İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/146 E. 2025/524 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/146
- Karar No
- 2025/524
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/146 KARAR NO : 2025/524
DAVA : Alacak (Ticari Mümessillik Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/12/2020 KARAR TARİHİ : 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Mümessillik Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin şimdiki yetkilisi------ vatandaşı olduğunu, Türkçeyi iyi derecede bidiğini, 2016 yılında Türkiye’ye gelen ------ Türkiye'de davalı/borçlu ... ile tanışarak ----- isimli şirketi kurduğunu, şirketin % 50 hissesi ------ %40 hissesi bu ----- eşi ,%10 hissesi de davalı ... adına yapıldığını, davalı ...'ün, müvekkili olan şirketin ortağı ------şirket işlerinde kullanmak üzere şirketin paraya ihtiyacı olduğunu belirttiğini ve şirket ortağından kendi hesabına ayrı zamanlarda toplamda 11.000 USD ödeme tahsil ettiğini şirket ortağı------ şirket hesabına aktarılmak ve şirket işlerinde kullanılmak üzere göndermiş olduğu ödemelerin akıbetini davalıdan sorduğunu ancak davalıdan olumlu bir yanıt alamadığını, şirket adına şirket ortağından tahsil ettiği paraları kendi harcamalarına kullanan davalı hakkında gerek müvekkili olan şirket gerekse şirket ortağı ----- savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, bununla ilgili soruşturmanın ----- Cumhuriyet Başsavcılığı ----- Soruşturma Numarası ile yürütülmekte olduğunu, mahkemede açılan iş bu dava konusu alacağın müvekkili olan şirket adına tahsil edilen ödemenin müvekkil şirket hesabına ödenmemesinden/ şirket işlerine kullanılmamasından kaynaklanmakta olduğunu, her ne kadar davalıdan iş bu paranın tahsili için arabulucuya başvurmuş olsalar da arabulucu aşamasında da davalı taraf ile uzlaşma sağlanamadığını iş bu sebeple davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, şimdilik 1.000 TL alacağın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin sözde alacağının dayanağı olarak şirketin diğer ortağı ------ müvekkilin şahsi hesabına yapılan ödemelere ilişkin dekontları sunduğunu, Dekontlar incelendiğinde gerçekten de müvekkiline 11.000 USD ödeme yapıldığı görüleceğini, ancak bu ödemelerin davacı şirket ile herhangi bir bağlantısı bulunmamakta olduğunu, söz konusu paranın davacı şirketle ilgili olduğu hatta davacı şirkete ait olduğu hususunun ispatı davacının üzerinde olduğunu, ancak bu iddianın hukuka, akla ve mantığa aykırı olduğu açık olduğunu, zira parayı gönderen ortağın asıl amacının parayı şirkete göndermek ya da şirket işlerinde kullanmak olması halinde parayı doğrudan şirkete ait banka hesabına göndermesinin mümkün olduğunu, yine söz konusu paranın davacı şirketle ilgili olarak gönderildiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını, müvekkilinin şirket adına kendi hesabına para gönderilmesine dair herhangi bir yazılı veya sözlü talebi de olmadığını, dava konusu parayla ilgili davacı şirketi ilgilendiren herhangi bir husus bulunmadığını, zira şirket ortağı ------ yaptığı havalelerden 6.000 USD tutarındaki havaleyi müvekkiline olan borcunu ödemek amacıyla yaptığını, söz konusu dekont incelendiğinde dekontta ödemeye ilişkin açıklama bulunmadığının görüleceğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere açıklama yapılmaksızın gönderilen banka havalesi borç ödemesi amacıyla yapılmakta olduğunu, bu karinenin aksini iddia eden davacının bu haksız iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, ancak davacı şirketin söz konusu ödemelerle herhangi bir ilgi ve alakası olmadığından bu hususun aksini ispat etse dahi dava konusu alacağı tahsil ve talep etme hakkı bulunmamakta olduğunu, müvekkiline yapılan diğer ödemelerin ise Ticaret için şeklinde açıklama yapıldığını, bu açıklamadan da paranın davacı şirket adına tahsil edildiği anlaşılamamakta olduğunu, davacının davasını dayandırdığı temel sav paranın şirket adına tahsil edildiği olmasına rağmen bu hususta tek satır delil ve belge sunulamadığını, davacı tarafından usule uygun şekilde yapılmış bir arabuluculuk başvurusu bulunmadığını tüm bu nedenlerle öncelikle zorunlu arabuluculuk sürecinin yürütülmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde Haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce; ------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davacı------ Şirketi'nin kuruluşundan bu yana tüm ticari sicil kayıtları ve Türkiye Cumhuriyeti ----- Şirketi Genel Müdürlüğü'nden -----iban numaralı hesaptan ... adına olan ----- ibana aktarıma ilişkin 13/01/2020, 06/01/2020 11/12/2019 ve 09/12/2019 tarihlerine ait dekont asılları celp edilerek incelenmiş, ---- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası fiziken celp edilmiştir.Mahkememizin 07/07/2021 tarih, ---- esas ve ------ karar sayılı ilamı ile davanın reddi yönünde verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiş, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------. Hukuk Dairesi'nin -----esas ve ----- karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve iş bu esas numarasını almıştır.----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada; Mahkememizce ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma sayılı dosyası ile ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyaları ayrı ayrı UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, taraf vekillerine ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesinin -----esas ----- karar sayılı ilamındaki "Alacak iddiasına dayanak olarak gösterilen dava dışı ------ Bankasındaki hesapta davalı adına ve hesabına gerçekleştirilen banka havalelerin dava dışı şirket ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşılan ----- tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu durumda, mahkemece öncelikle davacının işbu davada aktif dava ehliyetinin olup olmadığı üzerinde durularak tartışılması ve gerekirse taraflardan da izahat alınarak bu konunun aydınlatılması gerekirken bu husus üzerinde değerlendirme yapılmaksızın işin esasına dair karar verilmiş olması isabetli olmamıştır." hususa ilişkin, karar doğrultusunda beyanda bulunmaları için süre verilmiş, taraf vekilleri yazılı beyanları dosyaya sunmuşlardır. Dava, şirket ortaklığından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin 19.03.2019 tarihinde ticaret sicile tescil edildiği, şirket ortağının ve yetkilisinin -----olduğu, müdürün ise ----- olduğu, şirket kurucuları arasında davalının da yer aldığı, davalı şirket ortağının %10 adet payını diğer şirket ortağına 22.06.2020 tarihli noter belgesi ile devrettiği, devir sonrasında şirket ortaklarının -----şirket ortağı olduğu, dava dışı şirket ortağı ----- tarafından davalı adına ------- Bankasındaki hesabından 13.01.2020 tarihinde 1.400,00 USD para gönderildiği açıklama kısmında "ticaret için" ifadelerine yer verildiği, 06.01.2020 tarihli havale tutarının 600,00 USD olduğu, yine aynı açıklamaya yer verildiği, 11.12.2019 tarihli havalenin 3.000,00 USD olduğu, aynı açıklamanın yer aldığı, 09.12.2019 tarihli havale tutarının 6.000,00 USD olduğu, açıklamada "aktarılan" ifadesine yer verildiği, başka bir ifadenin olmadığı, dava dışı ----- tarafından davalı aleyhine ----.İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyasında 11.08.2020 tarihinde, toplam 11.000,00 USD asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip konusu alacak nedeninin banka ödeme dekontları olduğu, davalı tarafça icra takibine karşı itiraz edildiği, bu kez davacı şirket tarafından davalı aleyhine alacak davasının açılmış olduğu, şirketin 17.03.2021 tarihli kararında açılmış veya açılacak olan yöneticinin sorumluluğu davasına ilişkin olarak TTK'nın 553 madde ve ilgili madddeleri gereğice şirket adına kayıtlı olan ----- plakalı aracı satıp bedelini kendi hesabına geçiren şirketin eski yöneticisi --- hakkında açılmış olan --- Esas sayılı dosyasındaki davanın devamına, ayrıca şirket ortağı tarafından şirket işleri için kullanılmak üzere şirket müdürüne gönderilen 11.000,00 USD parayı kendi hesabına gerçilen şirketin eski yöneticisi ... hakkında sorumluluk davasının açılmasına, açılmış olan -----Esas sayılı dosyanın takibinin devamına karar verildiği, şirketin 09.03.2021 tarihli kararına istinaden gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında 11.000,00 USD parayı kendi hesabına geçiren eski yönetici hakkında sorumluluk davası açılmasına, açılan davanın devamına, takiplerin devamına dair kararlar alındığı anlaşılmıştır. Alacak iddiasına dayanak olarak gösterilen dava dışı ------ Bankasındaki hesapta davalı adına ve hesabına gerçekleştirilen banka havalelerin dava dışı şirket ortağı ve yetkilisi olduğu anlaşılan ---- tarafından gerçekleştirilmiştir. Davacı tarafın alacak talebine konu ettiği banka havalelerinin bizzat dava dışı ------ adına kayıtlı hesaptan yapıldığı, yapılan havalelerin açıklama kısmında da bu ödemelerin davacı şirket adına gönderildiği yönünde hiçbir açıklama bulunmadığı, dava dışı ------- ile davalının, davacı şirket ortağı olmalarının, dava konusu banka havalelerinin şirket adına yapılacağı anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla davacı şirketin işbu davada aktif dava ehliyetinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kural olarak bir hakkı dava etme yetkisi o hakkın sahibine ait olup, buna aktif husumet denilir. Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumunda olan yani hakka uymakla yükümlü kişi ise borçlu kişi olup, buna da pasif husumet denilir. Bir davada gerek aktif ve gerekse pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı mahkemece öncelikle ve resen gözetilecek hususlardandır ve şayet husumet ehliyeti yok ise, dava bu sebep ile reddedilir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve ------ Bölge Adliye Mahkemesi ---Hukuk Dairesinin ----- esas ----- karar sayılı ilamı nazara alınarak, davacının işbu davayı açmaya yönelik aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle): 1-)Davanın usulden REDDİNE, 2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile 561,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davalı vekili için tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6-)Karar kesinleştiğinde ----- İcra Müdürlüğü'nün---- Esas sayılı dosyasının iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.