İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/268 E. 2025/963 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/268
- Karar No
- 2025/963
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/268 Esas KARAR NO : 2025/963
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ : 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı aracın ... plakalı araçla 09.10.2024 tarihinde kaza yaptığını, olayda davalıya sigortalı ... plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, davalı şirkete başvuru yapıldığını ancak dönüş yapılmadığını, araçtaki hasar değer kaybının davalıdan talep edildiğini, miktarın tam olarak bilinemediğini, hasarın orijinal parça cinsinden hesaplanması ve indirim yapılmaması gerektiğini, KDV dahil hesap yapılması gerektiğini, değer kaybı hesabına plastik parçaların da dahil edilmesi gerektiğini, aracın kazadan önceki ve sonraki satış fiyatları arasındaki farka göre değer kaybı hesaplanması gerektiğini belirtmiş ve şimdilik 100,00 TL hasar ve 100,00 TL değer kaybı olmak üzere 200,00 TL'nin en yüksek ticari faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı aracın 09.10.2024 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında hasarlanan ... plakalı araçta meydana geldiği iddia olunan değer kaybının karşılanması talebiyle davalı şirket aleyhine dava açıldığını, poliçeden dolayı sorumluluklarınn sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 200.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacıya 13.12.2024 tarihinde 15.000,00 TL hasar, tedarikçi firmaya 16.12.2024 tarihinde 3.012,76 TL, tedarikçi firmaya 16.12.2024 tarihinde 12.908,11 TL olmak üzere toplam 30.920,87 TL ödediklerini, kusur durumunun ispatlanması gerektiğini, aracın geçmiş hasar kayıtlarının irdelenmesi gerektiğini, davalı şirkete uygun başvuru yapılmış olması gerektiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi Raporu, hasar dosyası, SBGM yazı cevabı, sigorta başvuru evrakı, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 14/10/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Dava konusu olayda davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği bakiye hasar miktarının olmadığı, davacıya ait araçta eski 12 trafik kazasında oluşan değer kayıplarına ilave bir değer kaybı oluşmadığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar bedelinin tazmini davasıdır. Davacıya ait ... plakalı aracın davalıya ait ... plakalı araç ile 09.10.2024 tarihinde çarpışması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, mevcut kazada davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu ve araçta meydana gelen araç değer kaybının ve hasar bedelinin tahsili amacıyla açıldığı görülmüş, davalıların ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağında, 09.10.2024 günü saat 16:20 sıralarında... ilçesi ... caddesinde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla seyrederken önündeki ... plakalı araca arkadan çarpmış ve bu araç da çarpmanın etkisiyle önündeki sürücü ... yönetimindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır. Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır. Mahkememizce dava konusu trafik kazasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının ve hasar bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve hazırlanan 14/10/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda; "Davalı şirkete ZMS sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ..., yönetimindeki otomobiliyle seyri sırasında aracının hızını yol, trafik ve hava şartlarına göre ayarlamamış, dikkatsiz ve dalgın seyretmiş, önünde seyreden dava dışı ... plakalı araca arkadan çarpmış ve bu aracın da davacıya ait araca arkadan çarpmasına neden olmuştur. Bu nedenle davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ... olayda % 100 oranında tamamen kusurludur. Davacıya ait... plakalı aracın sürücüsü..., kendi şeridinde normal süratle seyrederken arkasından dikkatsizce ve yakın mesafeden tehlikeli gelip aracına arkadan çarpan davalı sürücüye karşı kazayı önlemek için alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz bulunmuştur. Dosya içeriğine göre davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 13.12.2024 tarihinde 15.000,00 TL hasar, tedarikçi firmaya 16.12.2024 tarihinde 3.012,76 TL, tedarikçi firmaya 16.12.2024 tarihinde 12.908,11 TL olmak üzere toplam 30.920,87 TL ödediklerini belirtmiştir. Davacı şirket tarafından yukarıda belirtilen meblağların dışında araçtaki hasarın tamiri için ilave bir masraf yapıldığına dair bir belge sunulmamıştır. Bu nedenle araçtaki gerçek hasarın davalı şirketçe gerek davacıya ve gerekse tamir işlemlerini yapan şirketlere ödendiği anlaşılmakla davacının davalıdan talep edebileceği bakiye hasar miktarı mevcut olmadığı," belirtilmiştir. Davacı yanca hazırlanan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de raporda detayı ile açıklandığı üzere aracın yaş ve km yüksek oluşu, pek çok eski kazasının olması bu nedenle kaza sonrası emsalleri ile arasında oluşan değer kaybının ve bakiye hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenen toplam 30.920,87 TL'den fazla olmadığı, ödenen bedelin dava tarihi itibariyle yeterli olduğu anlaşılmakla rapora yapılan Mahkememizce itiraz reddedilmiş, hazırlanan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkememiz denetimine elverişli bilirkişi raporu kapsamında davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davacıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır