İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/264 E. 2026/260 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/264
- Karar No
- 2026/260
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/264 Esas KARAR NO : 2026/260
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 17/04/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 17/04/2025 havale tarihli dava dilekçesi ile, davalı şirketin, ... Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, 2010 yılında kurulduğunu, müvekkilinin davalı şirketin %5 ortağı olduğunu, diğer ortakların şirketin %90 hissesine sahip olan ... menşeli ... ile şirketin %5 hissesine sahip olan .... menşeli ... olduğunu, ... ve ... menşeli şirketlerin ortak ve temsilcilerinin yurt dışında yaşadıkları ancak işlerini idare edemeyecek kadar hasta oldukları ya da vefat etmiş olduklarının öğrenildiğini, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin uzun zaman önce faaliyetlerine son verdiğini, şirketin, son tescilini 2015 yılında yapılan olağan genel kurul toplantısı için yaptırdığını, anılan toplantıda şirket müdürlüğüne 5 yıl süre ile ... adresinde ikamet eden ... uyruklu ... T.C vergi nosuna haiz ...'nun atanmasına ve şirketi her hususta şirket kaşesi altında atacağı münferit imzası ile temsil ve ilzam etmeye yetki verilmesine karar verildiğini, seçilen müdürün görev süresinin 2000 yılında dolduğunu, şirket müdürünün görev süresinin dolmasından çok önce geçirdiği hastalıklar ve yaşlılık nedeniyle görevini bıraktığını ve şirketin gayri faal duruma düştüğünü, şirketin diğer yabancı ortağının da benzer şekilde davalı şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için bir çaba içinde olmadığı, olamadığını, şirket organları bulunmadığı gibi genel kurulun da toplanamadığını, davalı şirketin maliye kayıtlarında gayrifaal durumda olduğunu, şirketin devamı ve amacını gerçekleştirebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle ...Şirketi'nin haklı nedenlerle feshi ve tasfiyesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, davalı şirket tarafından davaya karşı cevaplarını sunmadıkları görüldü. Mahkememizin 16/10/2025 tarihli celse ara kararı gereği, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile birlikte dosya incelenerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesinin gerekip gerekmediği konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 20/01//2026 havale tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin organsız kaldığı (kanuni temsilci/şirket müdürünün görev süresinin dolduğu) 02.11.2020 ortaklar genel kurulunun 02.11.2015 tarihinden bu yana toplanmadığı, davalı şirketin amacını gerçekleştirebilmesi için 50.000 TL sermayesinin yeterli olmadığı, şirketin 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasında hiçbir mal alım ve satımı yapmadığı, 01.01.2024-31.12.2024 faaliyet dönemini 133.750,53 TL zararla kapattığı, davalı şirketin 50.000 TL lık sermayesinin 45.000 TL lik kısmına sahip dava dışı şirket ortağının ... menşeli olması ve davalı şirketin faaliyetinin durmuş olmasına sessiz kaldığı, 50.000 TL sermayeli 3 ortaklı davalı limited şirkette Türkiye'de mukim ... paydaş bulunan davacının TTK.m.636/2 hükmüne istinaden şirketin haklı nedenle feshini talep edebilmesi için gerekli kanuni şartların oluştuğu kanaatine varıldığını bildirdiği görüldü. GEREKÇE 6102 sayılı TTK'nın 636/3. Maddesinde; “Haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup; düzenleme uyarınca, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunlu kılınmıştır. Hakim şirketi feshetmek yerine fesih talebinde buluna pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmalarına karar verilebilir. Bunun yerine duruma uygun düşen ve sadece davacının değil, diğer pay sahiplerinin ve hatta işçiler gibi bu karardan etkilenebilecek üçüncü kişilerin de kabul edebileceği başka bir çözüme de karar verebilir. Şirketin sona ermesi dışında duruma uygun düşen alternatif bir çözümün bulunması gereklidir. Bu alternatif çözüm, pay sahiplerinin menfaatlerini yeterli bir şekilde koruyacak bir çözüm olmalıdır. Duruma uygun olma şartı yanısıra bu çözümün ilgili tüm taraflarca kabul edilebilir bir çözüm olması gerekir. Burada temel esas, ölçülülük (orantılılık) ilkesidir. Bu alternatif çözüm, feshi talep eden azlık pay sahiplerinin menfaatleri ile şirket tüzel kişiliği ve diğer pay sahiplerinin çıkarlarının korunması arasında bir denge kurmalıdır. Duruma uygun düşen alternatif bir çözüme karar verme konusunda takdir hakkı hakimde olduğundan bu çözüm resen uygulanır. Alternatif çözümlere; kâr dağıtma zorunluluğu, davacı azlık pay sahipleri arasından birinin yönetim kuruluna alınması, sermaye azaltma yolu ile kısmi tasfiye, şirketin işlev görmesini tekrar tesis edecekse, fesih yerine esas sözleşmede daha hafif değişiklikler yapılabilmesi ve hatta dava esnasında tespit edilen ve geçersiz kabul edilen esas sözleşmedeki bir hükmün esas sözleşmeden çıkarılması, şirketin işletmesinin ayrılarak bir yavru şirket kurulması ve bu şirketin paylarının satılmasına karar verilmesi, şirketin bölünmesi vb. Örnekler verilebilir (Prof.Dr Sami Karahan- Şirketler Hukuku, 2.Baskı, Aralık 2013, sf.759 vd). Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; 02.11.2020 ortaklar genel kurulunun 02.11.2015 tarihinden bu yana toplanmadığı, ortakların bir araya gelemediği, gayri faal olduğu, şirket amaçlarını gerçekleştirmesinin mümkün bulunmadığı en son genel kurulunun mal ve hizmet satışı bulunmayan şirketin ortaklara ve piyasaya olan borcunu ödemesinin mümkün olmadığı, şirketin fesih ve tasfiyesinin sağlanmaması durumunda faaliyet giderlerinin artacağı, fesih ve tasfiye dışında duruma uygun düşen kabul edilebilir bir çözüm yolunun bulunmadığı hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından;Davanın kabulüne, ... Ticaret Sicil müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı, ...ŞİRKETİ'nin fesih ve tasfiyesine, Tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, Tasfiye memuruna 30.000,00-TL ücret takdirine, ilk tasfiye işlemlerinin yapılması için 20.000,00-TL masrafın ve tasfiye memuru ücreti olan 30.000,00-TL'nin daha sonradan davalı şirketten karşılanmak üzere bu aşamada davacı yanca 2 haftalık KESİN süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesine, Tasfiye memuru ücreti olan 30.000,00-TL ve tasfiye masrafı olan 20.000,00-TL 'nin mahkeme veznesine depo edilmesinden sonra tasfiye memurunun görevinin başlamasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, .. Ticaret Sicil müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı, ...ŞİRKETİ'nin fesih ve tasfiyesine, 2-Tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına, 3-Tasfiye memuruna 30.000,00-TL ücret takdirine, ilk tasfiye işlemlerinin yapılması için 20.000,00-TL masrafın ve tasfiye memuru ücreti olan 30.000,00-TL'nin daha sonradan davalı şirketten karşılanmak üzere bu aşamada davacı yanca 2 haftalık KESİN süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesine, 4-Tasfiye memuru ücreti olan 30.000,00-TL ve tasfiye masrafı olan 20.000,00-TL 'nin mahkeme veznesine depo edilmesinden sonra tasfiye memurunun görevinin başlamasına, 5-Harçlar yasası uyarınca belirlenen 732,00-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 16.017,50-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair davacı vekili yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/03/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır