İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1177 E. 2025/908 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1177
- Karar No
- 2025/908
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1177 KARAR NO : 2025/908
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2025 KARAR TARİHİ : 08/12/2025
İşbu dava dosyası, Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyasında verilen tefrik kararı üzerine açılmıştır.Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/04/2025 günü saat 07:41 sıralarında, davacı müvekkile ait ve davacının sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracıyla seyir halindeyken, davalı tarafa ait ---- plakalı araç, müvekkilin park halindeki aracına ön sol yan kısımlarından çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, 09.07.2025 tarihli kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, bu kazanın oluşumunda ----- plakalı araç sürücüsünün ihmali sebebiyle gerçekleştiğinden, Karayolları Trafik Yönetmeliği uyarınca %100 kusurlu olduğunu, ----- plakalı araç sürücüsü trafik kazasının oluşumunda kusursuzdur (%0) olduğu, 2------- plakalı araç sürücüsü trafik kazasının oluşumunda asli ve tam kusurlu (%100) olduğu, kaza neticesinde alacağı müvekkile ait araç hasarlandığını, işbu aracın kaza mahallinde ve kaza sonrasında çekilen fotoğrafları dilekçe ekinde sunduklarını, kaza sonucunda müvekkil aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar bedeli , hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedeli ortaya çıktığını, buna göre Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ---- sayılı ---- Gazete'de yayımlanan ----- Sayılı kararı uyarınca müvekkile ait aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, SBM üzerinden de ulaşılabilen rapor incelendiğinde kaza sonucu zarar gören orijinal parçaların yerine eşdeğer veya yan sanayi parça kullanıldığı, onarım gerektiren parçaların tamir edildiği ve bu parçaların fiyatlarının düşük hesaplandığı tespit edildiğini, orijinal parça fiyatlarının üzerinden haksız ve hukuka aykırı bir indirim yapılarak müvekkilin hak kaybına yol açıldığı ve zarara uğratıldığı sonucuna varıldığını, özetle araç tamirinde orijinal parça yerine eşdeğer/ikame/yan sanayi/çıkma parça kullanılmış olup KDV dahil müvekkil aleyhine bir fark oluştuğunu, müvekkile ait aracın onarımda kaldığı gün sayısınca araç kullanamamış hak mahrumiyeti kaybına uğradığını, bilirkişice onarım gün sayısı ve aracın rayiç piyasa değerinin tespiti ile müvekkilin davalının haksız fiili sebebiyle ortaya çıkan hak mahrumiyet bedelinin tespiti ve davalıdan tanzimi gerektiğini, davacı müvekkilin ilgili kazada meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik 100,00 TL, Reel Değer Kaybı için HMK m.107 gereğince şimdilik 100,00 TL, Hasar Farkı için HMK m. 107 gereğince şimdilik 100,00 TL haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, kusur durumunun belirlenmesi ve aktüer hesaplama için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Dava, trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen zarar sebebiyle davacının mahrumiyet bedeli, değer kaybı ve hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir. Davacının tacir araştırmasına ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş olduğu, ilgili müzekkerelerden; davacının ticaret sicil kaydının olmadığı, esnaf kaydının olduğu, bilanço esasına göre defter tutmuş olduğu bildirilmiştir. Davalının tacir araştırmasına ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş olduğu, ilgili müzekkerelerden; davacının ticaret sicil kaydının olmadığı, potansiyel mükellef olduğu bildirilmiştir.Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, gelen cevabi yazılardan davalının tacir olmadığı, her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya ------- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, 5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden görevsizlik kararı verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine, Dair, taraf ve vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.