İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/268 E. 2026/186 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/268
Karar No
2026/186
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/268 Esas - 2026/186 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ... ... ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/04/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafın iddiaları:26.01.2024 tarihinde ...’nda meydana gelen kazada, davacı şirkete kasko sigortalı ... plakalı çekicinin, en sağ şeritte kısmen duraklamış halde bulunan davalılara ait ... plakalı çekici ve ... plakalı römorka çarptığını, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın KTK 59. maddeyi ihlal ederek usulsüz duraklaması nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğu, kaza sonucu sigortalı araca ilişkin 959.999,97 TL hasarın davacı şirket tarafından 02.04.2024 tarihinde karşılandığını, kusur oranı dikkate alındığında müvekkil şirketin rücu alacağının 479.999,99 TL olduğunu, bu tutardan karşı taraf sigortasınca ödenen 200.000 TL’nin düşülmesiyle bakiye 279.999,99 TL’nin davalılara rücu edildiğini, TTK 1472 gereğince kusurlu aracın maliki ... ile sürücüsü ...’ya karşı işbu rücu davasının açıldığını, 279.999,99 TL rücu alacağının 02.04.2024 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... vekilinin savunmalarında: Yetki ve görev itirazları olduğunu, davalının kullandığı aracın arıza nedeniyle zorunlu olarak emniyet şeridine çekildiğini, dörtlü ikazların yakılı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü ...’un arkadan çarparak kazaya neden olduğunu, Kaza Tespit Tutanağı’nda da davacı sigortalısının “arkadan çarpma” nedeniyle asli kusurlu, davalının ise tali kusurlu gösterildiğini, sigorta şirketinin herhangi bir teknik rapor almadan kusuru %50 olarak belirlemesinin hukuken dayanaksız olduğunu, gerçek kusur oranının bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesi gerektiğini, davacının ileri sürdüğü 959.999,97 TL hasar bedelinin fahiş ve gerçek zararı aşar nitelikte olduğunu, bu nedenle zarar miktarına ilişkin bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, davacının TTK 1472 kapsamında rücu hakkının kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, davacının karşı taraftan 200.000 TL tahsil ettiği gözetildiğinde talep edilen 279.999,99 TL’nin hesabının açıklığa kavuşturulması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekilinin savunmalarında:Davacının rücu şartlarını somut olayda ortaya koyamadığını, davalıya ait araca arkadan çarparak kazaya neden olan davacı sigortalısının KTK 84/d hükmünü ihlal ederek asli kusurlu olduğunu, müvekkiline atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, kusur oranının ... veya bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, kazada yol kusuru veya teknik arıza ihtimallerinin de araştırılmadan müvekkiline kusur yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının sigortalısına ödediğini ileri sürdüğü 959.999,97 TL hasar bedelinin fahiş olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, tüm itirazları çerçevesinde davanın reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin ödediği bedelin, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davacı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi halefiyet kuralları gereği davalıdan talep edip edemeyeceği, yapılan ödemenin gerçekleşen hasar ile uyumlu olup olmadığı, davacının talep edebileceği hasar miktarının ne olduğu, faiz talebinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır. Davaya konu kazanın; 26.01.2024 tarihinde davacı sigorta şirketine kasko sigortalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile Ankara istikametinden İstanbul istikametine seyir halindeyken aracının yarısı en sağ şeritte yarısı emniyet şeridinde olacak şekilde duraklayan davalı sürücü ... 'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı römorkun sol arka kısımlarına çarpması şeklinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısının ve davalı ... şirketinin de tacir olması dikkate alınarak davaya bakmaya mahkememizin görevli olduğunun tespiti ile, görevsizlik itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Kazanın meydana geldiği yer adresinin mahkememiz yetki çevresinde kaldığı anlaşılmakla, HMK'nın 16. Maddesi dikkate alınarak yetki itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacı şirkete kasko sigortalı ... plakalı çekicinin, sürücüsü ... ve maliki davalı şirket olan ... plakalı çekici ve ... plakalı römorka çarpması neticesinde hasar gördüğü ve sigortalı araç yönünden rizikonun gerçekleştiği, davacı şirketin, sigortalısının aracında meydana gelen hasar için ödeme yaptığı, davalının sigortalısı tarafından yapılan ödeme de düşülerek bakiye hasar alacağı olan 200.000,00-TL için işbu rücu davasının ikame edildiği anlaşıldı. Davacı, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet gereğince kasko sigorta poliçesi kapsamında ödediği bedelin rücuan tazminini talep etmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre, "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder". Davacı sigortacı, yukarıda açıklandığı üzere, sigortalı araçta meydana gelen hasarı ve hasar bedelini ödediğini ispat ettiğinden kural olarak sigortalısının yerine geçerek ödediği bedeli sorumlulardan sorumlulukları oranında istemeye hak kazanmıştır. Mahkememizin 09.12.2025 tarihli celsesinde dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Makine Yüksek Mühendisi ... ile Sigorta uzmanı ... mahkememize sunmuş oldukları 06.02.2026 tarihli raporda özetle; meydana gelen kaza nedeniyle tarafların ayrı ayrı %50 oranında kusurlu olduğu, hasar onarım tutarının 960.303,00 TL ve KDV olduğu, kusur oranlarına ve ... sigortacısı tarafından yapılan ödemeye göre davalıların sorumlu olduğu tutarın 279.999,99 TL olduğu belirtilmiştir. Toplanan delillere göre, davaya konu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı römorkun kara yolunda yarısı emniyet şeridinde ve yarısı sağ şeritte olacak şekilde duraklaması ile bu araca ... plakalı çekicinin arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen kazada; ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı . plakalı römork sürücüsünün KTK'nın 135. maddesinde belirtilen mesafeye yansıtıcı veya ışıklı cihaz koymaması, aynı Yasanın 84/1-k bendinde belirtildiği şekilde tedbirleri almaması nedenleriyle kusurlu olduğu; ... plakalı çekicinin ise aynı Yasa'nın 56. Maddesinde belirtilen araçlar arasındaki mesafeyi ayarlamaması, yine aynı Yasa'nın 84/1-d bendinde belirtilen arkadan çarpması nedenleriyle kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda tarafların kazanın meydana gelmesinde ayrı ayrı %50 oranında kusurlu oldukları sonucuna varılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 06.02.2026 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmelere itibar edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermekte olduğu gözetilerek, bu kapsamda ... plakalı çekici ve ... plakalı römorkun sürücüsü ... ve maliki de davalı şirket olduğu aracın sebebiyet verdiği kazadan diğer davalıların müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacıya ait araçta yapılan onarım işlemi tutarının bilirkişi raporuna göre 960.303,00 TL ve KDV olduğu tespit edilmiştir. Davacı sigorta şirketi sigortalısına 959.999,97 TL ödeme yapmıştır. Bu ödemeden sonra davalıların aracının ... sigortacısı olan ...'den 200.000,00 TL ödeme almıştır. Bu haliyle davacı 279.999,99 TL'nin tahsili davalılardan talep etmektedir. ... 'nin 22/05/2024 Tarih 2024/671 Esas ve 2024/5113 Karar sayılı ilamı dikkate alınarak; yapılacak hesaplamada ... poliçesi kapsamında yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar yasal faiz ile güncellenmesi ve bulunan değerden mahsup edilmesi gerekmektedir. Bilirkişi raporunda bu yönde bir hesaplama yapılmamıştır. Faiz hesabı uzmanlık alanı gerektirmediğinden mahkemece resen hesaplanmıştır. Buna göre; ... poliçesi kapsamında 200.000,00 TL hasar bedelinin ödendiği tespit edilmekle ödeme tarihi olan 30.05.2024 tarihi ile rapor tarihi arasında 06.02.2026 tarihleri arasında işleyecek yasal faiz miktarı 80.975,34 TL yapmaktadır. (Hesaplamada 30.05.2024-01.06.2024 tarihleri arasında işleyecek yasal faiz oranı %9 olarak 01.06.2024-06.02.2026 tarihleri arasında işleyecek yasal faiz oranı %24 olarak esas alınmıştır). Davalıların kusur oranlarına denk gelen toplam hasar bedeli miktarı olan 479.999,99 TL'den 200.000,00 TL ... ödemesi ile 80.975,34 TL işlemiş faizi mahsubu ile davacının talep edebileceği rücu miktarının 199.024,65 TL olduğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava haksız fiilden kaynaklandığından kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Ayrıca davalı ... tacir olmadığından aleyhine hükmedilen faiz türü yasal faiz; davacının sigortalısının ve davalı ... 'nin tacir olması nedeniyle davalı şirket aleyhine hükmedilen faiz türü avans faizi olarak işletilmesine karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Açılan davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, -199.024,65 TL'nin ödeme tarihi olan 02.04.2024 tarihinden itibaren davalı ... yönünden işleyecek avans faizi ve davalı ... yönünden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya yönelik talebin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 13.595,37-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.781,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 8.813,67-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 4.781,70-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 5.397,10TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, , 6-Davacı tarafından yapılan; 20.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 643,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 20.643,90-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%71,08 oranında kabul) 14.673,68-TL lik kısmanın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına 7-Ara dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL ara bulucu ücretinin red kabul oranına göre (%71,08 oranında kabul) hesaplanan 3.340,76TL sinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, kalan kısmın davacıdan alınmasına 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının, karar kesinleştiğinde, yatıran davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin ve davalı ... şirketi vekilinin yüzünde, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/03/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/268, K. 2026/186, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-268-e-2026-186-k-a55d9999a5b9