İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/298 E. 2025/902 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/298
Karar No
2025/902
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/298 Esas KARAR NO : 2025/902 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/03/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket'in yetkili satıcılık, yetkili servis, 2.nci el araç alım-satım, yedek parça satışı gerçekleştiren ve ---- iştigal eden ve ----- adıyla bilinen, -----noktasında ---- markaların----- yetkili temsilcisi olan kurumsal bir firma olduğunu, ----- Müvekkil Şirket’in vermekte olduğu yetkili servis hizmetleri kapsamında davalı -------- Müvekkil’den birçok kez onarım hizmeti almış, taraflar arasında bir cari ilişki kurulduğunu, davalı’nın son zamanlarda fatura bedellerini ödememesi ve cari hesap borcunun git gide artması üzerine Müvekkil Şirket davalı ile iletişime geçerek ödemelerin yapılmasını talep ettiğini, müvekkili Şirketin ödemelerin yapılması yönündeki taleplerini davalı’ya gerek yazılı gerek ise sözlü olarak defalarca iletmişse de davalı farazi vaatlerde bulunarak ödemeleri geçiştirdiğini, herhangi bir ödeme yapmadığını ve bu süreçte cari hesap borcu 1.187.391,17 TL’ye ulaştığını, davalı’nın ödeme yapmayacağının anlaşılması üzerine tarafımızca ---- tarihinde ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ödemenin yapılması gerektiği, aksi taktirde yasal süreçlerin işletileceği davalı’ya ihtar edildiğini, ihtarnameyi tebliğ alan davalının herhangi bir ödeme yapmamış, ihtarnameye cevap vermediğini, uyuşmazlığa konu borcun likit alacak niteliğinde olduğunu ve davalı’ya gönderilerek kesinleşen faturalardan oluştuğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü gözetildiğinde davaya ve takibe konu alacağın içeriği hakkında bilgi sahibi olduğu ve borca itiraz etmekteki niyetinin ödemelerini geciktirmekten ibaret olduğunu, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, davalının kendisine iletilen ödeme taleplerine “ekonomik yapılanma halinde olduğu” için ödeme yapamadığını bildirdiği de gözetildiğinde davaya konu alacağın risk altında olduğunu bu nedenlerle müvekkil’in yargılama sonunda alacağına kavuşabilmesi için ihtiyati haciz tedbirinin uygulanmasını, dava dilekçesi ekinde sunulan deliller ile alacağın varlığının yakinen ispatlandığı da gözetildiğinde, davalı’nın malvarlığının 1.400.000 TL’lik kısmının ihtiyaten haczedilmesini, davalının borca itirazının iptali ile takibe kaldığı yerden devam olunmasına, davalı’nın alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı’nın malvarlığının 1.400.000,00 TL’lik kısmının ihtiyaten haczine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davalı’nın malvarlığının 1.400.000,00 TL’lik kısmının teminat mukabilinde ihtiyaten haczine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı’ya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibe dayanılarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen------ Maddesinde işbu sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda---- Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olacağı açıkça hüküm altına alındığı halde davacı tarafından müvekkil aleyhine --------- Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, borca itirazda yetki itirazı ileri sürüldüğü halde davacı yetkisiz icra dairesinde başlatılan takip doğrultusunda işbu davayı ikame ettiğini, açıklanan sebeplerle yetkili icra dairesinde başlatılmış bir takip söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı müvekkil şirkete ait menkul mallar üzerinde hapis hakkı iddia ettiğinden davacı tarafından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı müvekkil şirkete ait ----- plakalı araçları elinde bulundurmakta ve müvekkil şirket tarafından araçların teslimi talep edildiği halde davacı araçların tesliminden kaçındığını, müvekkili şirketin ----- plakalı aracı icra takibi öncesinde ---- tarihinde teslim almak istemiş ancak davacı şirket müvekkilin talebini sonuçsuz bırakmış, araç iadesi için müvekkil tarafından gönderilen mailler cevapsız bırakıldığını, devamında, -------plakalı aracın garanti kapsamında ücretsiz olarak onarılacağı iddia edilerek araç müvekkil şirketten teslim alındığını, sonrasında aracın onarımı için ücret istendiğini, yine bu aracın da tesliminden de kaçınılmış olup müvekkil şirketin talebine rağmen davacı aracı elinde bulundurmaya devam ettiğini, davacı iddialarını sadece dava dilekçesi ekinde göstermiş olduğu belgelerle ispat etmek zorunda olup, davacının sonradan delil listesi sunmasına muvafakat etmediklerini, davacı tarafın varlığını iddia ettiği alacak zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının davaya konu edilen tazminat alacağının varlığı bir an için düşünülse dahi alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğrayan alacakların talebi söz konusu olamayacağından davanın esasa girilmeksizin usulen reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça 1.187.391,17-TL cari hesap ekstresi alacağından dolayı müvekkil şirket aleyhine ----------Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bahse konu icra takibi müvekkili şirkete tebliğ edilmiş ve takibe itiraz edildiğini, davacı tarafça başlatılan icra takibinde her ne kadar cari hesaptan kaynaklı fatura alacağı olduğu bahsedilmişse de davacı tarafından hukuki ilişkiyi gösterir, sözleşme sunulmamış alacağın kaynağı ortaya koyulmadığını, bu sebeple icra takibine itiraz edildiğini, diğer yandan, davacı dava dilekçesi ekinde alacağı ispata yarar herhangi bir delil sunmamış olup sonradan delil sunulmasına tarafımızın muvafakati bulunmadığından alacak iddiasını ispat edemeyen davacının mesnetsiz davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı takip dayanağı belge olarak cari hesap ekstresi sunmuş olmakla birlikte, takibe dayanak gösterilen ekstrede yer verilen faturaların içeriğini ve faturada yer verilen bedelleri kabul etmediklerini, davacı, faturaya konu ettiği ürünleri müvekkil şirkete teslim ettiğini ve hizmeti ifa ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğu halde gerek icra dosyasında gerekse işbu dava ekinde fatura konusu ürünlerin müvekkil şirkete teslim edildiğine veya hizmetin sağalndığına dair bilgi/belge bulunmadığını, davacı alacak iddiasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesini, ilk olarak; davacının ----- tarihli, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karara karşı istinaf başvurusunun reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddine, ---- Esas sayılı dosyasındaki haksız ve mesnetsiz takibin iptaline, davacı aleyhine takip konusu edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı vekilinin ---- tarihli dilekçe ile; ''Sayın Mahkemeniz nezdinde yukarıda esas numarası yazılı dosya kapsamında Taraflar arasında sulha varılmış olup, huzurdaki itirazın iptali davasına konu -----Sayılı icra dosyası borcu tümüyle davalı şirket tarafından davacı şirkete haricen ödenmiştir. ----- Davalı şirket aleyhine herhangi bir icra inkar tazminatı talebimiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz bulunmamakta olup, huzurdaki davanın konusuz kalması sebebi ile dosya üzerinden inceleme yapılarak davanın konusuz kaldığı hakkında karar verilmesini talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan sebepler dolayısıyla huzurdaki davanın konusuz kalması nedeni ile dosyadan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini Sayın Mahkemeden vekaleten talep ederiz.'' şeklinde beyan sunmuş olduğu görülmüştür. Davalı vekilinin ------ tarihli dilekçe ile; ''Yukarıda esas numarası yazılı dosyada davacı ile müvekkil şirket arasında akdedilen protokol uyarınca müvekkil şirket dosya borcunu süresinde ve eksiksiz olarak ödemiş olup, dosyaya konu ------esas dosyası kapanmış durumdadır. Davacı tarafından da bu hususta Mahkemeniz dosyasına beyan sunulmuş olup, davacı taraftan yargılama gideri veya vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır. Mahkemenizce konusuz kalan davaya ilişkin olarak bu yönde karar verilmesini vekaleten talep ederiz.'' şeklinde beyan sunmuş olduğu görülmüştür. Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; Davanın icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraf beyanlarından davalının davacıya takibe konu borcu yargılama esnasında ödemiş olduğu, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davalı tarafın dava açılmasına sebep olması dolayısıyla ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre dava şartı zorunlu arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Konusuz Kalan Davanın Esası Hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, 2-Karar tarihinde alınması gerekli 615,40 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 14.994,05 harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 14.378,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 05/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/298, K. 2025/902, T. 05.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-298-e-2025-902-k-c83aa1ce4d6d