İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/158 E. 2025/608 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/158
- Karar No
- 2025/608
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/158 ESAS KARAR NO : 2025/608 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ---------Ş., yurt içi ve yurt dışı hava, kara ve deniz taşımacılığı ile komisyonculuğu faaliyetlerinde bulunan -------- merkezli alanında öncü uluslararası bir şirket olduğunu, Bu doğultuda, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket ile yine göndericisinin davalı borçlu şirket olduğu bir takım ticari malların -------- -------- ve -------- ülkelerine uçak taşımacılığı yoluyla taşınması hususunda anlaştığını, müvekkili şirket söz konusu uluslararası uçak taşımacılıklarını eksiksiz bir şekilde gerçekleştirdiğini ve buna istinaden taraflar arasındaki anlaşmaya da uygun bir şekilde, müvekkili şirket tarafından davalı borçlu şirkete --------- nolu 20/08/2024 tarihli vergiler dahil 5.455,00 USD tutarlı, ---------nolu 23/08/2024 tarihli 4.650,00 USD tutarlı, --------- nolu 04/09/2024 tarihli 335,00 USD tutarlı, --------- nolu 20/08/2024 tarihli 10.000,00 USD tutarlı "Navlun", "Acenta Ücreti" ve "Kargo Teslim Alma Ücreti" açıklamalı 4 adet fatura düzenlediğini, davalı borçlu şirketin borcun ödenmesi hususunda müvekkili şirketi sürekli oyalamış ve müvekkili şirketin tüm iyi niyetli yaklaşımlarına rağmen alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine müvekkili şirket söz konusu faturalar/cari hesap (açık hesap) alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu şirket aleyhine --------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatmışsa da davalı borçlu tarafça haksız olarak icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalı borçlu tarafça söz konusu faturalara TTK m.21/2 hükmü uyarınca 8 gün içerisinde itiraz da edilmemiş olup bu nedenle mezkur faturanın içeriğinin de kesinleştiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca davalı borçlunun aksini yazılı deliller ile de ispat edemediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, davalı borçlu şirketin alacağı sürüncemede bırakma maksatlı kötü niyetli olduğunun da kuşkusuz olduğunu, alacak temelde faturalara dayandığından alacağın miktarının belli olduğunu, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının borçlu tarafından da bilindiği, bir başka deyişle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğu izahtan vareste olduğunu, dolayısıyla alacağı sürüncemede bırakma kastıyla kötü niyetli olarak itiraz ederek --------- İcra Müdürlüğü --------- E. sayılı icra takibinin durmasına sebebiyet veren davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, arabuluculuk görüşmesi sonucu anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile davalı borçlu şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak--------- İcra Müdürlüğü--------- E. sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirket aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine ---------- İcra Dairesi ---------- E. Sayılı dosya ile başlatılan icra takibine itirazda hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, icra takibinde dayanılmayan bilgi ve belgelere itirazın iptali davasında dayanılmasına muvafakatlarının bulunmadığını, icra takibinde borcun sebebi "cari hesap ekstresi" olarak belirtildiğini, ancak taraflar arasında tanzim edilen bir cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacının alacağını, cari hesap sözleşmesini ve hesap devresi sonunda alacağını talep ettiğini ispatlaması gerektiğini, huzurdaki davada ise cari hesap sözleşmesine değil, faturalara dayanıldığını, icra takibinde gösterilmeyen nedenlerin ileri sürülmesini kabul etmediklerini, cari hesap sözleşmesinin TTK m.89/I uyarınca yazılı şekil şartına tabi olduğunu, taraflar arasında yazılı olarak tanzim edilen bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı gibi, cari hesaba istinaden alacağın talep edilmesi de ancak hesap devresi sonunda mümkün olacağından, davacı tarafın öncelikle yazılı sözleşme bulunduğunu, ilaveten cari hesap devresi sonunda iddia edilen alacağın talep edildiğini ispatlaması gerektiğini, Yerleşik yüksek mahkeme kararlarında belirtildiği gibi alacaklı taraf, icra takibinde dayanmadığı nedenlere itirazın iptali davasında dayanamayacağını, mezkur icra dosyasında alacaklı cari hesap sözleşmesine dayandığını, huzurdaki davada faturadan kaynaklanan alacak olduğu iddia edildiğini, taraflar arasında döviz cinsinden düzenlenen faturaların ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeneceğine ilişkin herhangi bir anlaşma olmadığını, Vergi Usul Kanunu'na göre işletmenin muhasebesiyle ilgili defterlerdeki kayıtların Türk Lirası cinsinden düzenlenmesinin zorunlu olduğunu, alacığın türüne ve faize itiraz ettiklerini beyan ederek müvekkili aleyhine açılan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali davasıdır.Taraf vekilleri 11/07/2025 tarihli dilekçe ile; davadan feragat ettiklerini yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmişlerdir. 6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, açılan davadan feragat edilmiş olduğundan, yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli harç dava açılırken peşin olarak yatırıldığından tekrardan alınmasına yer olmadığına, 3-Artan gider avansı bulunması ve talep etmesi halinde gider avansının talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı tarafından vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7- 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca --------- tarafından karşılanan 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, Tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/07/2025