi ile irtibat kişisine ait iletişim bilgilerinin de dosyaya beyan edilmemesi nedeniyle davalı şirket ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, 5- Davacı taraf ticari defter kayıtlarında, davalı şirket ile olan ilişkiler 120 — ALICILAR ana hesabı altında 120.Y002 — LTD. ŞTİ. alt hesabında takip edilmiş olup, bu hesaba ilişkin olarak davacı taraf ticari defter kayıtlarında tespit edilen iş ve işlemler raporun önceki bölümünde hesap ekstresi olarak gösterilmiş olup, yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere, davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin 09.05.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 542.494,32 TL alacaklı olduğu, 6- Davacı vekili tarafından Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün .... e sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, dosya kapsamında 09.05.2025 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre; faturalar dayanak gösterilerek 525.089,80 TL asıl alacak ve her bir fatura için ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle 96 24 oranında işlemiş faiz ilavesiyle toplam 581.398,21 TL üzerinden takip başlatılmış olduğu, 7- Ödeme emrinde hesaplanmış olan işlemiş faizler toplamı tarafımızadan 48.926,81 TL olarak hesaplanmış olduğu, asıl alacak 525.089,80 TL olmak üzere ikisinin toplamı — 574.016,61 TL olduğu, ödeme emrinde ise bu rakamın 581.398,21 TL olarak gösterilmiş olduğu, İşlemiş faizler toplamının hatalı olduğu, 8- Yukarıda davacı taraf ticari defter kayıtları tablo halinde gösterilmiş olup, 09.05.2025 takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten vadesi dolmuş alacaklarının toplamı 527.710,32 TL olduğu hesap edilmiş olduğu, 14.04.2025 tarih ve 14.784,00 TL bedelli faturanın vade tarihi 13.05.2025 tarihinde dolacağından takibe konu edilemeyeceği, zaten davacı ödeme emrinde her ne kadar bu faturayı da göstermiş olsa da asıl alacak 525.089,80 TL olarak ifade edilmiş olduğu, 9- Davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalarda “30 Gün vadeli” şeklinde not bulunmakla, vadenin hitamında davalının temerrüde düşüp düşmediği hususunda hukuki yorum ve değerlendirme Sayın Mahkemenin takdirinde olup, her ne kadar vadesi dolmuş alacaklar bakımından davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre 527.710,032 TL davacı alacağı bulunmasına rağmen, 525.089,80 TL asıl alacak talebi doğrultusunda, talebe bağlılık prensibi gereği; Sayın Mahkeme temerrüt şartlarının oluştuğu yönünde kanaat sahibi olması halinde; davacı şirketin 09.05.2025 takip tarihi itibariyle 525.089,80 TL asıl alacak ve 43.099,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 568.188,89 TL davalı şirketten alacaklı olduğu, Sayın Mahkeme temerrüt şartlarının oluşmadığı yönünde kanaat sahibi olması halinde; davacı şirketin 09.05.2025 takip tarihi itibariyle 525.089,80 TL asıl alacak olarak davalı şirketten 525.089,80 TL alacaklı olduğu,''nun belirlendiği anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir; "...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Takibe konu edilen faturaların davacı defter ve kayıtlarında mevcut bulunduğu, davacı defterlerinin kanunun belirlediği usule uygun olarak tutulduğu, davalının mahkememizce verilen sürede defterlerini ibraz etmediği ve davalı tarafın bağlı bulunduğu Vergi Dairesi beyanında söz konusu faturaların Vergi Dairesi kayıtlarında bulunduğu, dosyada davalı tarafından iade faturası düzenlendiği veya faturaya itiraz edildiği yönünde de herhangi bir delil bulunmadığı, kısmi ödeme yapıldığı dikkate alınarak, faturaya konu hizmetin ifa edildiği kabul edilmiş ve davacı kayıtlarına itibar edilmiştir. Takibe konu faturalarda 30 günlük vade belirlendiği anlaşılmıştır. Mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşer. Bu durumda, alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olması, temerrüdün oluşması bakımından yeterlidir. davacı şirketin alacağının dayanağı olan faturalar yönünden "30 gün"lük sürenin geçerli olabilmesi için taraflar arasında bu yönde yazılı bir sözleşme ya da teamül olması gerektiği açıktır. (Ankara BAM 22. HD. 2023/1006 E, 2025/1674 K Sayılı ilamı) SOmut olaya gelindiğinde taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmasa da takibe dayanak yapılan faturaların incelenmesinde vadesi gelmiş ve gelecek tüm faturalarda 30 günlük vade süresinin belirlendiği, bu yönüyle bu durumun taraflar arasında teamül hale geldiğinin kabulü gerekmiş, davacının faiz talebinde haklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından takibe konu edilen 30 faturadan 14/04/2025 tarihli faturanın vade tarihinin dolmadığı tespit edilmiştir. İşbu fatura yönünden itiraz kabul edilmiş, talep edilen faiz tutarlarındaki hatalarda bilirkişi raporu doğrultusunda düzeltilerek hüküm kurulmuştur. Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 525.089,80 -TL asıl alacak ve 43.099,09 TL işlemiş faiz yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Kabul edilen asıl alacak (525.089,80-TL)miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (105.017,96-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 38.812,98-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 6.314,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 32.498,12-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 6.314,86-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 90.910,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 8.151,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 7.965,97-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 4.495,58-TL'sinin davalıdan bakiye 104.42-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi24/02/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır