İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/301 E. 2026/40 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/301
Karar No
2026/40
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/301 Esas KARAR NO : 2026/40

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili banka ile davalı şirket arasında Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesi imzalandığını ve işbu sözleşmeler uyarınca şirket lehine ... numaralı kredi kartı, ... no lu tek hesap tesis edildiğini ve kullandırıldığını, davalı ...'nin de işbu kredi sözleşmelerine konu borçlardan kefalet limiti ile sınırlı olarak müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle,... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve... numaralı kredi kartı, ... no lu tek hesaptan kaynaklanan borcun ödenmesi gerektiğini, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, ihtarnamenin ardından da borç ödenmediğini, ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine davalı borçlu hakkında ... Banka Alacakları Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, icra takibi kapsamında davalı borçlunun borca, yetkiye, faize ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek davalılar tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile ... Banka Alacakları Müdürlüğü'nün ...E. numarası ile başlatılan icra takibinin devamına karar verilmesini ve %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki işbu davaya konu icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olup, yetki itirazında bulunduklarını, icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkillerinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlamasının gerekmekte olduğunu, borca dayanak yapılan kefalet ilişkisi geçerli bir şekilde kurulmamış olup davalı müvekkili ...'nin borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile her halükarda bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesinde, kefalet sözleşmesinin kurulabilmesi için gerekli olan şekil şartları açıklanmış olup somut olayda bu şekil şartları sağlanmadığını, somut olayda ise, icra takibine konu edilen sözleşme incelendiğinde, kefil olarak imza attırılan bölümde veya adi yazılı olarak ayrı bir belgede, eş rızasına yönelik imza bulunmadığının görülmekte olduğunu, bankanın önceden ve tek taraflı düzenleme imkanına sahip olması ve TBK md.23 dolayısıyla sözleşme yorumlanırken, zayıf olanın korunması prensibine bağlı olarak açık veya anlaşılır olmayan ifadeler kredi kullanıcısı lehine yorumlandığını, somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde, Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi'nin 22. maddesi ve Kredili Ticari Mevduat Hesabı Sözleşmesi'nin 9.7 maddesindeki Delil Başlıklı hükmüne dayandığını, işbu madde; “Müşteri ve kefiller ile Banka arasında çıkacak her türlü anlaşmazlıkta tarafların defter ve kayıtları ve mikro filmlerden, mikrofişlerden alınan kopyalar, elektronik ya da manyetik ortamlardan çıkarılan bilgileri içeren belgeler ile CD Rom, kamera kayıtları, telefon ses kayıtları, bilgisayar ve benzeri kayıtlar ile ATM kayıtları müstenitli olsun ya da olmasın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 193. Maddesi uyarınca geçerli, bağlayıcı ve kesin delil olacaktır.” şeklinde olup sözleşmede zayıf taraf olan müvekkillerinin irade beyanlarının aksine zorlayıcı ve dayatıcı hükümler içerdiğinin açık olduğunu belirterek icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olması nedeni ile yetki itirazlarının kabulüne ve icra takibinin iptaline, davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz olarak ikame olunan davanın her iki müvekkili yönünden esastan reddine, davacı aleyhine % 20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 17/11/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı banka ile dava asıl borçlu arasında 13.01.2022 Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesi imzalandığını, davalı kefilinde iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak 10.000.00 TL kefalet limiti ile imzaladığını, iş bu sözleşmeye dayalı olarak davalı asıl borçluya ... no'lu kredili mevduat hesabı kullandırıldığını, davacı banka ile dava asıl borçlu arasında 13.01.2022 Şirket Kredi Katı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, davalı kefilinde iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak 50.000.00 TL kefalet limiti ile imzaladığını, iş bu sözleşmeye dayalı olarak davalı asıl borçluya ... nolu kredi kartı hesabı kullandırıldığını, 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamakta olduğunu, davalı kefilin sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket yetkilisi olduğunu, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğunun sabit olduğunu, ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirlerinde olduğunu, Asıl Borçlu Yönünden; davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 55.180.31 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 41.136.91 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54.60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi talep edebileceğini, 8.317.96 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 63.60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi talep edebileceğini, Kefil Yönünden; davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 47.534.80 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 36.399.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54.60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi talep edebileceğini, 6.000.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 63.60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi talep edebileceğini belirtmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 19/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; davacı banka ile dava asıl borçlu arasında 13.01.2022 Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesi imzalandığını, davalı kefilinde iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak 10.000.00 TL kefalet limiti ile imzaladığını, iş bu sözleşmeye dayalı olarak davalı asıl borçluya ... no'lu kredili mevduat hesabı kullandırıldığını, davacı banka ile dava asıl borçlu arasında 13.01.2022 Şirket Kredi Katı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, davalı kefilinde iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak 50.000.00 TL kefalet limiti ile imzaladığını, iş bu sözleşmeye dayalı olarak davalı asıl borçluya ... nolu kredi kartı hesabı kullandırıldığını, 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmamakta olduğunu, davalı kefilin sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket yetkilisi olduğunu, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğunun sabit olduğunu, ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususu hukuki konu olarak Mahkemenin takdirlerinde olduğunu, Asıl Borçlu Yönünden; davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 55.156,42 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 41.136.91 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54.60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi talep edebileceğini, 8.317.96 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 63.60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi talep edebileceğini, Kefil Yönünden; davacı bankanın takip tarihi itibarı ile 47.534.80 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, 36.399.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 54.60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi talep edebileceğini, 6.000.00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 63.60 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi talep edebileceğini belirtmiştir. Davacı vekilinin 20/01/2026 tarihli dilekçesi ile, dosyanın dayanağı olan ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının haricen tahsil ile infaz edildiği, 19/01/2026 tarihinde icra dosyasına tahsil harcı yatırılarak beyanda bulunulduğunu, icra dosyası kapandığından mahkememiz dosyasının konusuz kaldığını, karşı taraftan icra inkar tazminatı, yargılama gider ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, arabuluculuk süreci nedeniyle doğacak arabulucu ücretinin davalı yana yüklenmesini talep ettiklerini, davanın konusuz kalmasından kaynaklı olarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini beyan etmiştir. Davalılar vekilinin 21/01/2026 tarihli dilekçesi ile, dosyanın dayanağı olan ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının müvekkili tarafından borcun ifası gerçekleşmiş olması sebebiyle mahkememiz dosyasının konusuz kaldığını, konusuz kalan işbu davaya ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, dava şartı arabuluculuk süreci nedeniyle doğacak arabuluculuk ücretinin taraflarına yüklenmesini beyan etmiştir. Mahkememizdeki itirazın iptali davası devam ederken, dava konusu ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında davalılar tarafından borcun ifasının gerçekleştiği, bu şekilde davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, talep doğrultusunda vekalet ücretine hükmedilmemiş, yargılama giderleri yapan taraf üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 33,65 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraf vekillerinin beyanı gözönüne alınarak davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalılardan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/01/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/301, K. 2026/40, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-301-e-2026-40-k-1129f6a2276f