İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/157 E. 2025/741 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/157
Karar No
2025/741
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/157 Esas KARAR NO:2025/741

DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:04/03/2025 KARAR TARİHİ:19/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlu arasında 08.11.2023 tarihinde Genel Kredi sözleşmesi akdedildiğini, ve borçluya kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalının hesapları kat edildiğini, kredi alacağının muaccel hale geldiğini, ödeme yapmayan borçluya icra takibi başlatıldığını ancak borçlu kötü niyetle takibe itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı/borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı banka kredi alacağına ilişkin, davalının takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalıdan mahkememizce de kabul görmesi halinde 21.08.2023 takip/temerrüt tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 357.034.85 TL asıl alacak 14.143.99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 371.178.84 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, 83.231.69 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 26.52 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceğini, 14.889.09 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 26.52 ve TCMB tarafından deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceğini, 258.914.07 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 44.54 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceğini, takip talebiyle istenen 1.453.06 TL masraf kalemlerinin dayanak belgesinin ibraz edilmemiş olması nedeniyle bu aşamada istenemeyeceğini, ancak dayanak belge ve makbuzlarının ibrazı halinde yukarıda tarafınca hesaplanan alacak tutarına bu tutarları aşmayacak miktarda belirlenen masrafların da eklenmesinin mümkün olduğunu, eğer bu kalemlerin içinde faiz ve benzeri gibi eklentiler var ise masraf ve diğer masraf adı altında talepte bulunulduğundan taleple bağlılık ilkesi gereği talebiyle bağlı kalacağı ve masraf kalemlerinin belgesini sunması gerektiğinin mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4453 E., 2021/6292 K. sayılı ilamıyla ve "gayri nakdi alacak yönünden ise davacı banka tarafından verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden icra takibine geçilmesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının gayri nakdi alacak yönünden kaldırılmasına, davalılar hakkında gayri nakdi alacağa yönelik itirazın iptali için açılan davanın reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı, davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile atıfet süresi sona ermeden icra takibine geçilmesinin TMK m.2'ye aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2627 E., 2020/4963 K. sayılı ilamıyla ve "nakdi alacağın ödenmesi ve gayri nakdi alacağın depo edilmesi için 7 günlük süre verildiği, atıfet süresi dolmadan 09.05.2016 tarihinde icra takibinde bulunulduğu anlaşıldığı, davacı banka ihtarnamede belirtilen atıfet süresi dolmadan takip tarihi itibariyle istenebilir bir alacak bulunmadığı halde takip başlattığından davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönden de yerinde bulunduğu gerekçesiyle davalı Pirali Bakır hakkındaki davanın reddi yerine davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından (ve işbu karara karşı davacı banka vekili ile davalı Piralı Bakır vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı ...'in ise istifnaf kanun yoluna başvurmadığı anlaşıldığından) davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Piralı Bakır vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının istinafa gelen davalı Piralı Bakır yönünden kaldırılmasına" gerekçesi ile atıfet süresi dolmadan takip tarihi itibariyle istenebilir bir alacak bulunmadığı halde takip başlatılması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. İstanbul Bam 13.Hukuk Dairesinin 2024/849 Esas, 2024/1002 Karar sayılı ilamında "Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 7 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bir başka anlatımla davacı banka tarafından muacceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiştir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 03/04/2019 tarih ve 2017/4707 Esas 2019/2247 Karar sayılı ilamı). Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden 11/05/2023 tarihinde icra takibine geçilmesi TMK'nun 2. maddesine aykırıdır. Hal böyle olunca takip tarihi itibariyle davalıların muaccel hale gelmiş istenilebilir bir borçları bulunmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetildiğinde; mahkemece, davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile ertelenen atıfet süresi bitmeden icra takibi yapılmasının TMK'nın 2.maddesine aykırı olduğu ve bu şekilde usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında 08/11/2023 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, bu kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak sebebiyle davacı tarafından davalıya 02/08/2023 ve 10/08/2023 tarihli hesap kat ihtarlarının gönderildiği ve ihtarlarla birlikte 7 gün süre verildiği, 02/08/2023 tarihli ihtarnamenin davalıya 14/08/2023 tarihinde, 10/08/2023 tarihli ihtarnamenin ise davalıya 21/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davaya konu takibin ise ... İcra Dairesinin ... E.sayılı dosyası ile 21/08/2023 tarihinde başlatıldığı yani takibin hesap kat ihtarlarıyla verilen süre dolmadan açıldığı, bu durumun TMK m.2'ye aykırı olduğu ve takip tarihi itibariyle istenebilir bir alacak bulunmadığı gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.243,21 TL harcın mahsubu ile artan 3.627,81 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/157, K. 2025/741, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-157-e-2025-741-k-68b6e61a4eff