İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/209 E. 2025/1140 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/209
Karar No
2025/1140
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/209 KARAR NO : 2025/1140

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30.09.2022 KARAR TARİHİ : 23.12.2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 20.03.2020'de sürücü ---- sevk ve idaresinde olan --- plaka sayılı aracın seyir halinde iken aracın kapağının açılması neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan--- düşmesi neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili --- yaralandığını, -- plaka sayılı araç sürücüsü --- 2918 sayılı K.T.K.'nun ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, --- plaka sayılı aracın ----- tarafından sigortalandığını, müvekkiline ---. tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkili ---- söz konusu trafik kazası nedeniyle yaralanması sonucu --- Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği 04.01.2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %20 oranında malul kaldığını, fazlaya ilişikin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve zararının (maluliyetinin) giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyeti hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkilinde oluşan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri sebebi ile uğramış olduğu zararın güncel verilere göre hesaplaması yapılarak (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 3.500,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL geçici iş göremezlik, 500,00-TL bakıcı gideri, 500,00-TL tedavi masrafları olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak müvekkili davacı----- ödenmesini, yapılacak olan harç, yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesini, davanın kabulüne karar verildikten sonra ise lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava konusu somut olaya ilişkin müvekkili şirket aleyhine 31.05.2021 tarihli, ------ sayılı sigorta tahkim başvurusu neticesinde heyetçe karşı yanın başvurusu uzman bilirkişi raporları ile de sabit olacak şekilde başvuru sahibinin olayın oluşu yönünden %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, işbu karara davacı yan vekili 30.11.2021 tarihinde ------ sayılı itirazını sunduğunu ve bu itiraz neticesinde de heyetin kesin şekilde itirazın reddine karar verdiğini, ilgili kararları işbu cevap dilekçesi ekinde mahkemeye sunduklarını, davacı yanın dilekçesinde işbu hususu belirtmemesinin kötü niyetli ve haksız olduğunu, taleplerinin reddi gerektiğini, Kanunen ve Yerleşik Yargıtay İçtihatlarıyla sabit olacağa üzere kesinlemiş Tahkim Kararları ilam niteliğinde olduğunu, işbu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 97. Madde gereği; zorunlu dava şartı usulüne uygun yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, Sigorta Mevzuatı ve Ticaret Kanunu gereği sigortacıya eksiksiz ve tam bir başvuru sağlanmadığından başvurunun gerçekleşmiş sayılamayacağını, iddia edildiği gibi sürekli maluliyet oluşmadığından haksız davanın reddi gerektiğini, sürekli iş görmezlik tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyete ilişkin usulüne uygun rapor alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber kusur oranlarının belirlenmesini daha sonra tespit edilecek gerçek zarardan müvekkilinin sigortalısının kusur oranına denk gelen kısmının hesaplanmasını, müvekkili şirketin, belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir hesaplama yapılacaksa müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının SGK'dan rücuya tabi herhangi bir tazminat ve yardım alıp almadığı hususunun sorularak, bir tazminat alınmışsa bu miktarın bulunacak zarar miktarından indirilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Mortalite Tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınması gerektiğini, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetinden vazgeçmesi durumunda uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, davacının talep ettiği bakıcı ve geçici iş göremezlik zararından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, 2918 Sayılı Kanun ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca, sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilecekse dahi müvekkili şirkete eksik evrakla başvuru yapıldığı nedeniyle ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, somut uyuşmazlığa ilişkin ilam niteliğinde bir kararın mevcudiyeti dolayısıyla işbu davanın reddini, eksik evrak talepleri yerine getirilmediğinden davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddini, kusur olmaması nedeniyle davanın reddini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinden aleyhe faize hükmedilmemesini; aksi halde dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava; 20/03/2020 tarihinde, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında sigortalısı olup, dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresinde olan ----- plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin 05.03.2024 tarih, ---- esas, ---- karar sayılı ilamında; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun---- esas sayılı dosyasında mahkememiz dosyasının davacısı ---- davalı ---- aleyhine somut davaya konu trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebinde bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin ----- esas sayılı dosyası ile başvuruyu esastan incelediği, bilirkişi raporu doğrultusunda başvuranın %100 kusurlu olması nedeniyle başvurunun esastan reddine karar verdiği, davacı vekilinin karara itirazını inceleyen İtiraz Hakem Heyeti'nin 31/05/2021 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verdiği, davacının daha öncesinde Sigorta Tahkim Komisyonu ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından esastan karara bağlanan uyuşmazlıkla ilgili dava açamayacağı, kesin hüküm dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi --. Hukuk Dairesi'nin ---- esas, ---- karar sayılı ilamında; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 22.11.2021 tarihli, ----- sayılı kararında, davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine, davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarının tazmini için talepte bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunda, cenaze nakil aracının arka bölümünde yolcu olarak bulunan davacının, araçtan düşerek yaralanmasına neden olan kazada başvuru sahibinin tamamen kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı gerekçesi ile başvuru sahibinin sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti'nin 12.02.2022 tarih ---- sayılı kararı ile, itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, ancak ilk derece mahkemesince tahkim kararın saklamakla görevli mahkemeye gönderilip gönderilmediği, kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediği hususlarında inceleme ve araştırma yapılmadığı, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından kesin olarak verilen itirazın reddine ilişkin kararın, kararı saklamakla görevli mahkemeye gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine yönelik tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı için başvurulduğu, eldeki davada ise, söz konusu taleplerin yanı sıra tedavi gideri tazminatı talebinde de bulunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin kararının; koşullarının bulunması durumunda ancak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı yönünden eldeki dava için kesin hüküm teşkil edebileceği, tahkim kararının; tedavi gideri talebi yönünden eldeki dava için kesin hüküm oluşturmayacağı, davacının bu talebi yönünden yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf ilamı doğrultusunda mahkememizce Sigorta Tahkim Komisyonu'na müzekkere yazılmış, gelen müzekkere cevabında; itiraz hakemi tarafından verilen 12/02/2022 tarihli, ----- sayılı kararın, 21.02.2022 tarihinde KEP üzerinden başvurucu ve davalı tarafa tebliğ edildiği, taraflarca karara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulacağı beyanı üzerine mahkemede hakem kararına karşı saklama dosyası da oluşturulmadığı,----- sayılı karara karşı Komisyon içi başvuru yollarının tükendiği belirtilmiştir. Gelen müzekkere cevabından; hakem kararının, kararı saklamakla görevli mahkemeye gönderilmediği, bu sebeple istinaf ilamında belirtildiği gibi usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşıldığından sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı talepleri yönünden 6100 sayılı HMK 114/1-ı maddesi gereğince derdestlik sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacı taraf tedavi gideri talebinde bulunmuştur. Tedavi gideri talebi yönünden mahkememizce tahkikata devam edilmiş ve bilirkişi raporu alınması için gerekli delil avansını yatırmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede delil avansı yatırılmaz ise bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği ihtar edilmiştir. Davacı tarafça delil avansı yatırılmamıştır. Buna göre tedavi gideri talebinin ispat yükü davacıda olup davacı tarafça tedavi gideri iddiası ispat edilememiştir. İspat edilemeyen tedavi gideri talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı talepleri yönünden davanın usulden reddine, 2-Tedavi gideri tazminatı talebinin esastan reddine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından 11,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/209, K. 2025/1140, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-209-e-2025-1140-k-1887b5cc6033