İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/140 E. 2025/454 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/140
- Karar No
- 2025/454
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/140 Esas - 2025/454 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/140 Esas KARAR NO : 2025/454
HAKİM : KATİP :
DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/01/2025 KARAR TARİHİ: 29/04/2025 K. YAZIM TARİHİ: 12/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketler ve davalı şirket arasında 30.03.2022 tarihli Malzeme Alım Sözleşmesi yapıldığını, anılan sözleşmeye göre ... İlinin ... İlçesinde ... villa ve ... villa, ... ilçesinde de ... villa yapılacak olup bu villalara ait mutfak dolabı ve iç kapıların yapımının davalı şirketçe yüklenici olarak üstlenildiğini, ancak ilerleyen süreçte davalı tarafa yüklenen işler bitmeden, davalı tarafça müvekkili şirkete, taraflarına ödenecek olan bedelin arttırılması aksi halde işe devam olunmayacağının bildirildiğini, oysa ki; taraflarca imzalanan 30.03.2022 tarihli sözleşmenin 18. Maddesinin; "Madde 18. Fiyat, Ücret ve Vergilerle Resimlerdeki artışlar: Yüklenici, ihale tarihinden sonraki Malzeme fiyatları, Resim, Sosyal Sigortalar Primleri, Taşıma ve İşçi Ücretleri, Gelir vergisi ve Kurumlar Vergisinin artması ve burada zikredilmemiş dahi olsa benzeri nedenlerle fazla bedel ve süre uzatımı isteğinde bulunamaz." şeklinde olduğunu, taraflar arasında çekilen ihtarnameler sonucu anlaşmaya varılamadığından ve müvekkili şirket büyük maddi zarara uğradığından davalı şirketin teminat senedi olarak vermiş olduğu senedin usulüne uygun şekilde icra takibine konu edildiğini ve Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı yanca yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu beyan ederek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davacılardan ... Şirketi ile 30/03/2022 tarihinde ... ilçesinde ... Villa ... villa ile ... İlçesi ... villanın mutfak dolabı ve iç kapılarının yapımı noktasında anlaşmaya vardığını, Müvekkilinin sözleşme kapsamında yapılması gerekenleri yerine getirdiğini, sözleşmenin imzalanması ile birlikte davacı tarafça villaların sözleşme konusu montaj işine 3 aylık süre içerisinde hazır edileceğinin bildirilmesine rağmen, villaların uzun bir süre boyunca montaja hazır hale getirilmediğini, bir çok defa bu konuda davacı şirket ile görüşme yapılmasına rağmen netice alınamadığını, kaldı ki sözleşmeye göre her ne kadar birim fiyat usulü hususunda anlaşılmış ise de; sözleşme konusu villa projelerinin davacı tarafından 3 aylık süre içerisinde tamamlanamaması nedeniyle sözleşmede belirtilen şartların ve kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketçe davacı tarafından hazır edilen villalara ilişkin üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiğini ve ilgili montajların yapılarak şirket ve şantiye sorumlularına bizzat teslim edildiğini, bu nedenle işbu davacının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olarak hareket etiğini, diğer taraftan diğer davacının 30/03/2022 tarihinde ... ilçesinde ... Villa ... villa ile ... İlçesi ... villanın mutfak dolabı ve iç kapılarının yapımı sözleşmesine taraf olarak bulunmadığını, ... Şirketi ile müvekkili şirket arasında 21/01/2022 tarihinde başka bir iş (... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada / Parsel de yapılmakta olan ... daire konut inşaatının mutfak dolapları vestiyer banyo vd. işler) kapsamında sözleşme imzalandığını, ancak sözleşme imzalanmasına rağmen anılan işlerin müvekkili şirkete verilmeyerek, müvekkilinin zarara uğramasına neden olunduğunu, bu iş kapsamında müvekkilinin menfi -müspet ve munzam zararlarının tespiti ve zararın tahsili amacıyla taraflarınca ayrıca dava açılacağını, bu nedenlerle ilgili şirketin herhangi bir taraf sıfatı bulunmadığını beyan ederek haksız davanın reddi ile, davacılar hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilemesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, taraflar arasında imzalanan 30/03/2022 tarihli sözleşme ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirketler vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 25/07/2024 tarihli ödeme emri ile 1.000.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 27/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 29/07/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 29/01/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasının açılabilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin yapılmış olması gerekir. Geçerli bir icra takibinden söz edebilmek için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması gerekir. Bu itirazın iptali davaları için özel bir dava şartı olup, re'sen incelenmelidir. Bu nedenle takip talebinin usulüne uygun olup olmadığı eş söyleyişle usulüne uygun bir icra takibi bulunup bulunmadığı mahkememizce re'sen incelenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "Takip talebi ve muhtevası" başlıklı 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının 4.bendinde takip talebinde bulunması gereken unsurlar arasında "4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;" gösterilmiştir. Kanunu açık lafzından anlaşılacağı üzere icra takibi bir senede dayanıyorsa senedin takip talebinde belirtilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında dava dosyasının incelenmesinde; davacının davalıyla imzaladıkları sözleşme nedeniyle verildiği tarafların kabulünde olan senet nedeniyle davalı hakkında Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğu,davacının dava dilekçesinde açıkça dava dilekçesi ekinde bulunan senet nedeniyle icra takibi başlattığını belirtttiği, 2004 sayılı Kanun'un 58 inci ve 60 ncı maddesi gereğince senet, senet yoksa borcun sebebinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, davacı/alacaklının borcun sebebi senet olmasına rağmen takip talebinde senede dayanması gerekirken borcun sebebi olarak "asıl alacak 1.000.000,00 TL" olarak borç sebebi gösterdiği, aksi düşüncede sözleşmeden kaynaklı alacak olarak düşünülse dahi borç sebebi olarak sözleşmenin de gösterilmediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğu belirtildiği, bu anlamda borcun sebebinin senet olduğunun kanunun amir hükmü karşısında gösterilmemesinin usule aykırı olduğu, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2023/5182 esas, 2024/170 karar sayılı ve 2024935 esas, 2024/2653 karar sayılı ilamları, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2015/25167 E., 2017/9220 K. sayılı ilamı ve Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 15.01.2024 tarihli ve 2023/5182 E., 2024/170 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere usulüne uygun takip talebi ve ödeme emri olmadığı anlaşıldığından mahkememizce davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usulüne uygun bir icra takibi başlatılmadığından davanın USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.462,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.800,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/04/2025
Katip Hakim e-imza e-imza