İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1136 E. 2026/146 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1136
Karar No
2026/146
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1136 KARAR NO : 2026/146

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2016 KARAR TARİHİ : 12/02/2026

---- Bölge Adliye Mahkemesi ----.Hukuk Dairesi'nin --- Esas, ------ sayılı bozma kararı ile mahkememize gönderilen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.09.2015 günü ----- adlı sürücünün, yönetimindeki ---- plakalı hususi otomobili ile ----- kavşağında durmakta olan yaya müvekkili ----- çarptığını, müvekkilinin yaralanması ile sonuçlanan kazada söz konusu ---- plakalı araç sürücüsü ------- kusurlu olduğunun kaza raporunda da açıkça belirtildiğini, trafik kazası tespit tutanağında ---- plakalı aracı sevk ve idare eden ----- asli kusurlu olduğunun açıklandığını, ----- asli kusur sayılan hallerden " Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" fiilini işlemekle kazaya nedan olduğunu, bu hususun kaza tespit tutanağında belirtildiğini, olayda tarafların kusur oranının tam olarak yaptırılacak bilirkişi incelemesine göre kesin belli olacağını, kaza sonrası müvekkilinin ----- Hastanesinden 16/09/2015 tarihli ve ----- numaralı raporu aldığını, burada hastanın sağ kalçasındaki ağırlar ve kazanın neden olduğu diğer husufların belirtildiğini, ayrıntılı araştırma sonucu vücudunun belli bölgelerinde kırıklar olduğunun tespit edildiğini, daha sonra tedavi sürecinin başladığını, tedavi sürecinde müvekkili ----- istirahat etmesi gerektiğini, hastaneden bu yönde verilen raporların mevcut olduğunu, bu raporlara ek olarak müvekkilinin tam olarak iyileşemediği için evde istirahat etmesi gerektiğini, raporda yazan süre zarfında tam olarak iyileşemediği için olağan hayatına devam edemediğini, tam olarak iyileşip, olağan hayatına dönebilmesi için ek dinlenme süresine ihtiyaç duyduğunu, bu süre zarfında müvekkil ------ ayağa kalkamaz hale geldiğini, kendi zorunlu ihtiyaçlarını yardım almadan karşılamayacak duruma geldiğini, bu süreçte hem manevi olarak çok yıpranmış hem de ailesi için bakım anlamında ek masraflar oluştuğunu, müvekkilinin bu süre zarfında ayağa dahi kalkamadığını, iyileşme sürecinde ----- büyük eklem parsiyel protez takıldığını, müvekkilinin bu süreçte kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığı için özel olarak profesyonel yardım almak zorunda kaldığını ve ekstra giderler yaptığını, bu nedenlerle müvekkilinin söz konusu zararlarının tazmin edilmesi gerektiğini, söz konusu trafik kazasından sonra müvekkilinin istirahat süreci sonrası yaşamına devam ederken söz konusu kazanın neden olduğu fiziksel hasarlardan dolayı halen zorlandığını, müvekkilinin dışarı çıkarken, hayatın olağan akışından kaynaklanan ihtiyaçlarını karşılarken kazanın neden olduğu kırıklar nedeniyle halen zorlandığını, kırıklar nedeniyle iyileşme sürecinin ne kadar uzadığının yaşı da düşünüldüğünde anlaşılacağını, bu süreçte hayatını idame ettirmekte zorlanmasının yanında daha sonraki dönemde yürümekte dahi zorlandığını, kaza sonrası takılan protez nedeniyle hareket serbestisinin kısıtlandığını, kaza nedeniyle takılan protez sonrası iyileştiği sanılmasına rağmen normal yaşamına devam etmekte zorlandığını, müvekkilinde kazadan dolayı güç kaybı oluştuğunu, bu güç kaybının sürekli olabilecek nitelikte olduğunu, bu güç kaybının ilerleyen süreçte hem yaşamını sürdürmesini güçleştirecek hem de çalışmasını engelleyecek nitelikte bir durum olduğunu, güç kaybının geçici olduğunun kabulünde dahi durumun pek farklı olmadığını, müvekkilinin iyileşme sonrası ayağında meydana gelen güç kaybı nedeniyle şu anda da hayatına devam etmekte güçlük çektiğini, bu güç kaybı nedeniyle hayatını tek başına idame ettiremediğini, kendisine bakacak biri bulunmadığı için de bu ihtiyaçlarını karşılamak için dışarıdan yardım aldığını, ekstra bakım masrafı ödediğini, bu nedenlerle müvekkilin şu anda hayatını idame ettirirken yaşadığı zorlukların temel nedeni olan ve ilerleyen süreçte de hem sosyal hayatını hem de ekonomik hayatını olumsuz şekilde etkileyeceği aşikar olan bu sürekli güç kaybının karşı tarafça tazmin edilmesi gerektiğini, güç kaybının geçici olduğunun kabulünde dahi müvekkilin bu süreçte uğradığı zararların ve ne kadar süreceği de belli olmayan güç kaybı nedeniyle uğrayacağı zararların karşı tarafça tazmin edilmesi gerektiğini, davacı Müvekkili ---- tedavisini -----Hastaneninde yaptırmış olup hastane giderlerine ilişkin ---- alman ------ seri numaralı 24/04/2016 tarihli fatura ve büyük eklem bölgesinde bulunan parsiyel protez için---- ödenen bedele ilişkin ------ seri numaralı ve 28/09/2015 tarihli fatura bulunduğunu, belgelenemeyen tedavi masraflarının ise Yargıtay'ın, tedavi ve iyileşme giderlerinin çok kapsamlı olduğuna, bunların istenmesi için belge koşul olmadığına ve ilgili yasal dayanaklar doğrultusunda, davalılardan istenebilecek tedavi ve tüm iyileşme giderlerinin uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplatılması gerektiğini, müvekkilinin üzerinde kazanın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile tedavi sürecinde ruhsal yıpranmalar, müvekkilin yaşı düşünüldüğünde 30.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte davalı sürücüden tahsiline karar verilmesi dileğinde bulunduklarını, kaza yapan ---- plakalı aracın, kaza tarihi itibariyle ----- Poliçe Numarası ile davalı işveren ----- tarafından geçerli trafik sigortası ile davalı ----- Şirketine 17/05/2015 başlangıç ve 17/05/2016 bitiş tarihleri arasında sigortalı bulunduğundan, sorumluluk sınırları içinde sigorta şirketinin de dava edildiğini, kaza tarihinden işletilerek faiz istendiğini, davanın maddi tazminatlar açısından belirsiz alacak davası olduğunu beyan ile, trafik kazasında yaralanan ----- bedensel zararlarının ve tarafların kusur oranlarının tespiti ile (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) güç kaybı tazminatının ve tedavi giderlerinin, iyileşme sürecinde ve daha sonrasında yapılan harcamaların neden olduğu ekstra zararların (kaza nedeniyle hayatını devam ettirememesi üzerine dışarıdan profesyonel yardım alması, bakıcı masrafları, müvekkilin iyileşme sürecinde bakımı için gerekli olan harcamalar vb.) yani 2.000.00 TL maddi tazminatın ve müvekkilin uğradığı ruhsal travmalar nedeniyle 30.000.00 TL manevi tazminatın sürücü ----- ve sigortacı yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesini, kazaya neden olan aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı ------Vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı tarafın dava dilekçesinde, 15.09.2015 günü yaya olarak durmakta olan müvekkiline davalı ---- yönetimindeki ----- plakalı otomobil ile çarpılarak kazaya sebep olunduğunu, kaza neticesinde oluşan zararları sebebiyle maddi manevi tazminat taleplerinden işleten sıfatıyla sorumlu olduklarından bahisle iş bu davayı ikame ettiğini, öncelikle davacı tarafından belirsiz alacak davası olarak açılan iş bu davanın 6100 sayılı HMK gereğince reddi gerektiğini, belirsiz alacak davalarında, dava açıldığında davaya ilişkin talebin davacı tarafından objektif olarak belirienebilmesinin kendisinden beklenemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiğini, şayet alacak miktarı belirli ise, kısmi dava veya belirsiz alacak ve tespit davası açılamayacağını, davaya konu kaza da davacı tarafın kaza sonucu yapmış olduğu tedavi giderleri ve hastane masraflarının belirlenebilir değerlerde olup, iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usulden reddini gerektireceğini, ilgili davada ----- plakalı otomobilin ruhsat sahibi her ne kadar müvekkili şirket görünmekte ise de, müvekkili şirketin araç kiralama işi yaptığını ve kaza tarihinde diğer davalı -----, ilgili aracı kiralamak suretiyle işletmesini devir aldığını, kiralama ilişkisinin ispatına yönelik evrakların mahkeme lüzum gördüğünde dosyaya ibraz edileceğini, yasal karine gereği trafik sicilinde araç sahibi olarak görünen kişinin işleten olduğunu, bu hususun yasal karine olduğunu, ancak aracın fiili hakimiyetini, kiralama sureti ile devir eden müvekkilinin işleten sıfatını kaybetmiş olacağından bu davada müvekkilinin araç kiralama şirketi için husumetinin reddinin gerekeceğini, davacının dava dilekçesi ile kaza tespit tutanağında ---- plakalı aracı sevk ve idare eden davalı ----- asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, ilgili tutanakların yanlışlığı ileri sürülebilen ve kesin delil niteliğinde olmayan belgeler olduğunu, bu tutanakla belirlenen kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece 19.01.2017 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin diğer davalı ------ adına kayıtlı olması şartı ile kabulüne karar verildiğini, aracın müvekkili şirket nezdinde kayıtlı olmasına rağmen mahkemenin kararına aykırı Ölarak ihtiyati tedbir şerhi işlendiğini, müvekkili şirketin mağduriyetinin önlenmesi için mahkeme kararına aykırı olarak şerh edilen tedbirin kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle, ------ plakalı aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen, 17/05/2015-2016 vadeli ------ poliçe no'lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağı ve diğer delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, öncelikle davacı yanın iddia ettiği kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, işletenin sorumluluğunu teminat altma alan müvekkili şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunmayacağının açık olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesini talep ettiklerini, rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne kusursuz olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, sürücünün tali kusurunun tespiti halinde ise TBK md 52" Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." çerçevesinde davacı yanın kusuru nazara alınarak tazminatın kaldırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın, delil listesinde yazılı bulunan delilleri tebliğ etmediğini, belge ve deliller tebliğ edilene kadar delillere cevap verme ve karşı delil sunma hakkını saklı tuttuklarım, HMK119. Madde f. Fıkrası gereğince iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin açıkça belirtilmesi gerektiği gibi, HMK 119. Madde g. Fıkrası gereğince talep edilen tazminat kalemlerinin hukuki sebeplerinin de açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, bu nedenle davacı taraftan hangi vakıanın hangi delille ispat edileceğini ve tazminat taleplerinin hukuki sebeplerini içerir beyan alınması gerektiğini, davaya konu edilen kazadan dolayı açılan ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbini talep ettiklerini, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ve zararın da kaza ile illiyetinin tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini talep ettiklerini, aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarında açıkça belirtildiği üzere, her yıl için hesaplanan gelirin bir önceki yılın toplam gelirinin %10 artırılmasını takiben % 10 iskonto edilmesi ile tespit edilmesi gerektiğini, davacıların sosyal ve ekonomik durumları ile hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduklarının sayın mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, bilindiği üzere eğer davacıların Sosyal Güvenlik Kurumundan ölüm/cenaze masrafı, geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri almış ise, bu sosyal Güvenlik kuruluşlarının kendi özel kanunlarına göre müvekkil şirkete rücu imkanı doğduğunu, müvekkil şirketin davacıların dışında, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının da aynı kazadan dolayı aynı rücu talepleriyle karşı karşıya kalmaması için bu konudaki araştırmaların re'sen yapılması gerektiğini, bu çerçevede SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığını, alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmadığını, temerrüt süresinin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlayacağını beyan ile, esasına girildiği takdirde, davaya konu talebin zamanaşımına uğraması, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle, meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle reddini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davacı yanın müterafik kusurunun nazara alınmasını, celp edilmesi gereken delillerin toplanmasını, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, davacının yaya olarak ve davalı ----- sevk ve idaresindeki, davalı ----- mülkiyetindeki ve davalı ---- zorunlu trafik sigortacısı olduğu ------ plakalı aracın karıştığı 15/09/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden oluşan maddi ve manevi zararların giderilmesi amacıyla açılan tazminat davasıdır. ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas ve ------ Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememizin ---- Esas sayısını aldığı görülmüştür. Mahkememizin 03/03/2020 tarih ve ---- Esas ve ------- Karar sayılı ilamı ile "Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir. (...) Dava konusu kaza 15.09.2015 tarihinde gerçekleşmiş olup kaza yapan sürücüsü davalı ----- olan maliki ---- görünen ------ plaka nolu aracın ZMMS sigortasının 17.05.2015-17.05.2016 vade tarihini kapsamak üzere ------ poliçe numarası ile Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) sigorta poliçesi ile ------ sigortalı olduğu, dosyaya sunulan ilgili poliçede teminat limitlerinin bulunmadığı. ------ Gazete de yayımlana 2015 yılı için uygulanacak trafik sigortası asgari sigorta teminatlarına göre; Sakatlanma ve ölüm kişi başına 290.000,00 TL teminat verildiği görülmüştür. (...) ----- Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü, ---- Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Adli Tıp Ana Bilim Dalı /Kliniği tarafından 26.10.2017 tarih ve ---- sayışı yazı; " 15.12.1938 doğumlu ---- 16.09 2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı arızası 03.08.2013 tarih ve ---- sayılı ------ gazete de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alındığında meslek grubu 1 kabul olunarak; Olay tarihinde ki yaşı dikkate alarak %16 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme [İş göremezlik] süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olarak kabulü konusunda kanaat belirttiği, Mahkememizce makine mühendisi marifetiyle alınan kusur raporu ile, davalı ---- plakalı araç sürücüsü ------ %85 oranında, davacı ----- %15 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği, aktüer bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplamaya göre davacının geçici iş göremezlik zararının 8.205,59 TL, daimi işgöremezlik zararının ise 11.617 TL olduğu toplam zararın 19.823,20 TL olduğu anlaşılmış olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı ----- ibraz edilen 2012. 2013. 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin; T.T.K. 64 ve 66. Maddeleri ile V.U.K. 220-226. Maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, lehine delil vasfını haiz olduğu, ---- Plakalı araç, ----- tarafından ------firmasına 14.08.2012 tarihinden 14.06.2018 tarihine kadar kiralandığı, Araç Kiralama Sözleşmesinde; "Araç ile ilgili kullanımımızdan kaynaklanan mali, hukuki ve her türlü mesuliyeti ve gerekiyorsa ödemeyi kiracı olarak, taahhüt ve kabul ederiz" ibaresinin mevcut olduğu, davalı tırmanın 14.09.2012 tarihinden 31.12.2016 tarihine kadar ------Firması adına 88 adet belge ile 51.1 i3.86-'l I. Kılarında fatura düzenlediği, söz konusu firma tarafından da bu dönemde 46.580.87-TL tutarında ödeme yaptığı tespit edilmiş olup bu haliyle davalı ----- husumet itirazları haklı bulunmuş olup, -------yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi hakkında sehven hüküm kurulmamış olup kısa karar ile hakkında hüküm kurulmayan bir talebin gerekçeli karar veya tavzih kararı ile hükmün genişletilmesi mümkün olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki talepleri kabul görülmemiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçeleriyle "1-Davanın ------ yönünden KISMEN KABULÜNE, 8.205,59 TL geçici, 11.617,61 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 19.823,20 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 18/01/2017 tarihinden itibaren davalı----- yönünden ise 15/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davanın ----- yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE," hükmedildiği, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin 24/11/2025 tarihli ------ Esas ve ----- Karar numaralı ilamında "Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilen ve davada vekille temsil edilen davalı ----- Şirketi lehine vekâlet ücretine hükmolunmasında isabetsizlik görülmemiş; ----- Adli Tıp Ana Bilim Dalı tabipler tarafından düzenlenen raporda, davacı ------ 16/9/2015 günü geçirdiği trafik kazası nedeniyle oluşan sağ femur kırığı arızasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünü %16 oranında kaybetmesine neden olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olarak kabul edilmesi gerektiğinin bildirilmesi, aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda ise, kazanın meydana geldiği tarihte 76 yaşını tamamlamış olduğu anlaşılan ve kazanın oluşumunda %15 oranında kusurlu olduğu kabul edilen adı geçen davacının, aktif çalışma devresinin sona erdiği de dikkate alınarak gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilip geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının 8.205,59 TL olarak hesaplandığının anlaşılması karşısında, bu konuya yönelen istinaf nedeni benimsenmemiştir. Dava dilekçesinde, davaya konu trafik kazası nedeniyle müvekkilinin ruhsal yönden yıprandığını ileri sürerek, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan ortaklaşa ve zincirleme tahsiline karar verilmesini talep eden davacı vekilinin açtığı manevi tazminat konusunda nihai karar verilmemesi yerinde görülmemiş; 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98'inci maddesi uyarınca belgesiz tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olmaması, ortopedi ve travmatoloji uzmanı tabip bilirkişi ile aküreya hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, davacının tedavi süresince evde yapılan pansuman ve tıbbi malzeme giderinin 1.000 TL; kontrol için hastaneye ulaşım ve diğer sosyal giderlerden kaynaklanan giderin 1.000 TL; total kalça protezi ameliyatından sonra gereksinim duyulan 2 aylık bakıcı ücretinin ise 7.393,15 TL, buna göre toplam tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatının 9.393,15 TL; davacının %15 kusurlu olduğu dikkate alındığında talep edilebilecek tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatının toplam 7.984,18 TL olarak hesaplandığının anlaşılması karşısında, dava dilekçesinde tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı isteminde bulunan ve 11/9/2018 günü sunduğu ıslah olarak nitelendirdiği dilekçesinde de bu istemini yineleyen davacının tedavi gideri ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin hükmün gerekçesinde tartışılmadan reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Kabule ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise, ıslah olarak nitelendirdiği dilekçesinde 53.950,54 TL maddi tazminatı hükmolunmasını talep eden davacı vekilinin maddi tazminat davasının 19.823,20 TL tutarındaki bölümünün kabulüne karar verilmesi, buna göre davada vekille temsil edilen davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca 3.400 TL maktu vekâlet ücretine hükmolunmasına karşın, reddine karar verilen maddi tazminat talebi nedeniyle davada vekille temsil edilen davalılar ---- Şirketi ile ------ lehine hükmolunan vekalet ücretinin, AAÜT'nin 13'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca davacı lehine hükmolunan vekâlet ücretini geçemeyeceği gözetilmeden, davalılar ----- Sigorta Şirketi ile ------ lehine, davacı yararına hesaplanan vekâlet ücretinden fazla vekâlet ücretine hükmolunmasının doğru olmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçeleriyle hükmün kaldırıldığı görülmüştür. Her ne kadar hem mahkememiz ilamında da hem de istinaf ilamında ------ isimli şahıs davalı olarak gösterilmiş ise de, mahkememizce kaldırma ilamına konu ilamda ---- hakkında hüküm kurulmadığı, istinafça da ----- hakkında hüküm kurulmasının kaldırma sebebi yapılmadığı, ---- 01/10/2019 tarihli celse 1 numaralı ara kararı (Davacı vekiline ------. Ürünlerinin adres bilgilerinin mahkememize bildirmesi halinde davaya dahil edilerek UYAP'a kaydının yapılmasına,) ile davaya dahil edildiği, dava dilekçesinde ------ davalı olarak gösterilmediği (ona husumet yönetilmediği), HMK sisteminde davaya dahil etme gibi bir hukuki kurum bulunmadığı, hukuki dayanağı bulunmayan ara kararın ----- davalı konumuna getirmeyeceği, bu sebeple eldeki davada ----- davalı olmadığı kanaatine varılmış, onun hakkında hüküm kurulmadığı gibi, davalı olarak ismi hüküm başlığından çıkartılmıştır. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi davacının yaya olarak ve davalı ---- sevk ve idaresindeki, davalı ----- mülkiyetindeki ve davalı -------zorunlu trafik sigortacısı olduğu ------ plakalı aracın karıştığı 15/09/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden oluşan maddi ve manevi zararların giderilmesi amacıyla açılan tazminat davası olduğu, mahkemece kaldırma ilamından önce yapılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davacının maluliyet oranın, kusur durumunun, geçici iş göremezlik zararının, sürekli iş göremezlik zararının, tedavi giderlerine ilişkin tazminat miktarının ve davalı----- pasif husumetinin bulunmamasının istinaf kaldırma ilamına konu edilmemesi ve hukuken uygun bulunması nedeniyle usulen kesinleştiği, bu nedenle davacının kusur durumuna göre 7.984,18 TL tedavi gideri ve bakıcı gideri zararı, 11.617,62 TL sürekli iş göremezlik zararı ve 8.205,59 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 27.807,39 TL maddi tazminat alacağının bulunduğu, davacının tedavi ve bakıcı gideri yönünden fazla miktarda ıslahının bulunması nedeniyle maddi tazminat davasının kısmen kabulünün gerektiği, faiz başlangıç tarihleri ve faiz türünün istinafa konu edilmemesi ve kaldırma kapsamına alınmaması nedeniyle usulen kesinleştiği, bu sebeple maddi tazminat talebi yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği, davalı ------işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat davalarının reddinin gerektiği, bu hususun da kaldırma kapsamına alınmaması nedeniyle usulen kesinleştiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacının manevi tazminat davası yönünden; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca "(1)Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda da belirtildiği gibi davacının 15/09/2015 tarihli haksız fiil nedeniyle bedensel bütünlüğünün zedelenmesine maruz kaldığı ve %16 sürekli maluliyete ve 9 ay geçici maluliyete maruz kaldığı, bu sebeple davalının %85 kusur durumu, davacının %15 kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve davacının uğramış olduğu bedensel zararın ağırlığı dikkate alınarak davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yasal koşullarının oluştuğu, mahkememizce belirlenen kriterler dikkate alındığında davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminat hükmedilmesinin uygun görüldüğü, alacağa haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talebinin davalı ----- yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı ------ yönünden ise zorunlu trafik sigortası poliçesinde manevi zararların teminat altına alınmamış olması nedeniyle tazminat talebinin reddinin gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davacının maddi ve manevi tazminat davasının ------- yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat davasının davalı ------yönünden ESASTAN REDDİNE, 3-Davacının maddi tazminat davasının davalılar ------ yönünden KISMEN KABULÜ ile, geçici bakıcı ve tedavi giderine ilişkin 7.984,18 TL, geçici iş göremezliğe ilişkin 8.205,59 TL ve sürekli iş göremezliğe ilişkin 11.617,62 TL maddi tazminatın davalı ---- yönünden 18/01/2017 tarihinden itibaren davalı ---- yönünden 15/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Davacının manevi tazminat davasının davalı ------- yönünden KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın 15/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz davalı ------ alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (davalı ---- yönünden 42.807,39 TL, davalı ------ yönünden 27.807,39 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 2.924,17 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 546,64 TL peşin harç ve 940,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.437,53 TL harcın (davalı ------ 732,00 TL'si yönünden sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan 580,14 TL dava açma masrafı, 940,00 TL ıslah harcı ve 3.705,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 5.225,14 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (27.807,39/53.950,54) göre 2.693,16 TL’sinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı-------tarafından yapılan 4,30 TL vekalet harcı ve 670,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 674,30 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine, 8-Davalı ------- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 4,60 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (26.143,15/53.950,54) göre 2,22 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ------- tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 6,40 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (26.143,15/53.950,54) göre 3,10 TL’sinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 11-Maddi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (27.807,39 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 27.807,39 TL vekalet ücretinin davalılar ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 12-Maddi tazminat davası yönünden; davalı------- yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve ret sebebi farklı olduğundan reddedilen dava değeri (53.950,54 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 7/2 uyarınca hesaplanan 8.632,08 TL ayrı vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine, 13-Maddi tazminat davası yönünden; davalı-------yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (26.143,15 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 uyarınca hesaplanan 26.143,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine, 14-Manevi tazminat davası yönünden; davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (15.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/1 uyarınca hesaplanan 2.400,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------ alınarak davacıya verilmesine, 15-Manevi tazminat davası yönünden; davalı ------- yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve ret sebebi ayrı olduğundan reddedilen dava değeri (30.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2, 10/3 ve 7/2 uyarınca hesaplanan 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------verilmesine, 16-Manevi tazminat davası yönünden; davalı -------yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve ret sebebi ayrı olduğundan reddedilen dava değeri (30.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 10/3 uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL ayrı vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ----- verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1136, K. 2026/146, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1136-e-2026-146-k-5b655d3c1d9b