İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/259 E. 2026/63 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/259
Karar No
2026/63
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/259 Esas KARAR NO : 2026/63

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/03/2025 KARAR TARİHİ : 26/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket davalı şirkete vermiş olduğu gümrük hizmetlerinin ve ilgili harcamaların karşılığını alamadığını, faturalarda belirtilen tarihlerde davalı şirkete müvekkili şirket tarafından gümrük hizmeti verilmiş olduğunu, ancak davalı şirket aldığı hizmet karşılığında ödemesi gereken bedeli ödememiş olduğunu, bunun üzerine Büyükçekmece İcra Dairesi Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı/borçlu borca itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, bu nedenle huzurdaki davayı açtıklarını, davalının borca itirazı haksız olduğunu, davalı şirkete müvekkili şirket tarafından gümrük hizmeti verilmiş olduğunu, verilen hizmetin karşılığı tahsil edilemediğini, davalı işi uzatmak amacıyla icra takibine haksız yere itiraz etmiş olduğunu, çünkü verilen hizmete ilişkin makbuzlar ve faturalar mevcut olduğunu, yapılan gümrük işlemleri resmi işlemler olduğundan davalı adına yazılan masraflar ve ödenen harçlarda kendisine dekont edilmiş olduğunu, buna rağmen davalı şirket borcunu ödememiş olduğunu, davalı şirketin gümrük işlemlerinin müvekkili tarafından yapıldığı sabit ve belgeli olduğunu, dilekçe ekinde yapılan masraflara ilişkin dekontlar ve verilen hizmete ilişkin faturalar yer aldığını, dekontlarda ayrıntıları yazılı gümrük masraf ve harçları da yine müvekkili şirket tarafından ödenmiş olduğunu, ancak, müvekkili şirket bu hizmetinin de karşılığını alamamış olduğunu, davalı haksız itiraz nedeniyle %20’ dan aşağı olmamak üzere inkar-kötü niyet tazminatına mahkum edilerek dava masraf ve ücreti vekalete mahkum edilmesi talep ettiklerini, başkaca yasal her türlü fazlaya ait haklarının saklı kaldıklarını belirterek yukarıda izah edilen ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak sair hususlar neticesinde müvekkilinin başkaca her türlü yasal hakkı saklı tutularak, borçlu tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, takip tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesini, davalı/borçlunun % 20’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini,

dava masraf ve vekâlet ücretinin borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı .... Dış Tic. A.Ş., müvekkilinin bazı gümrük müşavirlik işlemleri konusunda eskiden hizmet aldığı bir firma olduğunu, müvekkilinin eska b.v. distribütörü olan ... A.Ş. ile .... tarafından satılan bazı ürünlerin satın alınması hususunda anlaşmaya varmış olduğunu, ... firması tarafından müvekkili şirkete kesilen faturada da teslim çeşidinin dap olduğu ve fatura tutarının dap total şeklinde belirtildiğinin açık olduğunu, müvekkili şirket tarafından, yükleme faturası, satıcının müvekkiline kestiği fatura ve söz konusu ithalat işlemine ilişkin sair kayıtlarla birlikte gönderilirken işlemin dap yükleme olduğu hususu açıkça ve ayrıca belirtilmiş olduğunu, müvekkili şirkete ait "..." mail adresinden, davacı şirkete ait .... adresine gönderilmiş olduğunu, bu hususlarda davacı şirket çalışanlarına da ayrıntılı bilgi verilmiş olduğunu, dap yüklemede, satıcı sattığı malların, alıcının belirtilen adresine teslim edilmesi için gerekli taşıma sözleşmesini yapar ve taşıma masraflarını üstlenir olduğunu, gerek yükleme faturası ve gerekse diğer belgeler, müvekkili şirket tarafından gönderilen mail ve şifahi bildirimlerle, söz konusu ithal edilen ürünlerin satıcı tarafından masrafı kendisine ait olmak üzere müvekkili şirket merkezinde müvekkiline teslim edileceğini açık bir biçimde gösterdiğini, davacı firmanın basiretli tacir olmasının yanında uzmanlık gerektiren bir faaliyet alanına sahip olduğu şüphesiz olduğunu, davacıya iletilen yükleme faturası, satım faturası ve sair evraklar, mail ile yapılan bilgilendirmelerle, işlem konusu teslimin dap (adreste teslim) olduğu açık olduğunu, dap teslim bir satım sözleşmesinde, müvekkili şirketin merkezine teslim anlamını ihtiva etmekte ve (tüm nakliye) masrafları satıcıya ait olduğu ve müvekkilinin hiçbir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını belirttiğini, satıcı malın satışı esnasında bu nakliye bedelini belirli bir şekilde satış bedeline yansıtmakta olduğunu, müvekkilinin satın aldığı mallar satıcı tarafından gümrükten alınıp müvekkili şirket merkezine gönderileceğinin gayet açık olduğu halde, davacı şirket tümüyle kendi kusuru ile üçüncü şahıs mlk nakliyat taşımacılık limited şirketi adlı bir nakliye firması ile anlaşma yaptığı ve tümüyle gereksiz masraf ve zararın doğmasına neden olduğu anlaşıldığını, bunun üzerine durum, davacı şirkete iletilmiş olduğunu, kendi hatalarından kaynaklanan gereksiz masraflara katlanmaları gerektiği belirtilmiş olduğunu,

davacı şirket ise, hatasını kabul etmiş olduğunu ve bu hatasını düzelteceğini beyan etmiş olduğunu, aldıkları avansı iade edeceklerini ve üçüncü şahsın ödemesini üstleneceklerini belirtmiş olduklarını, ancak üçüncü şahsın keseceği faturasına itiraz edilmemesi ve kayıtlarına alınması talep edildiğini, davacı şirket bu çerçevede; 19.02.2024 tarihinde "... gümrük nakliye ödemesi iade" açıklaması ile müvekkili şirkete 19.200,00-ondokuzbinikiyüz-TL tutarındaki avans iadesini yapmış olduğunu, söz konusu iadenin yapıldığı 09.02.2024 tarihinde mail ile müvekkili şirkete bildirilmiş olduğunu, davacı tarafından sehven kendi hatasıyla işlem nedeniyle, hatasını da kabul ederek ... Nakliyat Taşımacılık Limited Şirketi'ne 21.02.2024 tarihinde 18.560,00-TL ödeme yapılmış olduğunu, bu doğrultuda, müvekkili şirket tarafından davacıya 03.04.2024 tarihli ve 19.200,00-TL tutarlı yansıtma faturası kesilmiş olduğunu, davacıya iletilmiş ve davacı tarafından söz konusu yansıtma faturası kayıtlarına alınmış olduğunu, ancak bu defa kötüniyetli davacı, 09.04.2024 tarihli ve ... e-fatura numaralı hiçbir haklı ve hukuki mesnedi olmayan bir iade faturasını müvekkili şirkete göndermiş olduğunu, söz konusu mesnetsiz faturaya kadıköy 5.noterliği'nin 16.04.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilmiş olduğunu ve söz konusu fatura kayıtlarına alınmamış ve ihtarname ekinde davacıya iade edilmiş olduğunu, bunun üzerine davacı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyip kayıtlarına işlenen ve hatta taraflarınca itiraz edilen ve iade faturası düzenlenen 03.04.2024 tarihli ve 19.200,00-TL tutarlı faturaya itiraz ettiklerini ve bu çerçevede bu fatura için iade faturası düzenlediklerini belirtmiş olduklarını, davacının, kabul edip, ticari defterlerine işlediği bir faturaya ilişkin olarak iade faturası kesmesi hiçbir sonuç doğurmayacağını, taraflarınca gönderilen üsküdar .... noterliği'nin 07.05.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile belirttikleri davacının yasal süresi içerisinde itiraz etmediği, kayıtlarına işlediği ve hatta ona ilişkin olarak iade faturası kesilen faturaya ilişkin iddialarının hiçbir hukuki mesnedi bulunmadığını, kimse kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini, davacı kendi kusurunu ikrar etmiş bu doğrultuda iade ödeme dahi yapmış iken işbu davayı ikame ederek açıkça çelişkili davranış yasağına aykırı davranmış ve dürüstlük kuralına riayet etmemiş olduğunu, hukuk düzeni bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumayacağını, davacı, kusurun çalışanlarına ait olduğunu söyleyerek de sorumluluktan kurtulamaz olduğunu, keza, TBK.M.116 gereğince çalışanların verdiği zararlardan da bizzat sorumlu olduğunu ve onların neden olduğu tüm zarar ve masrafları gidermekle yükümlü olduğunu, davacı şirket, müvekkiline gönderdiği mail ile müvekkili şirketin kendileri ile çalışmayı bıraktığı, tekrar çalışmaya başlarsa yardımcı olacaklarını açıkça belirtmiş olduğunu, kendi çalışanlarının verdiği zararı, özür dileyerek üstlenen ve ödeyen davacı şirket, müvekkili şirketin kendisiyle yeniden çalışmaya başlaması için kötüniyetli alacak iddiasında bulunduğunu, davacı hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar açıkça kötüniyetli olduğunu, korunacak hiçbir haklı ve hukuki tarafının olmadığını, hakim hakkın kötüye kullanıldığını tespit etmesi durumunda, bu hususun taraflardan herhangi biri tarafından ileri sürülmesine gerek olmaksızın re'sen nazarı dikkate alınacağını belirterek yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden ötürü, usul ve yasaya aykırı dava dilekçesine karşı cevaplarının arzı ile haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptalidir. Davacı taraf Mahkememizin 22/10/2025 tarihli oturumuna gelmemiş ve mazeret de bildirmemiş olduğundan HMK'nin 150. maddesi gereğince dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. HMK'nin 150. maddesinin 5. fıkrasında davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyası işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nin 150. maddesinin 5. fıkrası gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, esas kaydının bu nedenle kapatılmasına, 2-Alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 116,6-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 16.000,03-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa geri verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.600,00 TL' nin davacıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 26/01/2026

Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/259, K. 2026/63, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-259-e-2026-63-k-b89a369dcb55