İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/269 E. 2026/42 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/269
Karar No
2026/42
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/269 Esas KARAR NO : 2026/42

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 21/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirket ile borçlu yan arasındaki etkin madde ve formülasyonlara ilişkin Farmakovijilans hizmeti sunulması kapsamında kurulan 02.01.2024 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı ve davacı şirket arasında ticari ilişkisine binaen gerçekleşen mal ve hizmet alım satımı neticesinde davacı şirketçe; 9.051,52 TL 17.01.2024 Tarihli Fatura, 33.433,01 TL 29.01.2024 Tarihli Fatura, 31.920,00 TL 28.02.2024 Tarihli Fatura, 31.920,00 TL 29.03.2024 Tarihli Fatura, 31.920,00 TL 29.04.2024 Tarihli Fatura, 31.920,00 TL 29.05.2024 Tarihli Fatura ve 31.920,00 TL 28.06.2024 Tarihli Faturalar olmak üzere toplamda 202.084,53 TL'lik fatura kesildiğini, (Ek-2) Borçlu şirket 30.03.2024 tarihinde 70.000,00 TL kısmi borç ödemesi yapmış (Ek-3) ve neticesinde 132.084,53 TL mevcut muaccel borç bakiyesi kaldığını, davacı şirketin 132.084,53 TL'lik alacağı muaccel olmasına rağmen borçlu şirket haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmiş ve neticesinde icra takibi durduğunu, davanın kabulünü, itirazın iptaline ve takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya cevap vermediği, davalının davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayıldığı anlaşıldı. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 132.084,53-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun 30/07/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür. SMMM Bilirkişinin 30/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket 2024 yılı ticari defterlerini ibraz ettiği, tutulması ve ibrazı zorunlu olan 2024 yılı envanter defteri ibraz edilmediği, davacının ibraz edilen diğer ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai kararın sayın mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafın ise ticari defterleri ile ticari defterler kayıtlarına esas teşkil eden davalı taraf adına tanzim edilmiş olan tüm faturalar ile davacıya yapılan ödemelere ait bilgi ve belgeler ile davacıya ait cari hesap bilgileri ibraz etmediği, bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterlerde davacıya ait borç ve alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı, davacının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu yapılan faturaların davacının ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu, davacının ibraz edilen ticari defterlerinde icra ve dava konusu yapılan faturaların bakiye tutarından dolayı icra takip tarihi itibariyle davalından 132.084,53.-TL alacağı olduğu tespit edildiği, davalı tarafından ticari defter ve belgeler ibraz edilmediğinden icra ve dava konusu yapılan faturaların davalının ticari defterlerinde yer alıp almadığı yönünde inceleme tespit ve değerlendirme yapılmadığı, dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgelere göre dava ve icra konusu yapılan faturanın e-fatura olması nedeni ile davalıya tebliğ edildiği, yasal süresi içinde tebliğ alınan faturaya itiraz edilmediğinden fatura içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil ettiği, davacının .... İcra dairesinin 2024/... dosya numarası davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davalından 132.084,53-TL alacağı olduğu değerlendirildiği, bildirilmiştir. DELİLLER: - .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyası -Davacıya ait ticari defter ve kayıtlar -Bilirkişi raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Bu açıklamalar ışığında tarafların oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 132.084,53-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 24/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30/07/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği, davacı tarafından iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşıldı. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacının, davalıya etkin madde ve formülasyonlara ilişkin Farmakovijilans hizmeti sunduğu, sözleşmeye göre davalının mal ve hizmet aldıkça davacıya ödeme yapacağının kararlaştırıldığı, bu kapsamda davacının icra takibine konu e-faturaları düzenleyerek sistemden davalı tarafa ilettiği, faturaların sistem üzerinden herhangi bir itiraz veya iade görmediği, mahkememizce bilirkişi raporunun tanzim edilmesi amacıyla ticari defterlerin sunulması için taraflara süre verildiği, ancak davalı tarafın yapılan HMK 222/3 ihtarın usulünce tebliğine rağmen defterlerini mazeretsiz olarak mahkememize ve bilirkişi incelemesine sunmadığı, dolayısıyla davalı yan ticari defterlerini ibrazdan kaçınarak davacı iddiasının kendi defterlerindeki karşılığının görülmesine ve incelenmesine olanak sağlamadığı, bu durumda şartlarına uygun tutulan davacı defterlerinin hükme esas alınabileceği, faturaların itiraza uğramadığı, taraflar arasında sözleşme bulunduğu, faturaların da sözleşmeye uygun tanzim edildiği, bu yönde tespitler içeren bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gözetilerek davanın kabulüne ve icra takibine konu alacağa yapılan haksız itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.

İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının İPTALİNE, takibin 132.084,53-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 26.416,9- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 9.022,69-TL harcın, peşin alınan 2.256,09-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.766,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 2.256,09-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.615,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00 -TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.21/01/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/269, K. 2026/42, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-269-e-2026-42-k-220b53aa2f52