İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/332 E. 2026/68 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/332
- Karar No
- 2026/68
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/332 Esas KARAR NO: 2026/68 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ: 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan (2918 s.k.hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin,----- poliçe numaralı ----genişletilmiş --- ile sigortalısı ------ plakalı aracı sigortalattığını, güvenlik görevlisinin vardiya amiri, proje sorumlusu ve op. Müdürü tarafından düzenlenen maddi hasarlı olay tespit tutanağının "saat 17:00 civarında---- arasında park halinde bulunan daire 6'a ait aracın üzerine balkon camı düşerek araca zarar vermiştir. ------ şeklinde imza altına alındığının, davacı sigorta şirketi sigortalısı dava dışı sigortalı araç sürücüsünün "Aracı site önüne park ettim daha sonra oluşan fırtınadan dolayı binanın üst katından cam düşmesi sonucu aracın sağ ön kapı ve aynasında hasar oluştu." şeklinde tuttuğunu, kaza beyanında davacı sigorta şirketi sigortalısının herhangi bir kusurunun olmadığını, dava dışı sigortalı araç kasko poliçesi teminatları kapsamında dava dışı sigortalıya hasara ilişkin ödemenin gerçekleştirildiğini, davalı sigorta şirketine ödemenin yapılması hususunda davacı tarafından müracaat edildiğini, davalı sigorta şirketi sigortalısı ------- teminat kapsamında ödeme yapılmasına ilişkin yapılan müracaatta davalı sigorta şirketi tarafından reddedildiğini, doğal afet duyurusu gibi belgelerin iletilmesinin istenildiğini ancak herhangi bir bilgi veya belgenin iletilmediğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında poliçe limitleri dahilinde kusur durumunun tespit ile birlikte yapılacak ödemelere ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından davalı şirkete talepte bulunulduğunu ancak davalı şirket sigortalısı aracın poliçe limitlerinin bulunmasına rağmen herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, ----- tazminat tutarıınn ----- olduğunu, davacı şirket tarafından talebin yapıldığını ve davalı şirket tarafından reddedildiğini, hasara sebebiyet veren olay neticesinde davacı şirketin Eksper marifetiyle hasar tespiti yaptırarak sigortalısına toplam --- sigorta tazminatı ödediğini, davacı şirket -----gereğince sigortalısının haklarına halef olduğundan davalının sorumluluğunu karşılayan --- alacak için rücu hakkı doğduğunu, sonuç olarak; davanın kabulünü, ------- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davacının bu alacağa ulaşabilmesi ve dava sırasında hak kaybına uğramaması için dava sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar hasara sebebiyet veren davalıya ait mal varlığına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, 3. Şahıslara devrini önlemek maksadıyla ihtiyati haciz konulmasını, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin ----- sigortaladığı sitedeki bağımsız bir bölüme ait balkon camının aşağıya düşmesi neticesinde ------plakalı araçta maddi hasarın meydana geldiğini, bu hasar nedeniyle ödenen tazminatın davalı şirketten rücu edilemeyeceğini, poliçeye göre site ortak alanı olmayan hasarlarından kaynaklanan riziko ve hasarları teminata dahil olmadığını, davalı sigorta şirketinin ilgili poliçeye göre davaya konu hasarın, poliçe teminatı dışında kaldığını, sonuç olarak; işbu davada görevsizlik kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ---- Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez. İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir -----esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam --- alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının -----tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir. Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın,---- tarihli olay nedeniyle davacıya ait ------ plakalı aracın hasar görmesi nedeniyle aracın kasko sigortası olan davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin 6102 sayılı yasanın ilgili hükümleri doğrultusunda dava dışı sigortalı ---------kapsamında davalı sigorta şirketinden rücu isteminin yerinde olup olmadığı, bu ödemenin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı, haklı değil ise inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın otomotiv sektöründe uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigortacı bilirkişiye tevdii edilerek kazaya bağlı olarak oluşan zarar nedeniyle davalı şirketçe yapılan ödemenin kaza tarihi itibariyle kadri maruf olup olmadığı ve kazanın davalı sigorta şirketinin sigortacısı olduğu poliçe kapsamında bulunup bulunmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesine karar verilmiştir. Temin edilen ----- tarihli bilirkişi raporunda; "Meydana gelen hasar onarım tutarının ---- olarak uygun olduğu,---- kaza tarihinin sigorta süresi---- dahilinde olduğu tespit edilmiş olup, çarpma/çarpışma risklerinin sigorta sözleşmesi dahilinde olduğu,Davacı sigortacı sigortalı kıymette meydana gelen hasarın giderilmesi açısından ilgili işkoluna------ hasar tazminatı ödemiş olup, ödemeyi gösterir yönde banka dekontu dava dosyasında görülmüştür.
DAVACI SİGORTACININ RÜCU HAKKI:Türk Ticaret Kanunu’nun 1472 Maddesinin 1 Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiş olduğu,DAVALININ SORUMLULUĞU AÇISINDAN İSE; davalının ORTAK ALAN açısından düzenlemiş olduğu poliçenin, ortak alanda bulunan menfaatler için düzenlenmiş olduğu, Taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere “kat maliklerinden birisine ait olan balkon camının” ortak alan tanımında olamayacağı, Diğer taraftan ------- Mahkemeye gönderilen cevaba istinaden; en fazla 40 ila 50 km /saat rüzgar hızının poliçe teminat kapsamındaki 62 km/saat’ten yüksek hızlı rüzgar limitinin altında olduğu dolayısı ile bu yönden de davalı sigortacının tazminat borcu olamayacağı" belirlemelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, davanın sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödemenin ilgili kusurlu taraftan rücuen tahsiline ilişkin başlatılan takipte, davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, 6102 sayılı Yasa'nın 1472 nci maddesine göre açılan davada, sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödeme nedeniyle yasal halefiyet gereği dava etme hakkının bulunduğu, bu yönüyle ödeme yapmama ihtimalinde zarar gören sigortalının ne şekilde ve zararını kimden tahsil etme hakkı bulunuyorsa, davacı sigorta şirketinin de aynı suretle hakkını talep edebileceği; temin edilen teknik rapor içeriğine göre,---- kaza tarihinin sigorta süresi ------ dahilinde ve çarpma/çarpışma risklerinin sigorta sözleşmesi dahilinde olduğu, davacı sigortacının sigortalı kıymette meydana gelen hasarın giderilmesi açısından ilgilisine ---- hasar tazminatı ödediği, buna dair mali kayıtların dosya arasında yer aldığı, hasarın poliçe kapsamında sigorta şirketinin üstlendiği risk/ler kapsamında kalmadığı, poliçenin ortak alanlardan kaynaklanan zararları ihtiva ettiği, zararın yapının bağımsız bölümüne ait camın düşmesi neticesinde gerçekleştiği, bu şekliyle oluşan zararın poliçe kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla yasal şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Yasal şartları oluşmayan davanın reddine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 19.112,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okundu.22/01/2026