İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/133 E. 2025/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/133
- Karar No
- 2025/725
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas KARAR NO :
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... DAVALI : ... - ... ... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı şirket temsilcileri dava dilekçesinde özetle; Şirketleri ile davalı şirket arasında imzalanan 07/03/2022 tarihinde ilk taşeronluk sözleşmesi gereği 50 adet lake kapı, 5 adet çift kanat kapı ve 5 adet camlı tek kanat lake kapı ve ilave olarak 5 adet yirmilik kasa tek kanar lake kapı üretim+ montaj dahil sözleşme yapıldığı, ilave olarak 5 adet yirmilik kasa tek kanar lake kapı üretim+montaj dahil sipariş verildiği, inşaatın kapı takmaya hazır yerlere 35 adat tek kanat + 5 adet camlı çift kanat + 5 adet camlı tek kanat kapıları montajı yapıldığını ve teslim alındığını, 20 adet bodrum katlarda bulunan kapıların takılma taleplerinin yerine getirilmediğini, Kayseri 6. Noterliğinin 25/06/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye gönderildiği, gönderilen ihtarnameye de cevap verilmediği, Kayseri 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığı, sözleşme bedeli alakalı ödemelerin tamamının ödenmesine rağmen davalı tarafça sözleşme şartlarının yerine getirilmediği, şirketlerinin zarar gördüğünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL zararın davalıdan yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava edildiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; 07.03.2023 tarihinde ... Villaları İnş. San ve Tic. LTD Şti firması ile 50 adet camsız, 12,5adet camlı ve 750 metre süpürgelik montaj dahil anlaşması yapıldığını, sözleşme yapılırken ilk anlaşmanın 320.000,00 TL tuttuğunu 70.000,00-TL'nin peşin ödendiğini geriye kalan hesap için çek verileceğinin, Çeki almaya gittiğinde 200.000,00-TL çek ve geriye kalan hesabı iş tesliminde ödemek istediklerini söylediklerini, kendisinden kapıları 2 ay içerisinde montaj yapmasını istendikleri için kabul ettiğini, sonrasında ilave olarak 5 adet iç oda kapısı, kapı kolu ve kapı camı siparişi verdiğini bu siparişin 39.000,00TL tuttuğunu, Malzemeler geldikten sonra montaja başladığını, 5 adet villanın zemin katının ve 1. Katının kapılarının ve süpürgeliklerin montajını yapıp teslim ettiklerini, bodrumdaki kapıların montajını yapmalarını istemediklerini, meskenden sonra yapılacağını söylediklerini, projede gözüken kapıları takmazlarsa mesken alamayacaklarını söylediğini, projede gözükmeyen bazı kapıların olduğunu, hepsini mesken aldıktan sonra takalım dediklerini, mesken alma işinin uzun süreceğini, kalan ödemesini yapmalarını istediğini, meskeni aldıklarında geriye kalan montajları yapacağını teklif ettiğini ama kabul etmediklerini, montajdan sonra ödemeyi yapacaklarını, montaj işini başka firmaya devrettiklerini ama burada tarafına eksik malzeme gönderdiğine dair iddiaların olduğunu, davalının bu iddiaları kabul etmediğini, ödemedikleri 18.000,00 TL alacağının ücreti yasal faizi ile birlikte talep ettiğini, daha önce eksiksiz montajını yapıp teslim ettiği işlerden kaynaklanan hiçbir sorunu kabul etmediğini, talep ettiği anlaşılmıştır. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava ticari sözleşmeden kaynaklanan alacak talebine yöneliktir. Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/01/2025 tarih ... sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dava şartı medeni usul hukukuna ait bir kurumdur. Bunun amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek; böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartları dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit ederse davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hâkim tarafından re'sen gözetilir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1. maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış ve yine HMK'nın 114/2. maddesi gereğince diğer kanunlarda sayılan dava şartlarına da atıfta bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde (Ek:6/12/2018-7155/20 maddesi):"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır..." şeklinde getirilen düzenleme ile arabuluculuk müessesesine başvurunun bir dava şartı olduğunu benimsenmiştir. Öte yandan 05/04/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7445 sayılı "İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 31. Maddesi ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Davacı tarafça 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davanın 09/01/2025 tarihinde açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 10/01/2025 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, verilen kararın 11/02/2025 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin belgenin dosyaya sunulmadığı, dosyanın Mahkememize 12/02/2025 tarihinde tevzi edildiği görülmüştür. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2022/4534 E, 2023/3417 K sayılı ilamında “…Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari dava niteliğindeki alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm tesisi yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, TTK'ya eklenen 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddeleri kapsamında dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. (ONANMASINA)” denildiği görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin: 2023/1047 E, 2024/4340 K tarihli kararında “…..Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın tacir ve ticari işletmesiyle ilgili olan nispi ticari davada davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararından sonra davacı tarafından arabulucuya başvurulduğu, dava tarihinin davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı tarih olduğu, davacı tarafından, 6325 sayılı Kanun'un 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce, arabulucuya başvurulmadığının sabit olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. (ONANMASINA)” denildiği görülmüş olup iş bu davada da davanın Ticaret Mahkemesinin görevi kapsamına girmesi ve dava konusu itibari ile davanın arabuluculuğa tabi olmasına rağmen davacı tarafın dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmadığının belge sunulmaması ile sabit olduğu anlaşılmakla tamamlanamayan dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açıldığının anlaşılması nedeniyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A. maddesi ile 6325 sayılı kanunun 18/A. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı dava başında peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan yargılama harç ve giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/09/2025
Katip ... ¸E-imzalıdır
Hakim ... ¸E-imzalıdır