İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/132 E. 2026/113 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/132
Karar No
2026/113
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/132 Esas KARAR NO :2026/113

DAVA:Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ:24/02/2025 KARAR TARİHİ:17/02/2026

Mahkememizde görülen Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.09.2023 tarihinde müvekkilinin sahibi olduğu ... plakalı araca, davalının ... poliçe numaralı sigortalısı ... Şirketi'nin sahibi olduğu ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kusurlu olarak çarptığını, müvekkiline ait araç ile yaşanan davalının sigortalısı olan ... plakalı aracın %100 kusur oranı ile sebep olunmuş kaza nedeniyle uğranılan değer kaybı bedeline ilişkin alacaklara dair bilirkişi marifetiyle bu tutarların hesaplanması ve müvekkiline ödenmesi gerektiğini, HMK Madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere; davalı tarafın sigortalısının haksız fiili nedeniyle meydana gelen değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyen ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 50,00-TL olarak davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep miktarını belirleyebilecek olan davacının, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından dolayı davanın, “HMK 114/1-h maddesi hükmü gereğince dava şartı yokluğundan” usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, araç değer kaybı hesabı yapılırken aracın modeli, yılı, hasar geçmişinın de göz önüne alınması gerektiğini, bilirkişi marifetiyle tespit edilecek olan miktar ile gerçek değer kaybı miktarının belirlenmesinin gerektiğini, ihtiyari mali mesuliyet teminatına ilişkin sorumluluk; tazminat bedelinin zorunlu mali mesuliyet teminat limitinin üstünde kalması ile başlayacağını, her ne kadar davacı tarafça değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi talep edilse de müvekkili şirketin herhangi bir temerrüdü söz konusu olmadığından dolayı, iş bu davadan dolayı müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun da bulunmadığını, müvekkilinin kazadan sonra poliçeden doğan tüm sorumluluklarını yerine getirerek zararı tazmin ederek üstündeki yükümlülüklerden kurtulduğunu ve davacı tarafa karşı bir borcunun kalmadığını belirterek; davanın, müvekkili şirket yönünden usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Kaza Sigortası Kaynaklı Sigorta İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık, dosya kapsamına göre; İstanbul... köprü çıkışında,...köprüsünden Avrupa' dan, Anadolu' ya geçtikten sonra, Kavacık bölgesinde, Kavacık yönünde; Tam mevki ve yol özellikleri belirtmeyen yerde seyreden sürücü ..." un idaresindeki ... plakalı ticari minibüs ile anılan yere gelmesi esnasında aracının belirtilmeyen kısımları ile; aynı yolda ön ilerisinde seyreden sürücü ...' un idaresindeki ... plakalı kamyonetin arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı olarak meydana geldiği, bunun üzerine davacı tarafça bakiye değer kaybı bedeli talebine ilişkindir. Kusur ve gerçek zararın tespiti önem arz eder. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; kazanın oluşu konusunda sürücülerin düzenlediği Trafik Kaza Tutanağı dışında başka bilgiye rastlanmamıştır. Tutanağa göre dava dışı sürücü ...” un idaresindeki ... plakalı ticari minibüs ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu, anılan yerde seyretmekte iken aracının belirtilmeyen kısımları ile; aynı yolda ön ilerisinde seyreden aracın arka kısımlarına çarptığı; dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%100 oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı, öte yandan ... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı ... hakkında da inceleme yapılmıştır. Sürücüler tarafından düzenlenen tutanakta adı geçen sürücünün herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmemiştir. Tutanağa göre; adı geçen sürücünün idaresindeki araçla kendi yönünde ve kurallara uygun şekilde seyrettiği esnada, arkasından gelen araç tarafından çarpılmaya uğradığı, kazada etkisi olmadığı, alabileceği tedbir bulunmadığı ve “Tamamen kusursuz" olacağına ilişkin rapor hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Değer kaybı talebi yönünden; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130 Esas, 2002/4512 karar sayılı ilamında "...tamamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç onarım görmemiş araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir." şeklindeki ilamı göz önüne alındığında, dava konusu aracın görmüş olduğu dava konusu hasar onarımı nedeniyle hasar öncesi rayiç değerinde bir azalmanın olacağı, önceki hasarlarının da dava konusu hasar öncesi rayiç değerinde azalmaya neden olacağı, mükerrer hasarların ise değer kaybı yaratmayacağı açıktır. Yargıtay kararında, tamam en onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerektiğinin belirtildiği göz önüne alındığında, hasarın, hasarlı parçanın herhangi bir müdahale yapmadan orijinal yenisi ile değiştirilerek giderildiği durumlarda, değer düşümüne neden olan tahribat izlerinin tamamen ortadan kalkması nedeniyle değer kaybına yol açmayacağının Yargıtay'ın kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin, 14 Şubat 2023 tarih, 32104 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 2021/82 Esas, 2022/197 sayılı ve 29.12.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak değer kaybı değerlendirmesi Yargıtay uygulamalarına uygun olarak dava konusu aracın hasar öncesi rayiç değeri ile hasar onarıldıktan sonra rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilmesi gerekmektedir. Dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ...marka, ... tipi, 2022 model kamyonetin dava konusu hasarına ilişkin olarak açılmış ... sayılı hasar dosyası kapsamında hazırlanmış olan 21.09.2023 tarih, ... SBM sayılı ekspertiz raporunda 20.241 km kullanım mesafesinde olan aracın onarım kalemleri arasında yer alan arka bagaj kapağı, arka panel değişimleri ile havuz sacı onarımları mükerrer hasar olmaması durumunda aracın hasar emarelerini taşımasına yol açması nedeniyle değer kaybı oluşturacak onarımlardır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 08.03.2025 UYAP tarihli, ... sayılı yazısı ekinde dosyaya sunulan belgelerden dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, aracın 08.09.2023 tarihli dava konusu hasar öncesi hasarı bulunmamaktadır. Dava konusu hasar nedeniyle meydana gelen değer kaybı, dava konusu araç ile aynı marka, tip, model yılına sahip ortalama kullanım mesafeleri yakın olan muadil araçların güncel satış ilanlarında yer alan satış değerleri ve hasarları göz önüne alınarak hasar öncesi ve hasar onarımı sonrası rayiç değerler arasındaki farka göre tespit edilen güncel değer kaybı ile güncel ve hasar tarihi itibariyle rayiç değerleri kullanılarak nispi yöntem ile hasar tarihine irca edilmiş değeri göz önüne alınarak hasar tarihi itibariyle 48.500,00 TL olarak değerlendirilmesine ilişkin rapor hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Davacı taraf bir kısım ödemeyi ZMMS'den aldığını beyan etmiş ve bu nedenle raporda belirlenen miktar için talep artırım dilekçesi sunmamıştır. Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/02/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/132, K. 2026/113, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-15-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-132-e-2026-113-k-cf21aab5145a