İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/184 E. 2026/210 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/184
Karar No
2026/210
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/184 KARAR NO : 2026/210

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH : 15/03/2024 KARAR TARİHİ : 31/03/2026

---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas,----- Karar sayılı yetkisizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---- plakalı aracın sahibi olduğunu, müvekkile ait araca ------ plakalı aracın çarpması sonucu kazanın gerçekleştiğini, söz konusu kazaya ilişkin düzenlenen 19/11/2023 tarihli kaza tutanağında müvekkile ait araç sürücüsünün beyanına göre “Anayola çıkarken yan yoldan gelen ---- model -- plakalı araçla çarpıştık" şeklinde, ----- plakalı araç sürücüsünün beyanına göre “Anayolda giderken talî yoldan çıkan araçla çarpıştık" şeklinde kazanın meydana gelişinin açıklandığını, kaza tutanağından anlaşılacağı üzere kazanın oluşumunda ------ plakalı aracın asli kusurlu olarak belirlendiğini, müvekkilinin aracının hasar almasından ötürü bu kaza sebebiyle maddi olarak zarara uğradığını, müvekkilinin aracının tamiri için sunulan faturada görüleceği üzere 15.199,20 TL ödeme yapıldığını, ancak kazada kusur durumu tartışmalı olduğundan davalının hangi miktarda sorumlu olduğunun tespit edilemediğini, yine araçta kaza sebebiyle değer kaybı oluştuğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi incelemesi sonrasında ıslah ve artırmak üzere HMK 107. maddesi uyarınca müvekkilin finansal kiraladığı aracında oluşan hasar bedeli için 100,00 TL, değer kaybı için 100,00 TL olmak üzere şimdilik toplamda 200,00 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, ---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 12/08/2023-12/08/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00 TL olduğunu, usule ve esasa ilişkin itirazları olduğunu, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmediğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAFAHAT ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2024 tarih, ---- Esas,----- Karar sayılı kararı ile "1- HMK 6 ve 10. maddeleri dikkate alınarak davanın mahkememiz açısından yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın USULDEN REDDİNE. Mahkememizin yetkisizliğine, 2- Taraflardan birinin 6100 sayılı kanunun 20. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli ve yetkili ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" dair karar verilerek mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydedildiği görülmüştür.

Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. Davalı sigortaya yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 19.11.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacının finansal kiraladığı ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı olan ----- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ---- plakalı araçta hasar alacağı ve değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 200,00 TL tazminat davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Dosyada, davalı tarafın zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 25.09.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/b-5 ve 84/h maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %100 kusurlu olduğu, ----- plakalı araç sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı, 09.10.2020 tarihinde resmi gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararına göre, değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriterinin esas alınacağı, ---- plaka sayılı aracın değer kaybının 55.000,00 TL olabileceği, ------ plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, değişen parça bedelleri ile işçiliklerin kadri maruf ve 15.199,20 TL olduğu, zarar poliçe limiti dahilinde olmakla birlikte, ------ plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması sebebiyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, davacının davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı rapor edilmiştir.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden bir rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar davacı tarafça değer kaybı ve hasar alacağı yönünden dava açılmış ise de, ----- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması sebebiyle davacı tarafın davalı taraftan herhangi bir alacağı bulunmadığı tesptine bağlı olarak, davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla, davacı tarafın 31.03.2026 tarihli celse için sunduğu mazeretinin, davanın basit usule tabi olması, usuli ve esas ilişkin işlemlerin tamamlanmış olması ve yargılamada hedef sürenin sağlanması hususları bir bütün olarak gözetilerek, vekil-müvekkil arasında sonuç doğurmak ve talik sebebi olmamak üzere kabulüne karar verilerek yargılamaya son verilmiş, netice olarak sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubuyla bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/184, K. 2026/210, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-184-e-2026-210-k-68d496c04875