İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/260 E. 2026/238 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/260
- Karar No
- 2026/238
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/260 KARAR NO : 2026/238
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2022 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uzun zamandır ---- yaşadığını, söze güven ilkesi bağlamında yazılı güvence olmadan resmi işlemler yaptığını, davalı ile de akraba olmaları ve aynı dükkanda ortaklıklarının bulunması sebebiyle bu güven ilişkisinin tüm sözleşmesel ilişkilerde temel esas olduğunu iş yeri olarak kullanılan ve müvekkilinin imam nikahlı eşi ---- da 2/3 hissedarı olduğu, --- ili ---- ilçesi --- Mah. 15655 ada 11 parselde bulunan zemin kat numara 14 no'lu dükkanın yarı hissesinin 2018 yılında ---- tapuda devri yapıldığını taşınmazın müvekkilinin eşi ---- ile ---- arasında yarı yarıya hissedar olacakları gerekçesiyle taraflar taşınmaza daha önce konulan ipotek nedeniyle kredi borcunun yarı yarıya paylaşılmasını kararlaştırdıklarını davalının devir işleminden sonra kayın pederi ----- adına kayıtlı bir evi satarak para vereceğini vaat ettiğini ancak devirden sonra satılan evden müvekkile herhangi bir para verilmediğini davalının böylece kötü niyetli ve hileli işlemi ile hem mezkur taşınmazın devrini sağladığını hem de vadettiği parayı ödemediğini, müvekkilini de haksız olarak borçlandırdığını, davalının ipotek borcunun ödenmesi için taraflarca kullanılan 180.000,00-TL'lik kredinin 20.000,00-TL'sinin ödendiğini, kalan 160.000,00-TL için ise tefeciden borç aldığını ve bu borcu 220.000,00-TL'ye kapattığını iddia ettiğini, banka kredisinin davalının kardeşi olan ----tarafından ödenerek, banka ile ----- arasında alacağın temliki işleminin yapıldığını ve alacaklı yerine geçen kardeş ---- taşınmazın diğer hissedarlarına icra dosyası borcuna müteakip cebri icra yoluna giriştiğini, bunun üzerine mezkur borcun yarısını müvekkili diğer yarısını ise davalının ödediğini , müvekkilinin borcuna karşılık 18 adet senet imzaladığını, ilk 5 senedi vadesinde elden olacak şekilde ödediğini ve daha sonra davalı senetlerin tamamını icra takibine konu ederek takibe giriştiğini, müvekkilinin davalıya duyduğu güven nedeniyle senetlerin vadesi gelince elden ödediğini ve ödediği bedele karşılık senetleri geri almadığını, en önemli hususun davalının sözde dostluk ve akrabalık ilişkisi bahanesiyle müvekkiline karşı cebri icra yoluna başvuramayacağı sebebiyle banka kredisini kardeşi----- ödeterek kendisini de aynı icra takibinde borçlu olarak göstermesinden ibaret olduğunu, müvekkilinin dosya borcuna karşılık davalıya vermek istediği paranın transferi olarak yapılan işlemin hileli olarak müvekkilinin hesabından 77.147,00-TL para çıkışının ---- hesabına 77.147,00-TL para girişi olarak gösterildiğini böylece ödenen bu paranın dosya borcuna sayılmadığını, müvekkilinin kiracısı olan ----- kira borcu karşılığında ----- talebi ile elden 13.000,00-TL davalıya ödeme yaptığını davalının bu paranın dosya borcu için olduğunu söylediğini ancak icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirilmediğini, davalı vekilinin müvekkili ile yapmış olduğu görüşmede şifaen 75.761,57-TL kalan borcunu 64.000,00-TL'ye indirildiğini ve --- plakalı ---- marka-model aracın devredilmesiyle dosyanın kapanacağını söylediğini, araç devri akabinde icra dosyasına haricen tahsil bildiriminde bulunduğunu ancak kalan meblağın ne müvekkile iade edildiğini ne de anlaşıldığı üzere dosya borcuna mahsup edildiğini belirterek, davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin durdurularak iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada davacı, anlaşılamayan bir takım neden ve ilişkiler dairesince borcun ödendiğini iddia etmekte olduğunu, borcun ödenmediği ve dava konusu -----. İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasının derdest olduğu aşikar olmakla birlikte borcun takipten önce veya takip sırasında ödendiğini iddia eden tarafın bu durumu ispatlaması gerektiğini, ancak davacının dava dilekçesinde borcun ödendiğine dair herhangi bir delil ikame edilmediğini, davacı taraf --- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasına dayanak kılınan senetlerden vade tarihi itibari ile ilk beş senedin kambiyo takibinden önce vadesinde ödendiğini, dosya borcunun kapatılması için 77.147,00.-TL elden ödeme yaptığını, davacının kiracısı olan ------isimli kişinin 13.000,00.-TL ödeme yaptığını, bu durumdan haberdar olan davacının müvekkil ile şifahi olarak borcun tamamlandığına dair anlaştıklarını beyan ve iddia ettiğini, akabinde ise borcun tamamlandığını iddia eden davacı taraf, bu kerede araç satışı gerçekleştiğini ve araç bedelinin davacının borçlusu müvekkilin ise alacaklısı olduğu dava dışı ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasının 64.000.-TL'lik kısmına sayıldığını, kalan meblağın ise dava konusu ---. İcra Müdürlüğü'nün---- Esas sayılı dosya borcuna sayılacağı konusunda tarafların anlaştığını ve bu hali ile dosya borcunun tamamını ödendiğini, müvekkilin kötü niyetli olduğunu, haksız ve kötü niyetli bir şekilde başlatılan takip nedeni ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, ancak tüm bu iddiaları ve dilekçesinde yazılı başkaca iddialarına ilişkin olarak dava dosyasına sunduğu tek bir delil bulunmadığı gibi herhangi bir yazılı delilde bulunmamakta olduğunu, davacı, soyut, afaki, "ya tutarsa" mukabilinden beyan ve iddialarını yazılı deliller ile ispatlaması gerekte olduğunu, davacının dava dilekçesine konu iddia ve beyanların tamamını reddettiğimizi beyan ettiklerini, davacının dava konusu kambiyo takibine dayanak senet kayıtlarına aykırı iddia ve beyanlarına da itibar edilmemesi gerekmekte olduğunu, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, davacının icra takibinin tedbiren durdurulması talebinin reddini, İİK mad.72/4 uyarınca müvekkilin alacağının geciktirilmesi halinde davacı borçlunun alacağın %20 sinden aşağıda olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit davasıdır. Eldeki davada, mahkememizin --- Esas ---- Karar sayılı kararında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın ----Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği, ---- Asliye Hukuk Mahkemesi --- Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu, ------ Karar sayılı kararı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası görevsizlik kararı verilerek dosyanın yeniden mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ---Esas sayılı dosyasının, --- CBS ---- soruşturma, ----- soruşturma, ---- soruşturma sayılı dosyalarının celp edildiği dosyaya eklendiği anlaşıldı. ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ------ Esas sayılı dosyasının incelenmesine; "..davacının 13.03.2017 tarihinde davalıya "ev için hayırlı olsun" açıklamalı 70.850 TL ödeme yaptığı, davalı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunduğu, öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının dava konusu bedelin borç olarak verildiğine dair herhangi bir belge sunmadığı, yalnızca havaledeki açıklamanın ödünç ilişkisini ispata yeterli olmadığı, davalının beyanlarının ve gelen ödemenin açıklanması için dinlettiği tanık ifadesinin tutarlı bulunduğu gerekçeleriyle davalının ----. İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı icra takibine yaptığı itirazın haklı olduğu anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verildiği.." şeklinde karar verildiği, ------ CBS Sorusturma Dosyası incelendiğinde; "..Müştekinin iddiası ve şüphelinin savunma içeriğinin alacak verecek meselesinden kaynaklı hukuki mahiyette olduğu, bu ihtilafın Hukuk Mahkemelerince çözümlenebileceği, şüphelinin kazanç elde etmek amacıyla para verdiğine ilişkin Vergi Dairesi ve Emniyet tarafından yapılan araştırmalarda herhangi bir tespitin bulunmadığı, bu haliyle atılı suç yönünden soyut iddia haricinde yeterli suç şüphesi ve delil bulunmadığından şüpheli hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına.." şeklinde karar verildiği,----- CBS Sorusturma Dosyası incelendiğinde; "..müşteki vekili her ne kadar, müştekinin şüpheliye verdiği senetleri elden ödemesine rağmen şüphelinin bedelsiz kalan senetlerle icra takibi başlattığını beyanla şikayetçi olmuş ise de; Bedelsiz Senedi Kullanma suçunun ispatının ancak yazılı delille olduğu, müştekinin senetleri elden ödediğine dair soyut iddiası dışında yazılı bir delil sunamadığı, müştekinin tefecilik iddiasıyla ilgili ayrıca yürütülen ---- soruşturma numaralı dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden, tefecilik iddiası yönünden de ayrıca değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla olay hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına.." şeklinde karar verildiği,---- CBS Sorusturma Dosyası incelendiğinde; "..şikayet dilekçesinde taraflar arasındaki alışveriş ile alakalı beyanlarda bulunulduğu, yine dilekçede soruşturma konusu olarak şüphelinin, müştekiye ilişkin ses kaydını gönderdiği ve bilgi sahibi olarak beyanı alınan ------ isimli şahsın, ''şüpheliden bir ses kaydı almadığını ve kimseye dinletmediğini'' beyan ettiği, bu halde şikayet konusu iddiaların bilgi sahibi beyanıyla doğrulanmamış olduğu, bu halde, iddianın odağındaki tanık olması hasebiyle bu beyan doğrultusunda iddiaların somut bil delil ile desteklenmemiş olduğu, yine sözkonusu şantaj iddiasına ilişkin bir eylem yada delil tespit edilemediği, taraflar arasında taşınmaz devri ve para ödemesi, alacak borç ilişkisinden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde uyuşmazlık bulunduğu, bu tür ihtilafların çözüm merciinin Cumhuriyet Başsavcılıklarıdeğil hukuk mahkemeleri olduğu, bu halde; şüpheli hakkında, atılı bulunan suçların işlendiğine dair şikayetçinin soyut iddiası dışında, kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği anlaşılmış, ayrıca, Yargıtay -- Ceza Dairesi’nin ---- Esas, ------ karar sayılı ‘’Yeni Türk Ceza Adalet Sisteminde benimsenen ‘’kişilerin lekelenmeme hakkı ile eksiksiz soruşturma ile tek celsede duruşma prensipleri’’ uyarınca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılarının makul sürede bütün delilleri toplamaları, sadece mahkumiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususları dava konusu yapmaları, beraatle sonuçlanacağını değerlendirdikleri eylemleri dava konusu yapmamaları" kararı da gözönüne alındığında şüpheli hakkında kamu davası açılmasına gerek olmadığı.." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz 22/01/2026 tarihli duruşması, 1 nolu ara kararı ile davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda süre verildiği, davacı vekili tarafından 04/02/2026 tarihinde yemin deliline dayanıldığına dair beyan dilekçesi sunduğu, mahkememizce 23/02/2026 tarihli ara karar ile "..---- İcra müdürlüğü -/---- Esas sayılı dosyasında takibe konu olan, davacı --- keşidecisi olduğu bonoların tamamının borcunu haricen tahsil edip etmediği, 04.02.2019 tarihinde ---- Şubesi'nde 77.147,00-TL'yi bu icra takibi ve bono borcuna mahsuben davacıdan alıp almadığı, ----- kiracısı ---- dosya borcuna saymak için 13.000,00-TL alıp almadığı, ---- ait ----- plakalı otomobilin satışından dolayı icra dosyasının haricen tahsil olup olmadığına.." dair yemin etmek üzere önümüzdeki celse (12/03/2026 tarih, 11.50' de) hazır olması için davalı asile ve vekiline meşruhatlı tebligat çıkarıldığı, davalı asilin 12/03/2026 tarihli duruşmasında hazır bulunduğu, davalı ---- yemin beyanında " ----İcra müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyasında takibe konu olan, davacı ------ keşidecisi olduğu bonoların tamamının borcunu haricen tahsil etmedim, 04.02.2019 tarihinde ----- Şubesi'nde 77.147,00-TL'yi bu icra takibi ve bono borcuna mahsuben davacıdan almadım, ----- kiracısı ---- dosya borcuna saymak için 13.000,00-TL almadım, --- ait ---- plakalı otomobilin satışından dolayı icra dosyasının haricen tahsil etmedim" şeklinde yemini eda ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Menfi tespit taleplerinde kural alacağın varlığını davalı tarafça ispat yönünde olup, davacı taraf dava dilekçesi içeriğinde icra takibine konu alacağı ödediğini belirterek, ödeme olgusuna dayanmıştır. Bu nedenle davalının alacağının varlığı kabul edilmiş, ancak borcun ödeme ile son bulduğu savunulmuştur. Bu durumda ispat yükü yer değiştirmiş olup, borcun ödendiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerekir. Ayrıca takip kambiyo senedine dayalı olduğundan ve alacağın varlığı sebepten mücerret olduğundan dolayı ispat yükü borçlu tarafa geçmiştir. Toplanan deliller incelendiğinde davacının ödeme olgusunu ispat edemediği, zira banka kayıtlarının incelenmesinde borç için havale yapılmadığı, aynı tarihte davacının hesabından para çekme ve davalının hesabına para yatırma şeklinde olduğu, takip konusu borç için yapıldığına dair bir bilgi olmadığı, yine araç devrinin noterde satış olarak dava dışı üçüncü kişiye devredildiği, noter belgesinde araç satış bedelinin tam ve eksiksiz alındığının belirtildiği aksine bir yazılı belge sunulamadığı, dava dışı ------- dosya borcu için para verdiğinin ispat edilemediği anlaşılmış, davacının yemin deliline dayanması nedeniyle davalıya yemin davetiyesi tebliğ edildiği, davalının borcu tahsil etmediğine ilişkin yemin eda ettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Menfi tespit davalarında davanın reddi halinde İİK 72/4 maddesi gereğince %20 oranında tazminata hükmedilir. Bu tazminat için davacının kötüniyetli olması gerekmez, İİK 72 maddesi kapsamında tedbir kararının uygulanmış olması tazminata hükmedilmesi için yeterlidir. Bu nedenle %20 oranında tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2----- İcra Müdürlüğü’nün -----. sayılı icra takibinde asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından yatırılan toplam 2.470,36 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.738,36 TL 'nin talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 116,25 TL yargılama giderinin davacıan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine, 7-Davalı kendini vekil ile temsil ettiğinden davalı vekili için AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.