İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/283 E. 2025/954 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/283
- Karar No
- 2025/954
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/283 Esas KARAR NO : 2025/954 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2025 KARAR TARİHİ : 24/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24.12.2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin, davalı şirkete fason üretimi yapılan tekstil ürünlerinin ütü ve paketleme işlemleri için kendi işletmesinde hizmet verdiğini, müvekkili şirket tarafından tamamlanan hizmetler için dava konusu e-arşiv fatura kesildiğini ve davalı şirkete tebliğ olduğunu, Takip dayanağı faturayı usulüne uygun şekilde tebliğ alıp beyan eden davalı şirketin, ayıp ihbarında bulunmadığı gibi anılan faturaya kanuni süresi içerisinde de itiraz etmediğini, hal böyle olunca, davacı müvekkilinin usulüne uygun ve ayıpsız şekilde işini yapıp teslim ettiği ve dayanak fatura gereği alacaklı olduğunun sabit olduğunu, dayanak fatura bedeli ödenmediği için davalı borçluya karşı 31.01.2025 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi açıldığını, ancak davalı borçlunun süresinde haksız şekilde anılan takibe itiraz ettiğini, davalı borçlu borcun varlığını ikrar ederek ödemesinin yapıldığını beyan ettiğini, ancak ödeme belgesini sunmadığını, öte yandan borcun ödendiği her ne kadar davalı borçlu tarafından iddia edilmiş olsa da dosyaya 17.02.2025 tarihinde 25.000 TL kısmi ödeme yapıldığını, ancak dosyada itiraz olduğu için kısmi ödemenin taraflarına ödenmediğini, dava konusu alacağın, faturaya dayalı likit bir alacak olması nedeniyle davalı tarafın haksız itirazı nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu faturalara kanuni süresinde itiraz etmeyen davalı şirketin, ilamsız icra takibine itiraz edip takibi durdurarak menfaat elde ettiğini, davalının kötü niyetli itirazının cezasız kalmaması gerektiğini, davalı aleyhine İİK md. 67 uyarınca takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, neticede İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı icra dosyası yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, kötü niyetle borca itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın, müvekkil şirketin ödemediği 17.12.2024 tarihli ve ... numaralı faturaya ilişkin bir alacak davası açtığını ve takibe geçtiğini, ancak, müvekkili şirketin söz konusu faturaya itiraz ettiğini, itirazının temelinini, faturada belirtilen hizmetlerin eksik ve/ hatalı olmasından kaynaklandığını, fatura karşılığı malların gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin, söz konusu icra takibine itiraz ederken herhangi bir kötü niyet taşımadığını, itirazın, tamamen yasal hakların kullanılması amacıyla yapılmış bir işlem olduğunu, icra takibine itiraz edilmesinin nedeninin, faturada belirtilen bedelin ve hizmetin gerçek durumunun yansıtmaması olduğunu, davacı tarafın, fatura bedelinin usulüne uygun bir şekilde düzenlendiğini öne sürmüş olsa da, müvekkili şirketin, fatura tarihindeki hizmetin mevcut kalite eksikliklerini göz önünde bulundurarak ödeme yapmama hakkına sahip olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketin ödeme yapmadığını iddia ettiğini, oysa ki, müvekkili şirketin 17.02.2025 tarihinde 25.000 TL tutarında bir kısmi ödeme gerçekleştirdiğini, ancak bu ödemenin, icra dosyasına tam olarak yansıtılmadığını ve ödeme belgesinin dosyaya sunulmadığının iddia edildiğini, ödeme belgesinin tamamlanması ve icra dosyasına sunulması için gerekli işlemlerin yapılacağını, müvekkili şirketin ödeme yaptığı ve borcun tamamlanmış olmadığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili şirketin, ödeme işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin, arabuluculuk sürecinde çözüm arayışında bulunduğunu, ancak davacı tarafın olumsuz yaklaşımı nedeniyle anlaşmazlığın çözülemediğini, arabuluculuk sürecinin, müvekkili şirketin niyetinin samimi olduğunu ve çözüm arayışı içinde olduğunu kanıtladığını, müvekkili şirketin, davacı tarafın çözüme yanaşmaması nedeniyle icra takibine itiraz etme yoluna gittiğini, arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kalmasının, müvekkili şirketin haklarını savunma çabalarının bir parçası olduğunu ve hukuki hakları çerçevesinde yapılan bir savunma olduğunu, neticede itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Takibe konu icra dosyası ile davalının ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. İstanbul ..... İcra dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasından ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 88.597,67-TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 05/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından icra takibine 06/02/2025 tarihinde ödeme emrine, asıl borca, faize ve her türlü ferilerine itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. SMMM Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan kök bilirkişi 17/09/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı taraf ... Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden 58.450,60 TL alacaklı olduğu Uzmanlık alanım çerçevesinde ayrıntıları yukarıda yer alan dosya kapsamında ve davalı taraf yönünden erinde yapılan inceleme sürecinde tarafıma ibraz edilen ticari defterler ve belgeler üzerinden inceleme sonucunda tarafımca yapılan tespit ve değerlendirmeler ile sınırlı ve bağlı kalabileceğim diğer ilgili hususlar (eksik imalat, eksik teslim, kalite eksiklikleri vb) hakkında; yapılan hizmetin Fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işleri, Çanta ve ayakkabı dikim işleri ve bu işlere aracılık hizmetleri işi olduğu bundan dolayı tekstil mühendisi bilirkişisi marifetiyle inceleme tespit ve değerlendirme yapılması gerektiği, " Sonuç ve kanaati ile rapor sunmuştur. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğu gerekçesi ile davacının davalı aleyhine yapmış olduğu icra takibine davalının itirazının iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda davalının yerleşim yerinin mahkememiz yargı sınırları dışında olması nedeniyle öncelikle davalı tarafın defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, talimat mahkemesi aracılığıyla alınan rapor neticesinde davalı defterlerine göre davalının takip tarihi itibariyle davacıya 83.450,60 TL borçlu olduğu ve takipten sonra 25.000,00 TL ödediği tespit edilmiştir. Alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş ve davalı tarafça süresinde rapora itiraz edilmemiştir. Her ne kadar davacı defteri incelenmemiş ise de davalı defterlerinde alacağın kayıtlı olduğu, bu kaydın borcu bir nevi kabul olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalının takipten sonra kısmi ödeme yaptığı, buna ilişkin bir itirazın olmaması nedeniyle raporun davalı aleyhine kesinleştiği, davacının iddiasının davalı defterlerindeki kayıtlara göre ispatlandığı, usul ekonomisi gereği yargılamanın en kısa süre ve en az masrafla sonuçlandırılması ilkesi dikkate alındığında bu aşamadan sonra davacı defterlerinin incelenmesine gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça yapılan takipte işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edememiş olması karşısında işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Takibe konu asıl alacağın likit olduğu, davacının bu kapsamda icra inkar tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmış tüm talepler hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -Davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 83.450,60-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, (Davalının takipten sonra yapmış olduğu 25.000,00-TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına) 2-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 16.690,12-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin REDDİNE, 4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 5.700,51-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.070,04-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.630,47-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.772,94-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 5.667,50-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 5.338,22-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 5.147,07-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.332,74-TL'sinin davalıdan, 267,26-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan tarafın yüzüne karşı karar verildi. 24/11/2025
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı