İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1169 E. 2026/58 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1169
- Karar No
- 2026/58
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1169 Esas KARAR NO : 2026/58
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 19/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Lehtar olarak bulunduğu ... tarihli ... seri numaralı ... TL bedelli ... Şti tarafından keşide edilen ... Şubesi ... şubesine ait çek mal karşılığı verildiğini, fakat tarafına ne mal ne çekin teslim edilmediğini, açıklanan nedenlerle ileride zor durumda kalmamak için yukarıda ... seri numaralı verilmiş bulunan çek ile ilgili olarak bankalarca ödeme yapılmaması için acil olarak dava sonuçlanana kadar tedbir kararı verilerek ilgili bankaya müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacıya ... tarihli tensip tutanağı ili davacıya davacıya davalının kimlik ve adres bilgilerini, arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylı suretini, talep sonucunu açıklaması için bir haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde açıklama sunulmaması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği tebliğ edilmiş, verilen kesin süre içinde herhangi bir beyan sunulmadığı anlaşılmıştır. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/4937 Esas - 2023/13790 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Dava; haksız fiilden kaynaklı tazminat davasıdır. Özel kanunlarda, bu türden davalara ilişkin tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olmadığı veya tahkim sözleşmesinin bulunmadığı anlaşılmakla, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği, burada arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu drava yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiş, Ayrıca verilen kesin süre içerisinde davalı ...'ın T.C. Kimlik No'su ve adresi Mahkememize bildirilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.620/1 uyarınca, basit yargılama usulü uygulanan davalarda dosya üzerinden de karar verilebilir. Belirtilen nedenden dolayı HMK'nın 119/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2- Peşin alınan ... TL harçtan alınması gerekli ... TL harç mahsup edilerek arta kalan ... TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5/1. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmek suretiyle yatıran tarafa iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/01/2026
Katip ... ¸ e-imzalıdır
Hakim ... ¸ e-imzalıdır