İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/113 E. 2025/965 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/113
- Karar No
- 2025/965
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/113 Esas KARAR NO : 2025/965
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 16/10/2023 KARAR TARİHİ : 01/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının söz konusu taşınmaza denk gelen kooperatif hissesini seneler önce çalışmaları neticesinde yaptığı birikimler ile aldığını, davacının gelinine bağışta bulunarak bu hisseyi 2012-2013 yıllarında devir ettiğini, daha sonra tapu ... adına tescil edildiğini, müvekkilinin gelini ve damadı bu taşınmazı aile konutu olarak kullandığını, davalı müvekkilinin oğlu ....'ı yani eşini aldatarak ve çocuklarını yani müvekkilinin torunlarını bırakarak kaçtığını, müvekkilinin oğlu ve torunları yaşanan hadiseden dolayı derin kedere düştüğünü, çocukların bakımı konusunda da müvekkilinin eşi yardım ettiğini, somut olayda ise 2023 Mart ayında eşini aldatarak terk eden ve çocuklarının bakımını sağlamayan davalının kanun hükmünün a ve b bentlerine aykırı davranarak müvekkilinin bağışlamasını geri almakta haklı kıldığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile dava konusunun artık kooperatif hissesi olmaktan çıkıp bağımsız bölüm mesken niteliğindeki kaydının davalı adına devrinin iptali ile davacı adına tescilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/11/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve işbu esasına kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı. Davacı, davaya konu kooperatif hissesini gelini olan davalıya bağışladığını, ancak davalının eşini aldatarak ve çocuklarını bırakarak evden ayrıldığını, TBK 295.maddesi uyarınca bağışlamayı geri aldığını beyanla davalı adına olan tapunun iptali ile kendi adına tescilini istemiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Toplanan delil ve belgeler uyarınca mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, kooperatif uzmanı ve borçlar hukuku uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 24/06/2025 tarihli raporda özetle; dosya içerisindeki yapı kooperatifi kayıtlardan sözleşmenin satım sözleşmesi olarak gösterildiği, bu durumda Mahkemece satışa ilişkin kooperatif kayıtlarındaki devir sözleşmesinin görünürdeki işlem, bağışlamanın ise gizli işlem olarak kabul edilmesi halinde, ilgili işlemin nispi muvazaa kapsamında olacağı, bu durumda görünürdeki işlemin tarafların gerçek iradesini yansıtmaması sebebiyle geçersiz olacağı, gizli bağışlama işleminin ise şekil şartına bağlı olmadığından geçerli olacağı, ancak davacının şartları varsa sözleşmeden dönebileceği, Mahkemece davalının, davacının oğluyla olan evliliğinin, beyan edildiği şekilde davacının ağır kusuruna binaen aldatma sebebine binaen sona erdiğine kanaat edilmesi halinde, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl geçmeden davanın açılması durumunda davacının bağışlamadan dönebileceği, davacının tapu iptal ve tescil talebinde bulunabileceği, Mahkemece satışa ilişkin kooperatif kayıtlarındaki devir sözleşmesinin muvazaalı olmadığına, ya da bu işlem muvazaalı olsa bile, boşanma davasında davalının ağır kusurlu olmadığına ya da davalı ağır kusurlu olsa dahi, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğine kanaat edilmesi halinde ise, davacının tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağı görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının davalının eski kayınpederi olduğu, davalının davacının oğlu ile evli olduğu dönemde davacının torunlarının oturması amacıyla davaya konu kooperatif hissesini gelini olan davalıya devretmek istediği, davacıya ait kooperatif hissesinin bağlı olduğu taşınmazın dubleks şeklinde olması nedeniyle iki kooperatif hissesine denk düşmesi nedeniyle davacının davalıya bağışlamak istediği taşınmaz hissesini önce dava dışı İlyas Karahan'a devrettiği, akabinde kısa bir süre sonra bu kişiden hissenin davalıya aktarıldığı, tanık olarak dinlenen İlyas Karahan'ın bu durumu doğrulayarak kendisinin taşınmazda kısa bir süre emanetçi olduğu, hiçbir para ödemediği, devir yaparken de para almadığı, davacının talimatı üzerine gelini olan davalı adına devri yaptığını beyan ettiği, tüm bu işlemlerin davacının davalıya kooperatif hissesini bağışlama iradesi kapsamında gerçekleştiği ve davacının esasen doğrudan davalıya bağışlama yaptığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Somut olayda, TBK 295 ve 296.maddelerinde düzenlenen bağışlamanın geri alınması şartlarının bulunup bulunmadığının tespiti önem taşımaktadır. İşbu davada hak düşürücü sürenin boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl olacağı ve bu sürenin dolmadığı, davanın süresinde olduğu görülmüştür. Kanunda yer alan düzenlemelerden TBK 295/2.maddesinde bulunan "Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa" hükmünün olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. Dosyaya yansıyan belge ve beyanlar ile celp edilen Küçükçekmece ... Aile Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı boşanma ilamı ile anılan dosya içinde bulunan dilekçe, beyan ve raporlar ile davalının Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu beyanlar dikkate alındığında; davalının davacının oğlu ... ile evli olduğu dönemde sosyal medya üzerinden tanıştığı dava dışı ... isimli şahıs ile arkadaş olduğu, bu kişinin daveti üzerine evine gittiği, daha sonra şahsın davalının uygunsuz fotoğraf ve videolarını çekerek davalıya şantaj yapmak suretiyle davalıdan menfaat temin ettiği, davalının bu şekilde eşi ve çocuklarının bulunduğu ortak konuttan ayrılması akabinde davacının oğlu .... tarafından 2023 yılında boşanma davası açıldığı, mahkemece kusur araştırması ve delil toplama süreçlerinin uzun sürmesi nedeniyle nihayetinde tarafların 14/03/2025 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma hükmünün 03/06/2025 tarihinde kesinleştiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında somut olayda TBK 295/2.maddesindeki "Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması" şartının gerçekleştiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ İLE; - İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, 9 Parselde kayıtlı bulunan 94 Blok Kat:4 9 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza ait davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 208.345,50-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan toplam 52.356,85-TL peşin harç ve tamamlama harcından düşülmesiyle, eksik kalan 155.988,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 388.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 269,85-TL peşin harç, 52.087,00-TL tamamlama harcı, 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 52.626,70-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 33.726,50-TL yargılama gideri ve 3.030,30 TL keşif harcı olmak üzere toplam 36.756,80-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 7-Görevsiz Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından alınmış olan 50.000,00-TL teminatın mahkememiz karar kesinleştikten 1 ay sonra tazminat davası açılmaması halinde talep halinde iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/10/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır