İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1236 E. 2026/380 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1236
Karar No
2026/380
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1236 KARAR NO : 2026/380

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ---- tarafından davalı ------ 115.000,00-USD tutarında, 22.09.2025 düzenlenme tarihli ve 23.09.2025 ödeme tarihli bono düzenle ip teslim ettiğini, ilgili bono düzenlenirken dava dışı ----- tarafından vekil eden şirketin kaşesi vekil eden şirketi borçtan sorumlu tutmaya çalışıldığını, akabinde zikredilen bono hakkında davalı tarafından ---. Asliye Ticaret Mahkemesi------ numaralı dosyası ile ihtiyati haciz başvurusunda bulunulmuş olduğunu, başvuru neticesinde Mahkemece 4.818.396,50-TL ile sınırlı olmak üzere müvekkil şirketin üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verildiğini, davalı tarafından alınan ihtiyati haciz kararına dayanılarak müvekkili şirket aleyhine ---. İcra Müdürlüğü ----. Sayılı dosyası takibe geçildiğini, işbu icra dosyası kapsamında vekil eden şirketin “------ adresine faaliyet gösteren döviz bürosunda fiili haciz gerçekleştirildiğini, ihtiyati haciz kapsamında gerçekleştirilen hacizler sonrasında alacaklı vekili, icra dosyasına 28.10.2025 tarihinde takip talebi sunmak suretiyle esas takibe geçtiğini, akabinde --- İcra Hukuk Mahkemesi -----. Sayılı dosyası ile İcra Takibine İtiraz edildiğini, söz konusu itirazlarımız neticesinde dosyaya sunmuş olduğumuz 2.415.471,50 Türk Lirası bedelli teminat mektubu ve 7.578,50 TL nakit teminat ile söz konusu icra takibi vekil eden şirket yönünden durdurulduğunu, yasal süresi içerisinde ----.ATM' nin ----- numaralı ile alınan ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, İtiraz edilirken müvekkili davacı şirketin müştereken çift imza ile temsil edildiği, dava dışı -----tarafından tek başına imza edilen senetler nedeniyle müvekkilinin borçlandırılamayacağı belirtildiğini, uyuşmazlık konusu icra takibinin davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak başlatıldığını, bu nedenle ikame edilen davanın kabulü ile ----İcra Müdürlüğü' nün ----- Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini, taraf davalı taraf aleyhine takip konusu alacak miktarlarının %20' sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili yasal süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava; ----. İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebini içeren menfi tespit davasıdır. Takip çıkışı üzerinden harç yatırıldığı, davadan önce zorunlu ara buluculuğa başvurulduğu ve 07/11/2025 tarihli anlaşılamadığına dair tutanağın dosyaya sunulduğu görülmüş, dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı--- tarafından davalı ---- 115.000,00 USD tutarında 22.09.2025 düzenleme tarihli ve 23.09.2025 ödeme tarihli bono düzenleyip teslim ettiğini, bono düzenlenirken ------ tarafından şirketin kaşesi kullanılarak vekil eden şirketin borçlu tutulmaya çalışıldığını, akabinde davalı tarafından --- Asliye Ticaret Mahkemesi ----sayılı dosyası ile ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu, ihtiyati haciz kararı verildiğini, fiilen gerçekleştirilen ihtiyati haciz sonrası 28.10.2025 tarihli takip talebiyle esasa geçildiğini, ihtiyati haciz kararına süresinde itiraz edilerek davacı şirketin müştereken çift imza ile temsil edildiğini, dava dışı ----- tarafından tek başına imza edilen senetler nedeniyle müvekkili şirketin borçlandırılamayacağını, 19.11.2025 tarihinde gerçekleşen mürafaa duruşmasında ihtiyati haciz kararının müvekkili şirket yönünden kaldırılmasına karar verildiğini, tek imza ile bono şirket adına düzenlendiğinden şirketin sorumlu tutulamayacağını, yönetim kurulu üyelerinin dava dışı ----- olduğunu, şirketin 24.01.2024 tarih ve ----- ilanına yer verilerek 09.01.2027 tarihine dek müştereken temsil edildiğini, şirketin borçlandırıcı işlem yapabilmesi için 2 imzaya da gerek olduğunu, imzanın sadece ---- tarafından atıldığını, icra takibine konu senet dışında daha öncesinde 100.000,00 USD tutarlı senedin ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ---- sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını, infaz edilen ihtiyati haciz kararı sonrası itiraz edildiğinde ihtiyati haciz kararının senet tek imza ile düzenlendiğinden kaldırıldığını, davalı tarafın şirketin müşterek imza ile temsil edildiğini bildiğini,----- numaralı dosyasında 30.10.2025 tarihinde gerçekleştirilen mürafaa duruşmasında çift imza ile temsili öğrendiğini, haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek bonoya dayanılarak açılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı talep etmiştir. Davalı ------ 19/01/2026 tarihinde tebligat yapıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı, --- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- sayılı dosyasına sunduğu beyan dilekçesinde şirket temsil yetkisindeki kısıtlamaların iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğini belirterek cevap verdiği görüldü.------ Sayılı dosyasına yazılan müzekkereye istinaden UYAP üzerinden gelen dosyanın incelenmesinde, alacaklının ----borçluların --. Olduğunun görüldüğü, -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- 17/10/2025 karar tarihli ihtiyati haciz kararına istinaden 115.000,00 USD üzerinden takip yapıldığı, teminat ile takibin durdurulduğu görüldü. -----. İş sayılı dosyasına yazılan müzekkereye istinaden UYAP üzerinden gelen dosyanın incelenmesinde davacının ----- Şirketi olduğunun görüldüğü, 100.000,00 USD Bedelli 22.09.2025 düzenleme tarihli, 23.09.2025 ödeme günlü bonodan kaynaklı olarak ihtiyati haciz kararı verildiği, davalı şirketin müştereken imza atılmadığı gerekçesiyle itirazı üzerine tek temsilci ile düzenlendiğinden ihtiyati haczin kaldırılmasına ek karar ile karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine esastan ret kararı verildiği görüldü. ----Asliye Ticaret Mahkemesinin -----sayılı dosyasına yazılan müzekkereye istinaden UYAP üzerinden gelen dosyanın incelenmesinde davacının------Şirketi olduğunun görüldüğü, 115.000,00 USD tutarında 22.09.2025 düzenleme tarihli ve 23.09.2025 ödeme tarihli bonodan kaynaklı ihtiyati haciz kararı verildiği, davalı şirketin müştereken imza atılmadığı gerekçesiyle itirazı üzerine tek temsilci ile düzenlendiğinden ihtiyati haczin kaldırılmasına ek karar ile karar verildiği görüldü. Dava konusu senedin 22/09/2025 keşide tarihli, 23/09/2025 vade tarihli, 115.000,00 USD bedelli bononun, lehtarın -----Olduğu, kaşesi üzerinde şirket temsilcilerinden ----- imzasının bulunduğu, diğer temsilcinin imzasının bulunmadığı, senedin kambiyo vasfında olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın anonim şirketlerle ilgili "Temsil yetkisi" başlıklı 370.maddesinde"(1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir. (2) Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır." düzenlemesi bulunmaktadır. Yasal düzenleme gereğince anonim şirketler bakımından yönetim ve temsilde aksine bir belirleme olmadıkça çift imza kuralı esastır. Yine aynı Kanunun "Yetkisiz imza" başlıklı 678.maddesinde; "(1) Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir." hükmü bulunmaktadır. Davacı şirket ile ilgili olarak dosyada bulunan ticaret sicil kayıtlarının yapılan incelemesine göre, davacı şirketin ----. Noterliğinin 10.01.2024 tarih ---- sayılı ile tasdikli 09.01.2024 tarihli Genel Kurul kararıyla 09.01.2027 tarihine kadar----müşterek imzasıyla temsil edileceği 24 Ocak 2024 tarihli --- Sayılı ----Gazetesinde ilan edildiği görülmüştür. Sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere şirket müştereken imza ile temsil edilirken tek imza ile şirket borçlandırılamayacaktır. Zira “ehliyetsizlik” (kambiyo taahhüdünde bulunma ehliyeti) “imza sahteliği”, “senet metnindeki unsurların eksikliği” gibi herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerdendir. Bu sebeple eldeki davada davacı şirket menfi tespit isteminde haklı görülmüştür. Davalının/lehdarın üçüncü kişi sayılması savunması yerinde değildir. Bir diğer talep, davalının İİK.nun 72/5 maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına mahkum edilmesidir. 2004 sayılı İİK’nın m. 72/5 hükmü “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” şeklindedir.Bu hüküm uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı borçlunun üzerindedir. Davaya konu senetten kaynaklı ihtiyati haciz talebinde bulunulmadan önce düzenleyeni---- Şirketi olan 100.000,00 USD Bedelli 22.09.2025 düzenleme tarihli, 23.09.2025 ödeme günlü bonodan kaynaklı olarak --. Asliye Ticaret---- sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı verildiği, ihtiyati hacze itiraz sonrası müşterek imza ile aval veren şirket temsil edilmediğinden ihtiyati haczin 31/10/2025 tarihinde kaldırıldığı görülmüştür. İşbu davaya konu senet sebebiyle de davalı alacaklının ---- sayılı dosyasında 16/10/2025 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, 17/10/2025 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, davalı tarafından 28/10/2025 tarihinde esas takibe geçildiği görülmüştür. -----. İş sayılı dosyasında 06/10/2025 tarihinde ihtiyati hacze itiraz eden şirketin dilekçesiyle davalı ----- şirketin müşterek imza ile temsil edildiğini öğrenmesine rağmen 17/10/2025 tarihinde aynı şekilde düzenlenen dava konusu bono ile ilgili olarak 115.000,00 USD tutarında 22.09.2025 düzenleme tarihli ve 23.09.2025 ödeme tarihli bonodan kaynaklı ihtiyati haciz talebinde bulunularak 28/10/2025 tarihinde icra takibi başlattığı, diğer bir ifadeyle (alacaklının değişik iş dosyasına sunduğu 20/10/2025 tarihli beyan dilekçesinden de açıkça anlaşıldığı üzere) alacaklının borçlu şirketi tek başına temsile yetkili olmadığını bildiği halde şirket aleyhinde takip yaptığı ve bunun da alacaklıyı takipte haksız ve kötü niyetli kılacağı kabul edilmiştir. Özetle, davacı şirketin genel kurul kararı ve 24 Ocak 2024 tarihli ---- Sayılı ----Gazetesi iki yönetim kurulu üyesinin müşterek imzası ile (çift imza ile) temsil ve ilzam edildiği, takibe konu bono üzerinde aval veren olarak şirket kaşesi altında sadece ----- imzasının bulunduğu, diğer yönetim kurulu üyesi ----- imzasının bulunmadığı, imzaların iki ayrı kişiye ait olduğu yönünde bilgi, belge ve iddia bulunmadığı, davacı şirketin tek imza ile borç altına sokulamayacağından dava konusu senet ve takip nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, şirketin müşterek imza ile temsil edildiğini öğrenmesine rağmen ihtiyati haciz ve icra takibine geçen davalının kötü niyetli ve haksız olduğu kabul edilerek icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; 2-Davacının --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takibi ve takibe konu edilen 22/09/2025 düzenleme tarihli, 23/09/2025 ödeme tarihli, 115.000 USD tutarlı bono sebebiyle borçlu olmadığının TESPİTİNE, 3-İİK'nun 72/5. Maddesi uyarınca takipteki asıl alacağın (takip tarihindeki ----- efektif satış kuru üzerinden) % 20' si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 336.886,41 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 84.221,61 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 252.664,80-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 84.221,61 TL peşin (peşin ve başvurma harcının toplamı) harcın toplamı olan 84.837,01-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarfedilen toplam 32,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 656.490,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1236, K. 2026/380, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1236-e-2026-380-k-47ada36b5180