İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/120 E. 2025/1039 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/120
Karar No
2025/1039
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/120 Esas KARAR NO : 2025/1039 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde İMMS ile sigortalı olan ...plakalı araç 14.10.2024 tarihinde ekte sunulan kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere, davacıya ait... plakalı araca maddi hasar verdiğini, ... plakalı araç sürücüsü kusuruyla kazanın meydana gelmesine sebep olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı %100 kusurlu olduğunu, yaşanan kaza sebebiyle aracın incelenmiş olup 200.000,00-TL değer kaybı ve 500.000,00-TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, 2024 Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası limiti 200.000,00 TL’dir. Dosya kapsamında 200.000,00 TL onarım ödemesi alınmış, Meydana gelen değer kaybı ve hasar tazminatı nedeniyle, sigorta şirketinin artan tutardan sorumluluğu devam ettiğini, İMMS teminatı kapsamında artan tutardan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu zararın KDV dâhil ödenmesi gerektiğini, yaşanan kaza nedeni ile davacı aracı hasarlandığını, davacı aracında oluşan hasar neticesinde meydana gelen değer kaybı incelemesi de teknik bilirkişi incelemesini gerektirdiğini, bu nedenlerle değer kaybı ve hasar tazminatı için şimdilik toplam 20,00 TL'nin olay tarihinden işleyen avans faiziyle tahsiline, ekspertiz ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; Fazlaya dair haklarımız saklı olmak üzere bedel artırım talebimizin kabulü ile; 200.000,0-TL bakiye zarar bedeli tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden işleyen avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle;... plakalı araç davalı şirket nezdinde ... poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile 10/09/2024 - 10/09/2025 tarihleri arasında sigortalı olduklarını, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin ihtiyari mali mesuliyet teminat limiti 1.000.000,00-TL olduğunu, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, Ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından eksik inceleme olarak değerlendirildiğini, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı aracın hasarlı halini kasko şirketine göstermiş davalı şirkete gösterdiğini, onarım kasko şirketinden yapıldığını, bu nedenle bakiye hasar olması durumunda talebin öncelikle kasko şirketine yöneltilmesi gerektiğini, kasko şirketine müzekkere yazılarak ödenen hasar bedelinin sorulması gerektiğini, hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması ve davacının aracını kasko şirketi nezdinde tamir ettirip ettirmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulandığını, poliçede sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faizdir, açıklanan ve re’sen nazara alınacak nedenlerle; davanın sigortalı ...e ihbarına, Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 16/07/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Trafik kuralları ihlali yönünden: ... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b ve 53/a maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşunda tamamen Etken Olduğu, ... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... meydana gelen kazanın oluşmasında etken faktörü ve kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır. Hasar onarım bedeli yönünden: ... plaka sayılı ... 1.3 CDTI 95 BUSINESS 2014 model otomobilin 14.10.2024 riziko tarihi itibarıyla Kasko değerinin 518.213,00 TL. olduğu, ... yetkili satış/servis, serbest piyasa, Galeriler ve internet sitelerinde yapılan araştırmalar bir bütün olarak irdelenmiş ve 14.10.2024 riziko tarihi itibarıyla 2. el rayiç değerinin 600.000,00 TL. olduğu, hasar onarım bedeli dikkate alındığında Yargıtay içtihatları gereği tamirinin ekonomik onarım limitlerini aştığı, tamirinin ekonomik olmadığı... yetkili satış/servis, serbest piyasa, Galeriler ve internet sitelerinde yapılan araştırmalar bir bütün olarak irdelenmiş ve 14.10.2024 riziko tarihi itibarıyla sovtaj değerinin 200.000,00 TL mertebesinde olduğu ve ... plaka sayılı araçta meydana gelen gerçek zarar 400.000,00 TL. olarak hesaplanmıştır. Değer kaybı bedeli yönünden: Değer kaybı bedeli tespite konu ... plaka sayılı ... 1.3 CDTI 95 BUSINESS 2014 model aracın riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin pazarlık payı da dikkate alınarak ortalama olarak 600.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve toplam hasar onarım bedeli nedeniyle tamirinin ekonomik olmadığı, bir aracın değer kaybının hesaplanması için tamirinin ekonomik olması gerektiği, dava dosyasında yapılan incelemede davacının aracın onarımını talep ettiği ve gerçekleştirildiği, aracın davacı tarafından tamir ettirilerek kullanılması pert sonucunu etkilemeyeceğinden nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla davacının değer kaybı bedeli talep edemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır.." şeklinde karar verildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait aracın hasara uğraması nedeniyle oluşan değer kaybı ve hasar bedeli zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalının İMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan ... plaka sayılı araçlar arasında 14/10/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan hasarın onarılmasının ekonomik olup olmadığı ve davacının ZMMS poliçe limiti üzerinde kalan zararının karşılanması talebi noktalarında toplanmaktadır. 3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre... plaka sayılı aracın davalı sigorta nezdinde 10/09/2024-10/09/2025 tarihleri aralığında vadesi bulunan "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" adlı kasko sigortasının bulunduğu ve poliçe teminatları arasında 1.000.000,00-TL teminatlı kombine İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası klozu bulunduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin KZMMS poliçe limiti olan 200.000,00-TL'nin üzerinde kalan 1.000.000,00-TL poliçe limitine kadar verilen zararlardan sorumlu olduğu görülmüştür. 5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır. Mahkememizce adli trafik bilirkişiden dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kural ihlalleri ve kusur dağılımı tespiti için rapor alınmış, dosyaya sunulan 16/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı...'ın KTK'nın 52/b ve 53/a maddelerine yönelik kural ihlaliyle meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı yönünde görüş sunulduğu görülmüştür. Rapora karşı davalı vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ve dosyaya ayrıca 19/12/2024 tarihli uzman görüşü raporu sunulmuş ise de, taraflarca aksi ileri sürülmeyen kaza tespit tutanağında yer alan kaza oluş şekli itibariyle kaza tespit tutanağında yer alan kusur dağılımı ve mahkememize sunulan bilirkişi raporunun birbiriyle uyumlu şekilde davalının sigortalısı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğuna yönelik olduğu, davalı tarafça sunulan uzman görüşünde ise varsayıma dayandığı gibi davalı tarafça kaza oluş şekline dair kaza tespit tutanağında yer alandan farklı bir oluş şekli ileri sürülmesinin savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden kaza tespit tutanağı ve dosyaya sunulan bilirkişi raporu dikkate alınarak davalının sigortalısı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davalının %100 kusur oranına göre sorumlu olduğu kabul edilmiştir. 8-Davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tespiti hususunda alınan 16/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 600.000,00-TL olduğu, aracın onarımının KDV dahil 452.143,06-TL olacağı ve onarımının ekonomik olmadığı, aracın sovtaj değerinin 200.000,00-TL olduğu ve davacının gerçek zararının 400.000,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça sair itirazlar ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda iskontosuz ve KDV dahil fiyatlar üzerinden değerlendirme yapıldığı, dava öncesi KZMMS sigortası tarafından alınan ekspertiz raporunda aynı parçalar üzerinden KDV hariç ve iskontosuz fiyatlarla 250.000,00-TL onarım bedeli belirlendiği, mahkememizce alınan raporda iskontosuz ve KDV dahil edilerek yapılan hesaplama sonrasında tespit edilen ve onarımın ekonomik olmadığı sonucunu veren raporun dosya kapsamına, piyasa rayiçlerine ve araç hasarına uygun olduğu gözetilerek davacının gerçek zararının 400.000,00-TL olduğu kabul edilmiştir. 9-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu İMMS kapsamında olduğundan ancak kaza tarihinde KZMMS poliçe sorumluluk limiti olan 200.000,00-TL'nin üzeride kalan zarardan sorumludur. Dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere göre davacıya KZMMS sigortası tarafından 200.000,00-TL tutarlı limiti sona erdiren ödeme gerçekleştirildiği ve davacının bakiye gerçek zararının 200.000,00-TL olduğu kabul edilmiştir. Davacı vekilinin 18/08/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle dava değeri hasar bedeli yönünden 200.000,00-TL'ye yükseltilmiş olup zarara temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce tespit edilen bakiye zarar miktarı 200.000,00-TL olup davacının talebinin bilirkişi raporuyla ispat edildiği anlaşıldığından davanın hasar bedeli yönünden kabulüne, değer kaybı zararı yönünden ise aracın onarımı ekonomik olmadığından talebin reddind Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu temerrüde düşürülmesiyle başlayacağından yapılan incelemede dava öncesi davalı şirkete 04/12/2024 tarihinde yazılı başvuru gönderildiği halde ödeme yapılmadığı, 8 iş günü sonunda 17/12/2024 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü gözetilerek tespit ve kabul edilen 200.000,00-TL tazminata 17/12/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Davacı tarafça tazminata avans faizi işletilmesi talep edilmiş ise de zarar veren aracın kullanım amacının hususi nitelikte olduğu, ruhsat kaydının aksine aracın ticari amaçla kullanıldığına dair bir delil sunulmadığı gözetilerek faiz türü yasal faiz olarak belirlenmiştir. 10-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir. Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı) Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 200.000,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin İMMS poliçe limiti 1.000.000,00-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminata temerrüt tarihi 17.12.2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, değer kaybı zararına yönelik istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00-TL harçtan peşin olarak alınan 615,40-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 3.416,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.630,60-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL ile ıslah harcı olarak alınan 3.416,00-TL toplamı 4.031,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarf edilen 615,40-TL başvuru harcı ile 305,00-TL posta ve tebligat ücreti, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 9.920,40-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 9.919,40-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/120, K. 2025/1039, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-120-e-2025-1039-k-012ede108434