İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1547 E. 2026/399 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1547
Karar No
2026/399
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVACI : 2- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. Av.

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 08/12/2015 KARAR TARİHİ : 09/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dilekçesinde, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyasından huzurdaki davanın ikamesi için ...'e yetki verildiği, ... oğlu ... ile davalı banka arasında 12/04/2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiği, ayrıca limit arttırım protokolü ile kredi limitinin yükseltildiği, ...'nin de genel kredi sözleşmesine ve limit arttırım protokolüne kefil yapıldığı, sözleşmelerin imzalandığı 12/04/2012 tarihi ve taşınmazları üzerine ipotek tesis ettiği 27/09/2011 ve 07/10/2011 tarihlerinde ...'nin akıl sağlığının yerinde olmadığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyasından alınan ... Hastanesinin 11/11/2015 tarihli sağlık kurulu raporunda, ...'nin yapacağı hukuki muamelelerinin hukuksal açıdan anlam ve sonuçlarının bilincinde olmadığını, kendisine vasi tayini gerektiğinin belirtildiği, ...'nin 2007 yılından beri akıl hastalığının malum olduğunu, kredi sözleşmesinde yer alan imzanın ...'ye ait olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi halinde, ...'ye ait olmadığı ve imza dahi atamadığının tespit olunacağı, bankanın kötü niyetli hareket ettiği iddia edilerek davanın kabulü ile davacı ...'nin 12/04/2012 tarihli sözleşmedeki kefaletinin ve taşınmazları üzerine davalı banka lehine tesis ettiği 27/09/2011 ve 07/10/2011 tarihli ipoteklerin iptaline, davacı ...'nin ... 6. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyası ve 12/04/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden kefil sıfatı ile borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Kredinin kullandırıldığı dönemde ... vesayet altında olmadığı, müvekkili bankada kredi sözleşmesi imzalarken ve tapu müdürlüklerinde ipotek tesis ederken bilinçli ve duruma uygun hareketler içinde olduğu, dava dilekçesinde yer alan iddiaların asılsız olduğu, ... Tapu siciline kayıtlı taşınmazların ipotek tesis işlemlerine ait 07/10/2011 tarihli kamera kayıtlarının temin edildiği, kamera kayıtlarında da görüleceği üzere ...'nin oğlu ... ile bizzat tapu müdürlüğüne gittiği, o dönemdeki müvekkili banka görevli personelin de huzurunda tapu memurunun ...'nin yüzüne karşı ipotek işlemleri ile ilgili bilgileri okuyarak şahsın imzalarını aldığı, ...'nin ipotek işlemlerini de kabul ederek imzasını da bizzat kendi elleriyle attığı iddia edilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER VE DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Taraf delilleri toplanmış, davacı ...'nin tedavi belgeleri celp edilmiş, adli tıp kurumundan akıl sağlığı ile ilgili rapor alınmıştır. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/... esas sayılı dosyası fiziki olarak getirtilip incelendiğinde, 21/09/2017 tarih 2015/... esas 2017/... karar sayılı karar ile ...'nin TMK 405 maddesi uyarınca kısıtlanmasına, ...'ün TMK 413 madde gereğince vasi olarak atanmasına karar verildiği, ...'ün sözle ilgili olarak düzenlenen doktor raporunun dosya içinde bulunduğu anlaşılmıştır. ... 6. İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, ... ... Bankası ... tarafından ... ve ... hakkında kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesi, hesap eksteresi, ipotek belgeleri ve banka kayıtlarına dayanılarak 09/03/2015 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlandığı, örnek 6 ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilmiş olduğu görülmüştür. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları özetle, davalı ...'nin beyin felci geçirdiğini, akıl sağlığının yeterli olmadığını, oğlu tarafından kandırıldığını söylemiştir. Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 28/12/2020 tarih ... sayılı raporunda, ...'nin 10/10/2018, 20/02/2019 ve 14/12/2020 tarihlerinde yapılan muayenelerinde fiili ehliyetine müessir ve kişide şuur ve harekat serbestesi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya organik defitizer araz tespit edilmediği, kişide mevcut motor afazi tablosunun da fiil ehliyetini etkileyecek mahiyette olmadığı, dava dosyasının tetkikinde işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bir belge ve bulguya rastlanmadığı, kişinin işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...'nin 12/04/2012 tarihinde fiili ehliyetine haiz olduğunun oybirliği ile belirtildiği anlaşılmış, itiraz üzerine dosya Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilmiştir. ... Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 26/10/2021 tarihli ... karar sayılı raporda, "... her ne kadar ... Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalının 31.01.2017 tarih, ... nolu sağlık kurulu raporunda; “2007 yılından beri ... olduğu, algılama ve konuşma yeteneğinin kalıcı olarak zarar gördüğü, yapacağı hukuki muamelelerin hukuksal açıdan anlam ve sonuçlarının bilincinde olmadığı, hastalığının düşünmesine etkisi ve günlük yaşantısını normal sürdüremeyeceği, bu yaşamda dolandırılmadan kandırılmadan hukuksal muamelelerini yapabilme ehliyetinin tam olmadığına, mahkemece dinlenmesinin mümkün olmadığı ve kendisine vasi tayini gerektiği” şeklinde belirtilmiş olsa da, kişinin ... Dairesinde 18.02.2019-20.02.2019 tarihleri arasında yapılan muayenesi, müşahedesi, tetkikleri ve adli dosyanın incelenmesi ve Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunda 10.10.2018, 20.02.2019, 14.12.2020 tarihlerinde yapılan muayeneleri sonucunda fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı, zeka geriliği veya organik defitizer araz tespit edilmediği, kişide tespit edilen motor afazi tablosunun da fiil ehliyetini etkileyecek mahiyette olmadığı, dava dosyasının tetkikinde işlem tarihinde herhangi bir akli arıza içinde olduğunu gösterir tıbbi bulgu mevcut olmadığı, işlem tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...'nin 12/04/2012 tarihinde fiili ehliyetine haiz olduğu oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde belirtildiği anlaşılmış, davacı taraf dosyada mevcut üniversite tarafından düzenlenmiş raporun dikkate alınarak karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise ... Üniversite Nöroloji Ana Bilim Dalına sevk yapılmak suretiyle rapor alınmasını talep etmiş ise de, ... Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurul raporu ile ... Adli Tıp Kurumu Üst Kurul raporu birbirini destekler mahiyette olup, raporlarda, davacı ...'nin dosya içinde bulunan raporları da incelenmek suretiyle değerlendirme yapılarak görüş bildirilmiş olduğundan davacının ... Üniversitesinden raporunun alınması yolundaki talebin reddine karar verilmiş, davacı hakkında düzenlenmiş bulunan Adli Tıp Kurumu raporlarına itibar edilerek davacı ...'nin davalı banka ile sözleşmenin yapıldığı ve taşınmazlarının ipotek olarak verildiği tarihlerde yaptığı işlemlerin hukuki sonuçlarını bilecek şekilde akıl sağlığının bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı taraf dilekçesinde imzaların davacının eli ürünü olmadığını belirterek imza incelemesi yapılmasını istemiş ise de, davacı vekili 13/01/2022 tarihli celsede ... Üniversitesinden rapor alınması taleplerinin reddedildiğinden imza ve yazı incelemesi yapılmaksızın karar verilmesini talep ettiğinden davacı tarafın beyanı imza incelemesine ilişkin delillerinden vazgeçme olarak kabul edilerek ayrıca imza incelemesi yapılmasına gerek görülmemiştir. Davanın konusu, davacı ...'nin, davalı banka ile bankada ve tapuda yapmış olduğu işlemler sırasında, akıl sağlığının yaptığı işlemlerin hukuki sonuçlarını kavramaya yeterli olmadığı iddiası ile borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Davacının dosyaya toplanan raporları ... Adli Tıp Kurumu tarafından değerlendirilmek ve davacının muayeneside yapılmak suretiyle düzenlenen raporlarda davacının bankada kefil olarak sözleşmeye imza attığı ve tapuda taşınmazlarını ipotek ettiği tarihlerde yaptığı işin hukuki anlam ve sonucunu bilecek akıl sağlığının bulunduğu, davacı tarafın bu yoldaki iddialarının subut bulmadığı anlaşılmış, davacı vekili tarafından imza ve yazı incelemesi yapılmadan karar verilmesi talep edildiğinden davacı vekilinin talebi nedeniyle imza ve yazı incelemesi yapılmaksızın davacı tarafın iddialarının subut bulmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili 14/04/2022 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2022/ Esas, 2025/ K. Sayılı 23/05/2025 tarihli kararı ile görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile kaldırılmıştır. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacının, davalı banka ile bankada- tapuda yapmış olduğu işlemler esnasında akıl sağlığının, hukuki sonuçlarını kavramaya yeterli olmadığı iddiasına dayalı olarak, ilgili icra dosyasına/kredi sözleşmelerine istinaden davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitine, ipoteklerin fekkine karar verilmesine ilişkindir. Davacı taraf; dilekçesinde imzaların davacının eli ürünü olmadığını belirterek imza incelemesi talebinde bulunmuş ise de, davacı vekilinin 13/01/2022 tarihli celsede ... Üniversitesi'nden rapor alınması talepleri reddedildiğinden, imza ve yazı incelemesi yapılmaksızın karar verilmesini talep ettiği dikkate alınarak, davacı tarafın beyanı imza-yazı incelemesine ilişkin delillerinden vazgeçme olarak mahkememizce değerlendirilmiş ve bu nedenle,imza incelemesi yapılmasına gerek görülmeyerek dosyadaki mevcut delillerle hüküm kurulmuştur. Mahkememizce davacıya ait raporların değerlendirilmesi amacıyla ve davacının mevcutlu olarak muayenesi yapılarak,dosya ... ATK'ya gönderilmiş, ... Adli Tıp Kurumu tarafından raporlar tanzim edilmiş, raporlarda; davacının bankada kefil olarak sözleşmeye imza attığı- tapuda taşınmazlarını ipotek ettiği tarihlerde yaptığı işin hukuki anlam ve sonucunu bilecek akıl sağlığının bulunduğu tespit edilmekle birlikte, davacı vekili tarafından imza ve yazı incelemesi yapılmadan karar verilmesi talep edildiğinden, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 2.420,21 TL'den mahsubu ile artan 1.688,21 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/03/2026

Katip ¸E-imzalıdır.

Hakim ¸E-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1547, K. 2026/399, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1547-e-2026-399-k-6e5692d55f9f