İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/190 E. 2025/216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/190
Karar No
2025/216
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/190 Esas - 2025/216 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/190 Esas KARAR NO : 2025/216

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/01/2025 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 K. YAZIM TARİHİ : 29/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.10.2024 tarihinde, davali ....'nın maliki olup davalı ... Sigorta A.Ş.ne de trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ....'nın kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıya ait aracın hasarlanmasına ve değer kaybına uğramasına neden olduğunu, ayrıca aracın tamiri sürecinde davacının aracından mahrum kaldığını, davacıya ait araç hasar bedelinin indirimsiz ve de KDV dahil olarak belirlenmesi gerektiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL hasar bedeli, 30.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecekavans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere), 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile yalnızca davalılar .... ve .... 'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 10/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 50,00 TL olan hasar bedeli taleplerini 14.087,00 TL'ye; 30.000,00 TL olan değer kaybı bedeli taleplerini 75.000,00 TL'ye, 50,00 TL olan araç mahrumiyet bedeli taleplerini de 36.300,00 TL'ye yükseltmiş olup; Bakiye hasar bedeli olan 14.087,00 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinin maddi zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olduğu ve ZMMS poliçe teminat limitinin dava açıldıktan sonra tüketildiği hususu dikkate alınarak yalnızca ... ile ....'ndan ; Değer kaybı bedeli olan 75.000,00 TL değer kaybı talebinin dava açıldıktan sonra limit dahilinde ödenen 34.866,40 TL'lik kısmının tüm davalılar yönünden konusuz kaldığına, bakiye 40.133,60 TL'nin yalnızca ... ile ....'ndan ; Araç mahrumiyeti için 36.300,00TL araç mahrumiyet bedelinin yalnızca davalılar ... ile .....'ndan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında araç başına 200.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacı tarafa 165.133,60 TL hasar bedeli ile 34.866,40 TL de değer kaybı ödemesi olmak üzere toplamda 200.000,00 TL ödeme yapılmakla, sigorta teminat limitinin tüketildiğini, dolayısıyla açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, 23/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. 26/10/2024 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalılar ... ait ve .... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait .... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur. Dosyaya kazandırılan 23/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı ...'nın maliki olup davalı ... Sigorta A.Ş.ne de trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ....I'nın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/a-b. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, ... plakalı araç sürücüsü davacı ....'in meydana geler kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 179.220,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa .....Bankası üzerinden 21.11.2024 tarihinde 165.133,60 TL hasar bedeli ödemesinin yapıldığı anlaşılmakla, davacının bakiye hasar bedeli talebinin (179.220,00 TL — 165.133,00 TL) = 14.087,00 TL olacağı, davalıların da 2918 sayılı KTK.nun 85 ve 91. maddeleri gereği sorumluluklarının olacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 75.000,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ... Bankası üzerinden 30101.2025 tarihinde 34. 866,40 TL değer kaybı bedeli ödemesinin yapıldığı anlaşılmakla, bakiye değer kaybı bedeli talebinin (75.000,00 TL — 34 .866,40,00 TL) = 40.133,60,00 TL olacağı, davalıların da 2918 sayılı KTK.nun 85 ve 91. maddeleri gereği sorumluluklarının olacağı, davacının tamir süresi eşdeğer ikame araç yoksunluk kaybının 36.300,00 TL olacağı ve bundan da sadece ... plakalı araç işleteni davalı ... ve davalı sürücü ...'nın sorumlu olacakları..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili 30/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile taleplerini artırarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli ve değer kaybı zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen, dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise araç sürücüsü ve malikinin müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından davanın kabulüne, kazaya sebebiyet veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesi gerektiğine ve sigorta şirketinin temerrütünün kısmi ödeme tarihinde, diğer davalıların temerrütünün ise haksız fiil hükümleri çerçevesinde kaza tarihinde oluşacağına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin dava açılmadan önce 165.133,60 TL hasar bedeli ödemesi, dava açıldıktan sonra ise 34.866,40 TL değer kaybı ödemesi yaparak poliçe limitlerini doldurduğu ve sorumluluğunu tükettiği anlaşılmaktadır. Ancak dava açıldığında poliçe limitleri henüz tükenmediğinden ve bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan ve dava açıldıktan sonra ödenen değer kaybı tazminatı olan 34.866,40 TL konusuz kaldığından bu miktar yönünden davalı sigorta şirketi aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine HMK'nın 331.maddesi gereğince hükmedilmiş, bakiye kalan miktar yönünden ise poliçe limileti dolduğundan sadece gerçek kişi davalılar aleyhine hüküm kurulmuştur. Yine hasar bedeli yönünden sigorta şirketi aleyhine tazminat çıkmasa da dava açıldığı tarihte limit tükenmediğinden ve dava açmakta davacının hukuki yararı bulunduğundan HMK'nın 331.maddesi gereği reddedilen miktar üzerinden davalı sigorta lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-14.087,00-TL bakiye hasar bedeli tazminatının olay tarihi olan 26/10/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve .... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, faiz türüne yönelik fazla talebin reddine, Davalı sigorta şirketinden talep edilen hasar bedeli tazminatının reddine, 2-40.133,60-TL değer kaybı bedeli tazminatının olay tarihi olan 26/10/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve .... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, faiz türüne yönelik fazla talebin reddine, Tüm davalılara karşı yöneltilen bakiye 34.866,40 TL değer kaybı tazminatı talebi hakkında bu talep yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 3-36.300,00 TL araç mahrumiyeti nedeniyle belirlenen zararın olay tarihi olan 26/10/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, faiz türüne yönelik fazla talebin reddine, 4-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 6.203,96 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harç ile 2.142,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye kalan 3.446,56 TL'nin davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, HMK 331 md. uyarınca dava açıldığındaki davacının haklılık durumu gözetilerek takdiren tamamının davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 2.142,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.460,30 TL harcın davalılar ... ve .... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.991,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 7.991,00 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 34.866,40 TL ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 7-Reddedilen 50,00 TL hasar bedeli yönünden Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, HMK 331 md.uyarınca dava açıldığındaki davacının haklılık durumu gözetilerek, davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/11/2025

Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/190, K. 2025/216, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-190-e-2025-216-k-46ad33706ad7