İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/215 E. 2025/931 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/215
- Karar No
- 2025/931
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/215 Esas KARAR NO:2025/931
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ :25/03/2025 KARAR TARİHİ:23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; 03.01.2024 tarihinde davalının maliki olduğu ... seri numaralı ... %100 kusurlu sürücü sevk ve idaresinde iken müvekkil şirkette kasko sigortalı bulunan ... plakalı araç üzerinde hasar meydana getirdiğini, meydana gelen hasar sonrasında müvekkil şirkete kasko sigortası ile sigortalı ... plakalı araç maddi hasara uğramış olup, ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının sorumluluğuna tekabül eden kısmının tamamı olan 4.539,00 TL'nin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, Davalıya ait ... seri numaralı ... sürücüsü, kazanın oluşumunda %100 kusurlu olup kaza sonucunda oluşan ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhinde .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile yasal takip başlatılmış ise de, davalının süresi içerisindeki itirazı ile takibin durduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş ise de davalı şirket ile anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah edilen tüm bu nedenler neticesinde; davalının itirazının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına ve ayrıca davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Müvekkili şirketin davaya konu olayda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği iddiaların hukuki mesnetten yoksun olup davanın tümden reddedilmesi gerektiğini, kazaya konu kaldırımda martının park halinde olduğunu, kazaya konu ... Karayolları Trafik Kanunu kapsamında motorlu bir araç olmadığını, müvekkil şirketin ...'lar üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığından işleten sıfatını haiz olmadığını, her ne kadar davacı tarafın dava dilekçesinde, müvekkili davalı şirketin, davaya konu olaydaki aracın işleteni olması nedeniyle sorumlu olduğunu iddia etse de müvekkil şirketin işleten sıfatı bulunmadığını, bu sebeple müvekkili davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, davalı şirketin Martılar üzerindeki hakimiyetinin yalnızca teknik servise ya da depolara çekildikleri zamanlarla sınırlı olup şarjı biten Martıların batarya değişimleri dahi %99 oranda sahada park halinde olan Martılar üzerinde, mobil ekiplerin eliyle gerçekleştirilmekte olduğunu, kullanıcılar kişi bazında değişse de müvekkiline ait Martıların sürekli olarak başkalarının kontrolü altında olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre araç üzerinde fiili tasarrufu olan kişinin meydana gelen zararlardan sorumlu olacağını, asla kabul anlamına gelmemek üzere dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan espertiz raporunda belirtilen tutarların son derece fahiş olup hasarın mahkemece belirlenecek olan bilirkişi tarafından bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin hem işleten sıfatına haiz olmaması hem de meydana gelen olayda bir kusurunun bulunmaması sebebiyle müvekkili şirkete bir sorumluluk atfedilemeyeceğinin açık olduğunu, ancak meydana gelen olayda kusur dağılımının hakkaniyetli bir şekilde yapılabilmesi ve müvekkili şirketin kusursuz olduğunun tespit edilebilmesi için uzman bilirkişiden kusur hususunda rapor alınmasını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber eğer mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil şirketin sorumluluğunun doğup doğmayacağına ilişkin sigorta uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, davacı sigorta şirketi nezdinde rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun araştırılaması gerektiğini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Meydana gelen kazada Müvekkil Şirketin herhangi bir kusuru bulunmaması nedeniyle başlatılan icra takibine karşı yapılmış olan itirazların devamına ve haksız davanın esastan reddine, Mahkeme aksi kanaatte olduğu takdirde, kusur oranının ve meydana gelen zararın doğru olarak belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı bakımından, İİK m.67 uyarınca takip tutarlarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin Davacının üzerine bırakılmasına, karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir Dava, 6102 sayılı TTK.'nun 1472. Maddesinden kaynaklanan kasko sigortacısının ödediği hasar bedelini, zarar neden olduğu iddiasıyla davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, zarardan ötürü sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Böyle bir davada sigortacı, gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 103. maddesi "Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir." şeklindedir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 4.539,00-TL asıl alacak 654,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.193,73-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 01/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın 27/12/2024 tarihinde alıcısı tarafından açıldığı, borçlunun 27/12/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 11/09/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dosyada Trafik kaza tutanağına ve kaza raporuna rastlanmadığı, Sayın Mahkemenin takdirine bağlı olarak Davacının dosyaya sunduğu Savcılık ifade tutanağı ve kaza yerinin resmi esas alındığı, Araç Kullanıcısı Müşteki ...’nın ifadesinden Kazanın olduğu sokağın ve noktanın ... mahallesi, ... sokak, No: 26 , ..., İstanbul olduğunun anlaşıldığı, ... üzerinden kaza tarihine en yakın tarih olan Ocak 2024 itibariyle alınan görüntüden anlaşıldığı üzere, davaya söz konusu aracın park edildiği sokakta Sağlı Sollu araçların park ettiği, sokakta park yasağını gösteren trafik işaretinin olmadığı ve park etmenin yasak olmadığı bir sokak olduğunun tespit edildiği, ... sürücüsünün; 2918 Sayılı KTK’nın 84/L maddesi gereğince “ Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma” kuralını ve 47/d maddesi uyarınca “Karayolundan faydalananlar, trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar” kuralını ihlal etmiş olması sebebiyle “%100 Kusurlu” olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün; aracını park yasağı olmayan yere nizami şekilde park etmiş olması sebebiyle, kaza anında aracın park halinde olması sebebiyle ve kazanın oluşmasına katkısının olmaması sebebiyle “Kusursuz” olduğu sonucu ve kanaatine varılmıştır. Araç Hasarıyla ilgili olarak; Dosyaya sunulu kaza resmi, hasar ekspertiz raporu ve onarım faturasından anlaşıldığı üzere, aracın hasarının kazanın oluş şekliyle uyumlu olduğu kanaatine varılmış olup, aracın kazada Sağ Arka kapısının değişiminin yapılmadığı, sadece onarıldığı tespit edilmekte ve 4.539 TL ( kdv dahil ) onarım bedelinin olduğu tespit edilmekte olduğu, onarımda kapının düzeltildiği ve boyandığı tespit edilmekte ve işçilik onarım tutarları 2024 yılı Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu tarifelerine bakılarak kontrol edilmiş olup, 4.539 TL’lik fatura tutarının 17.2.2024 fatura tarihi itibariyle kadri marufunda olduğu sonucu ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; davacının kasko sigortacısı olduğu ... plakalı araç park halindeyken davalının malik olduğu scooterın davacının aracına zarar verdiği iddiasıyla davcanın sigortalısına ödediği bedelin davalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği, dosya kapsamında davacı nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç pak halindeyken, davacının malik olduğu park halindeki scooterın aracın üzerine düşmesi neticesinde araçta zarar meydana geldiği, davalının malik olduğu scooterın KTK 103. Maddesi gereğince hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi olduğu, buna göre davalı tarafın maliki olduğu scooterın başkalarının araçlarına verdiği zararlardan davalının sorumlu olduğu, scooterın başkasının kullanımındayken zarar meydana gelmediğinden sorumluluğun 3. Kişiye tevcihinin mümkün olmadığı, sonuç olarak meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu, davacı tarafından talep edilen zarar miktarının kadri mağruf olduğu bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak likit olmayıp yargılama ile belirlendiğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Kafi miktarda harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.230,80-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 6.140,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 5.193,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır