İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/213 E. 2025/87 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/213
Karar No
2025/87
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/213 Esas - 2025/87 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/213 Esas KARAR NO : 2025/87

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 K. YAZIM TARİHİ : 16/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İcra takibine konu alacağın fatura alacağı olduğunu, söz konusu alacağın rehinle veya başkaca bir şekilde teminat altına da alınmadığını, ileride tahsil yönünden telafisi güç hatta imkansız olaylara sebebiyet verilmemesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkânsız hâle gelmesi söz konusu olacağından uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı adına kayıtlı taşınmaz ve araçlar ile .... Mah.....Cadde üzerinde bulunan şantiyede mevcut taşınır malları üzerine haciz konulmasına, şirket adına kayıtlı banka hesapları üzerine bloke konulmasına karar verilmesini, Davalı borçlunun Kahramankazan İcra Dairesinin ... E. sayılı takip dosyasına vaki haksız, yersiz ve tamamen zaman kazanmaya yönelik itirazının iptaliyle takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle dava konusu alacağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla enflasyon nedeniyle yaşanan TL'deki değer kaybı, alım gücünün düşmesi karşısında faizlerin yetersiz kalması ve davalının itirazının suiniyetli olması nedeniyle % 100 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, faturalar, cari hesap dökümleri, BA-BS formları, 10/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı düzenlenen faturalar nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 06/11/2024 tarihli ödeme emri ile 266.000,00 TL asıl alacak 17.840,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 283.840,22 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 11/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 14/11/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 11/12/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan 266.000,00 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. 10/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı şirket ticari defterlerinin TTK madde 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartlara uygun olarak yapıldığı, davacı ticari defterlerinin sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, yapılan incelemelerde; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, Davacı firmanın davalı firmaya aralarındaki ticari ilişki kapsamında hizmet satımında bulunduğu, uyuşmazlık konusu olarak dava dosyasına sunulan 4 adet düzenlenmiş faturalar nezdinde davalının bu alışverişe bir itirazı olmadığı, davacı firmanın davalı firmaya 2024 yılında 4 adet fatura düzenlediği, davalının düzenlenen faturalar karşılığı 30.09.2024 tarihinde 360.400,00 TL tutarında ödemesi bulunduğu, davalının başkaca bir ödemesi olmadığından, düzenlenen 4 adet faturadan, davalının davacıya 30.09.2024 tarihi itibariyle 266.000,00 TL borcu kaldığı, dava dosyasında, davalının cevap dilekçesi bulunmadığı, hizmetin yapılmadığı yönünden veya eksik yapıldığı veya tamamının ödendiğini ortaya koyacak belgenin bulunmadığı, davalının kabulünde olan ve düzenlenen 4 adet fatura sonrası yapılmış 360.400,00 TL tutarlı ödeme olduğu tespitine göre, davalının kabul etmiş olduğu ve hizmetin yapıldığını ortaya koyan 4 adet faturadan Ankara Batı İcra Dairesi.... Esas sayılı Dosyasında, 06.11.2024 icra takip tarihi itibariyle, davalının davacıya 266.000,00 TL borçlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile davacının dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafça Ba formuyla dava konusu fatura bildirilmemiş ise de; 25 Eylül 2024 Tarihli ve 32673 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 565)” ile Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form Ba ve Form Bs bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verilmiştir. Bu itibarla dava konusu fatura döneminde Ba-bs formu bildirme zorunluluğu bulunmadığından bu husus davacı aleyhine değerlendirilmemiştir. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının lehine delil olarak kabul edilen defter kayıtları gereğince hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 266.000,00 TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile; davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile takibin 266.000,00-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, 2-Alacağın (266.000,00-TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 18.170,46 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.428,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.742,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 3.428,09 TL peşin harç olmak üzere toplam 14.742,37 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 246,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 6.246,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 42.560,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/10/2025

Katip ....... e-imza Hakim ..... e-imza

Atıf: Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/213, K. 2025/87, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-213-e-2025-87-k-5538bd2dedfb