İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/206 E. 2025/962 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/206
Karar No
2025/962
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/206 Esas KARAR NO :2025/962

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/03/2025 KARAR TARİHİ:29/12/2025

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin araç filosu kiralama işi yaptığını, ... plakalı aracın davalıların işleten ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarptığını, kazada aracın değer kaybettiğini ve 29 gün tamirde kaldığını, olayda davalının asli kusurlu olduğunu, davalı aracının ZMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurduklarını, 08.11.2023 tarihinde 46.500,00 TL değer kaybı ve 81.595,45 TL hasar ödemesi yapıldığını, davacı şirketin kazanç kaybına uğradığını, 29 gün boyunca aracını kiraya veremediğini, günlük kira bedelinin tespiti için İTO'ya müzekkere yazılmasını istediklerini, davalıların birlikte sorumlu olduklarını belirtmiş ve şimdilik 250,00 TL değer kaybı ve 250,00 TL kazanç kaybının davalılardan avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 21.11.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak müvekkil şirketin uğramış olduğu maddi zarar olan 3.375,00 TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının belirsiz alacak davası açtığını, hukuki yarar yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, aracın 29 gün serviste kaldığının belirtildiğini, bu süre için kazanç kaybını bilebilecek durumda olduğunu, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, kazada davalının kusursuz olduğunu, kaza anında dava dışı ... plakalı aracın aşırı süratle kavşağa girerek davalı aracına çarptığını ve savrularak park halindeki davacı aracına çarptığını, kazada esas olarak dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, öncelikle araç sürücülerinin kusurlarının belirlenmesi gerektiğini, aracın gerçek tamir süresinin bilirkişi incelemesiyle belirleneceğini, ayrıca, yakıt, bakım, amortisman giderlerinin kazanç kaybından mahsup edilmesinin gerektiğini, davacının değer kaybı bedelini ... Sigorta A.Ş.'den tahsil ettiğinden davalıdan talep edebileceği bir zararının olmadığını, kusur oranında sorumlu olacaklarını, davanın ZMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını istediklerini belirtmiş ve davanın reddini istemiştir. DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, bilirkişi raporudur. Mahkememizin 26/03/2025 tarihli tensip tutanağında; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine ve ... Sigorta Şirketine yazılan müzekkere cevapları ikmal olup davalıların cevap süresi dolup, cevap dilekçelerinde celbini talep ettikleri deliller var ise celbini müteakip dosyanın, Makine Mühendisi bilirkişiye tevdii ile, kusur, ... plakalı aracın değer kaybı ve varsa davacının kaza nedeniyle gelir kaybına ilişkin rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 30.06.2024 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Rapor özetle;" Dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre 24.04.2023 günü saat 09:20 sıralarında ... Mahallesi sanayi sitesi içinde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla 1476. Caddeden kendisine hitap eden YOL VER levhasını dikkate almadan kavşağa girdiğinde solundan düz seyirle gelen ... plakalı araçla çarpışmış ve savrulan araç park halindeki ... plakalı araca çarpmıştır. Kusur Yönünden Yapılan İnceleme Ve Kanaat: Tutanağa göre bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymamaktan asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün kavşağa yaklaşırken yavaşlamamaktan tali kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre: Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak: Madde 52 – Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak Zorundadır. Ayrıca: Kavşaklarda geçiş hakkı: Madde 57 – (Değişik: 17/10/1996-4199/23 md.) Kavşaklarda aşağıdaki kurallar uygulanır. a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar. b) Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda; 1. Bütün sürücüler geçiş üstünlüğüne sahip olan araçlara, 2. Bütün sürücüler doğru geçmekte olan tramvaylara, 3. Doğru geçen tramvay hattı bulunan karayoluna çıkan sürücüler bu yoldan gelen araçlara, 4. Bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara, 5. Tali yoldan anayola çıkan sürücüler anayoldan gelen araçlara, 6. Dönel kavşağa gelen sürücüler dönel kavşak içindeki araçlara, 7. Bir iz veya mülkten çıkan sürücüler, karayolundan gelen araçlara, Geçiş hakkını vermek zorundadırlar. Dava konusu olayda davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı aracıyla tali yol üzerinde seyri sırasında anayol kavşağına yaklaşırken hızını azaltması, daha dikkatli ve tedbirli araç kullanması, kavşağa girişte mutlaka durması ve anayoldan gelen ve hızı nedeniyle emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış olan davacı aracının geçmesini beklemesi, bu aracın geçişinden sonra kavşağa girmesi gerekirken bu kurallara uymadığından, dikkatsiz ve dalgın seyrettiğinden olayda % 75 oranında asli kusurludur. Dava dışı ... plakalı aracın sürücüsü ... ise, çarpışmanıın şiddetinden anlaşıldığı üzere aracıyla kavşağa yaklaşırken mutlaka yavaşlaması, daha dikkatli ve tedirli araç kullanması gerekirken bu kurallara uymadığından, kavşağa yaklaşırken yavaşlamadığından olayda % 25 oranında tali kusurludur. Davacı aracı ise yerleşim yeri içinde park için ayrılmış yerde kurallara uygun şekilde park halinde olduğundan sürücüsü kusursuz bulunmuştur. Değer Kaybı Yönünden Yapılan İnceleme: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130-E 2002/4512-K sayılı ilamında "…tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir…" denilmektedir. Araçlarda oluşan değer kaybının, araçtaki kaporta ve şasi hasarıyla doğru orantılı olacağı tartışmasızdır. Kaporta saçlarının düzeltilip yeniden boyanma işlemleri sonucu bu parçalardaki orijinal boya kalınlığı değiştiğinden, şasi parçalarında yapılan düzeltmeler ise parçanın orijinal mukavemetine ulaşmasını sağlamadığından bu durum araçta kalıcı hasar izi oluşmasına neden olmakta ve aracın ikinci el değerini düşürmektedir. Araçta kalıcı hasara neden olmayan tampon, cam, far, gibi plastik parçaların ve radyatör, fan motoru, vb. gibi vidayla ve cıvatayla değiştirilen mekanik parçaların değer kaybı oluşturmadığı bilinmektedir. ... Tic. San. A.Ş. tarafından düzenlenen 06.06.2023 tarihli faturanın incelenmesinden davacıya ait ... plakalı ... tipi 2020 model olup 86.050 Km'deki araçta yapılan ve değer kaybına etki etmesi muhtemel işlemlerin: Değiştirilen parçalar: sol ön kapı, sol arka kapı, sol arka çamurluk, sol marşpiyel, düzeltilen parçalar: sağ arka çamurluk, olduğu toplam hasar miktarının 81.595,45 TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan TRAMER sorgulamasında, başvuru konusu aracın 16.08.2022 tarihli bir kazasının daha olduğu belirlenmiştir. Araçta yapılan onarım işleminin, orijinal yedek parçalarla ve yetkili serviste yapıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el hasarsız piyasa rayiç satış değeri, yapılan piyasa araştırmasına göre, aracın kiralık olarak kullandırıldığı ve bir eski kazasının daha olduğu, rutin pazarlık payı da düşüldüğünde ekte sunulan belgelerde de görüldüğü üzere ortalama 250.000,00 TL'dir. Aracın markası ve modeli, ikinci el satış işlemin kolaylığı, Pazar payı, tercih yoğunluğu, tamir işleminin orijinal parçalarla yapıldığı, hasarın ağır nitelikli ve kaporta ve şasi kısımlarında oluştuğu, dava konusu kazadan önce maddi hasarlı trafik kazasına karışmadığı aracın kazadan önceki ikinci el hasarsız değerinin 250.000,00 TL olduğu, aracın başvuran tarafından özel binek araç olarak kullandırıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, yapılan piyasa araştırmasına ve ikinci el araç satışı yapılan internet sitelerinde yapılan araştırmaya göre dava konusu aracın kazadan sonra onarılmış haldeki satış değerinin 188.000,00 TL olduğu, araçta 62.000,00 TL arasında bir değer kaybı oluştuğu tespit edilmiştir. Davalı sürücü olayda % 75 oranında kusurlu olduğundan davacının davalılardan talep edebileceği değer kaybı zararı kusur oranına göre 46.500,00 TL'dir. Davalılar aracının ZMS sigorta poliçesini temin eden şirketin davacıya 46.500,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla davacının davalılardan talep edebileceği bakiye değer kaybı zararı mevcut değildir. Araç Kiralama Zararı Yönünden İnceleme: Yargıtay kararlarına göre araç mahrumiyet zararının belirlenmesinde aracın tamirde kaldığı sürenin değil, makul tamir süresinin dikkate alınması gerekmektedir. Yargıtay 17. H.D. 2019/2260 E. 2020/5521 K.13.10.2020 T. Kararı “Aracın makul tamir süresinin belirlenmesi konusunda ek rapor alınıp, bu zarar kalemi yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, Dairemizin önceki bozma ilamında belirtilmiş olmasına rağmen, aracın onarım için servise giriş- çıkış tarihleri arasındaki süreyi makul tamir süresi kabul ettikten sonra, bu sürenin 4 günlük bölümü için kazaya neden olan davalı gerçek kişilerin ve 12 günlük bölümü için kasko şirketi olan davalının sorumlu olduğu yönünde görüş bildiren yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiği görülmektedir. Davacı aracının kazada oluşan hasarının nitelik ve niceliği de dikkate alınarak (kasko şirketinden ya da kasko şirketinin anlaşmalı servisi olan işletmenin eksiğinden kaynaklanan hususlar dikkate alınmadan) makul tamir süresi belirlemesinin yapılması için, farklı bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınıp kazanç kaybı talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru değildir.” Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve 2021/26777 E. 2022/11236 K. sayılı kararı “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Yargıtay’ın kararlarında da açıkça vurguladığı üzere; araç mahrumiyeti tazminatı ile ilgili önemli bir husus da kazaya uğrayan aracın nasıl kullanıldığı ile aracı kullanan kişinin gittiği güzergahı zaten araç kullanılsaydı da gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderlerdir. Belirlenecek olan bu giderler, araçtan yoksun kalma tazminatından indirilir. Nitekim yakıt gideri gibi giderler söz konusu trafik kazası ile ilgili olmayan her durumda araç sahibi tarafından karşılanması gereken giderlerdir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/15596 E. , 2017/156 K. Sayılı ve 17.1.2017 tarihli kararında; ''Davaya konu kaza sonucunda araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın, araç mahrumiyeti bedelinin tespiti hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Tabi bu yapılırken, kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderlerin de indirilmesi gerekmektedir. '' Davacı şirketin aracının onarımı, araçtaki hasarın ağırlığı, aracın markası ve modeli, üretim şekli, yedek parça temin kolaylığı, tamir servislerinin çokluğu hususları da dikkate alındığında kaza tarihinden itibaren 10 iş gününde tamamlanabilir. Davacı şirketin aynı marka ve model bir aracı kiralaması gerekir. Aynı marka ve model bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama gideri 650,00 TLdir. Dolayısıyla davacının 10 gün için toplam araç kiralama gideri 6.500,00 TLdir. Aynı sürede davacı şirketin kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman sabit giderler ve gelir vergisi tasarrufları olarak 2.000,00 TLnin düşülmesiyle gerçek araç kiralama zararı 4.500,00 TL olmaktadır. Davalı sürücü olayda % 75 oranında asli kusurlu olduğundan davacının davalılardan talep edebileceği araç mahrumiyet zararı 3.375,00 TL'dir .Yukarıda açıklandığı üzere: Dava konusu olayda davalı sürücü ...'nın % 75 oranında asli kusurlu olduğu, Dava dışı sürücü ...'ın % 25 oranında tali kusurlu olduğu, Davacının talep edebileceği bakiye araç değer kaybı zararının olmadığı, Davacının talep edebileceği araç kiralama giderinin 3.375,00 olduğu " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır. Mahkememizin 07/07/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında; Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde bildirdiği tanıkları ... (TC: ...) ve ... (TC: ...) dinlenmesi için talimat yazılmasına karar verilmiştir.Davalı tanığı ... beyanında; "Ben ... Mühendislik şirketinde çalışıyorum, ben kaza anında davalıya ait dolmuştaydım, 4 yol halinde ki bir kavşaktan geçerken sol taraftan diğer araç frensiz ve süratli bir şekilde bulunduğumuz araca çarptı ve daha sonra park halindeki araçlara çarptı, bulunduğum aracın hızı yavaştı, kontollü bir şekilde kavşağa girmişti." Davalı tanığı ... beyanında; "Ben ... Mühendislik şirketinde çalışıyorum, ben kaza anında davalıya ait dolmuştaydım, 4 yol halinde ki bir kavşaktan geçerken sol taraftan diğer araç frensiz ve süratli bir şekilde bulunduğumuz araca çarptı ve daha sonra park halindeki araçlara çarptı, bulunduğum aracın hızı yavaştı, kontollü bir şekilde kavşağa girmişti" ifadelerinde bulunmuştur. GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava;Davacıya ait ... plakalı araç ile davalı şahsın sürücüsü, davalı şirketin işleteni olduğu belirtilen ... plakalı araçların 24/04/2023 tarihinde kazaya karıştığı, kazada davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu ve davacı aracının hasarlandığı iddiası ile davacının davalılardan değer kaybı ve kazanç kaybı talebine ilişkin dava olduğu, davalılar vekilinin usul ve esasa ilişkin itirazlar içeren cevap dilekçesi ile davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve dosyaya ibraz edilen rapor birlikte değerlendirildiğinde; gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın tali yol üzerinde seyri sırasında anayol kavşağına yaklaşırken hızını azaltması, karşı aracın geçiş önceliğine riayet etmemesi nedeniyle kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, davacı aracında kaza vı onarım sonrası kaza öncesi rayiç değerine göre 46.500,TL değer kaybı oluştuğu bu zararın davalıar aracının ZMS sigorta poliçesini temin eden şirketin davacıya 46.500,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla davacının davalılardan talep edebileceği bakiye değer kaybı zararının bulunmadığı, davacı aracının tamirde kaldığı günlük kira bedeli amortisman ve davalı tarafın kusur oranı dikkate alınarak, davacının davalılardan talep edebileceği mahrumiyet bedeli alacağının 3.375,00 TL olduğu, yaralanma içermeyen maddi hasarlı kaza tarihinin 24.04.2023 olduğu davacının dava dilekçesinde belirsiz alacak tanımlamasıyla 19.03.2025 tarihli dava dilekçesi ile 250,00 TL mahrumiyet bedeli talep ettiği, mahkememizin 26.03.2025 tarihli 11/a nolu tensip kararı ile davacı tarafından belirnebilir nitelikte olduğundan davacının araç mahrumiyet bedeli talebi yönünden davanın HMK.109/1 maddesi gereği kısmi dava olarak görülmesine karar verildiği, 2918 sayılı yasanın 109/1 maddesi gereği zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğu, ıslah tarihinin 24.04.2023 olan kaza tarihinden itibaren 2 yıl 7 ay süre geçtikten sonra 24.11.2025 tarihinde yapıldığı, davalının ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunduğu 29.01.2025-24.02.2025 döneminde 26 gün boyunca zaman aşımı süresinin durduğu dikkate alınsa bile ıslahın zaman aşımı süresi dolduktan sonra yapıldığı gözetilerek, davanın kısmen kabulüne, 250,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 24/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin 30/11/2025 tarihli ıslah talebinin, davalı tarafın zaman aşımı itirazı dikkate alınarak reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 250,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 24/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkin 30/11/2025 tarihli ıslah talebinin, davalı tarafın zaman aşımı itirazı dikkate alınarak reddine, 3-Davacının araç değer kaybına ilişkin talebinin reddine, 4-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından (615,40 TL peşin harç + 53,37 TL ıslah harcı olmak üzere ) toplam 668,77 TL mahsubu ile artan 53,37 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 250,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T(Madde 13/3) göre tazminat davalarında red vekalet ücreti kabul vekalet ücretine geçemeyeceğinden, 250,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan (702,90 TL ilk masrafı+ 1.210,00 TL posta masrafı+ 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) toplam 6.912,90 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına (% 7,40 kabul ) nazaran 511,55 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 9-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 10-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.700,00 TL nin red ve kabul oranına ( % 7,40 kabul ) nazaran 347,80 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 4.352,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Tarafın yokluğunda, HMK 341/2 maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/206, K. 2025/962, T. 29.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-206-e-2025-962-k-d7630e5485b3