İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1128 E. 2025/1280 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1128
- Karar No
- 2025/1280
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1128 Esas KARAR NO : 2025/1280
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025 irtifak tapusunun tüm takyidattan ari olarak müvekkili adına tescil edilmiş olduğunu, müflis şirketin, sözleşme konusu bağımsız bölümü, iskanı alınmış oturuma hazır halde Temmuz 2012 tarihinde teslim etmeyi sözleşme ile taahhüt etmiş ancak projenin teslim tarihi olan 2012 yılında inşaatı % 50-55 imalat seviyesinde yarım bırakarak temerrüde düşmüş, aradan geçen 13 yıla rağmen inşaatı tamamlayıp iskanı alınmış oturuma hazır teslim etmemiş olduğunu, müflis şirketin yarım bıraktığı inşaatı kendi mali imkanları ile tamamlamak isteyen kat irtifak tapu sahiplerinin kurduğu inşaatı tamamlama yönetiminin, öncelikle yarım kalmış inşaatın tamamlama maliyetini tespit etmek amacıyla Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinde 18/03/2025 tarih, ... D. İş sayılı tespit davası açmış, söz konusu dava dosyasına sunulan 11.08.2025 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporunda proje bazında eksik imalatları tamamlama maliyetinin 6.781.017.580,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, buna göre müvekkilinin 88 m2 büyüklüğündeki dairesine isabet eden bedelin 1.472.310-TL olduğunun hesaplanmış olduğunu, bu tutarın, müflis şirketin inşaatı tamamlama borcunu ifa etmemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı doğrudan zarar olduğunu, bu alacağın İİK'na göre müflisin iflası ile muaccel hale gelmiş olmakla taraflarına ödenmesi gerektiğini, 2012 yılında proje inşaatını % 50-55 imalat seviyesinde yarım bırakarak temerrüde düşen müflis şirketin, 10 yıl sonra 2022 yılında binlerce kat irtifak sahibinin mülkü olan kaba inşaatı bitmiş bloklardan mevcut cam, çerçeve, küpeşte, asansör altyapısı, elektrik tesisatı gibi yapı malzemelerini hukuka aykırı olarak söküp şantiye dışına çıkarmış ve projedeki imalat seviyesini % 40-45 seviyesine düşürmüş olduğunu, müflis şirket yetkilisinin suça konu bu haksız fiili üzerine yüzlerce kat irtifak sahibi şirket yetkilisi hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuş, başlatılan soruşturma kapsamında, şirket yetkilisi hakkında, TCK 142/2.h.2 (143 Kez) suç isnadı ile iddianame hazırlanmış ve bu iddianamenin Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, ... E. sayılı dosya ile kabul edilerek kovuşturma aşamasına geçilmiş olduğunu, dosyanın halen derdest olduğunu, müflis şirketin, eksiltilen yapı malzemelerinin toplam tutarının tespitine yönelik bilirkişiye rapor hazırlatmış söz konusu bu rapor sonuçlarını yazılı açıklama ile tüm taraflara ilanen tebliğ etmiş olduğunu, söz konusu bu rapora göre müflis şirketin yarım kalmış inşaat bloklarından hukuka aykırı eksilttiği yapı malzemesi bedelinin 2022 yılı Ağustos ayı itibariyle 369.180.000,00 TL olduğunu, bu tutarın 2025 yılı itibariyle 933.000.000-TL'ye ulaştığını, hesaplanan bu tutara müvekkilinin 88 m2 büyüklüğündeki dairesine isabet eden bedelin ise 163.961,73 TL olduğunun hesaplanmış olduğunu, müflis şirketin, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2025 tarih ve ... Esas sayılı kararı ile iflas etmiş akabinde Bakırköy .... İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası ile tasfiyesine başlanmış olduğunu, taraflarınca iflas masasına müflis şirketin yarım bıraktığı inşaatı tamamlama borcundan kaynaklanan 1.472.310,00 TL ve terditli olarak mevcut imalatın hukuka aykırı eksiltilmesinden kaynaklanan 163.961,73 TL alacak kaydı talebinde bulunulmuş olduğunu, söz konusu alacaklarının, müflis şirket yetkilisi tarafından mücbir sebep gerekçesi ile iflas idaresi tarafından ise yargılama gerektiren bir alacak olduğu gerekçesi ile RET edilmiş olduğunu, bu gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, zira müflis şirket ile aralarında kurulan satış sözleşmesinin, ödeme belgeleri, tapu kaydı ve bilirkişi raporunun alacağın varlığının hukuken ispatlamaya yeterli olduğunu, müflis şirketin inşaatı tamamlama borcu bulunduğunu, ancak müflisin iflası ile eksik ifa/imkansız ifa ile yapma borcu, para borcuna dönüşmüş olduğunu, bu nedenle İİK m. 235/3 gereğince alacağın masaya kaydedilmesinin zorunlu hale gelmiş olduğunu, ayrıca bir iflas memurunun da kararın altına taleplerini destekleyecek mahiyette, ....başvurucunun dilekçe ekinde sunduğu Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi ... D. İş. sayılı dosya, 11.08.2025 tarihli bilirkişi raporu ile sabittir. Söz konusu raporda, inşaatta mevcut eksik iş imalat oranının % 52 seviyesinde olduğu ve % 100 tamamlanma oranına ulaşabilmesi için yapılacak imalat bedelinin 15.03.2025 tarihi itibariyle proje bazında toplam 6.781.017,580,00-TL olduğu, buna göre alacaklının iflas masasına bildirdiği söz konusu alacak tutarının, alacaklının bağımsız bölüm m2'ne isabet eden miktar olduğu, bu borç, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinden kaynaklandığı ve 7445 sayılı İİK uyarınca, iflasın açılması ile birlikte muaccel hale geldiği, müflis tarafından alacağa ilişkin iflas masasına her ne kadar inşaatın yarım kalmasını mücbir sebep olarak açıklamış ise de Bakırköy Tüketici Mahkemelerinde müflis aleyhine açılan yüzlerce emsal dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında müflis iddiasının hükme esas alınmadığı ve bu kararların üst mahkemelerce de onandığı tespit edilmiştir. (Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E. ... K.) Alacaklının terditli ikinci alacak talebinin kaynağı ise yine müflisin şirket yetkilisinin yarım kalmış inşaatlardan eksilttiği ve bilirkişi raporu verilerine göre ilan ettiği tüm projede eksiltilen 933.000.000-TL“ tutarındaki toplam maliyetten alacaklının bağımsız bölüm m2'sine isabet eden bedel olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle her ne kadar alacak miktarı sabit ise de bu aşamada mahkeme kararı gerekir "şerhi yazmış olduğunu beyanla; fazlaya dair hakları saklı kalmak şartıyla; davanın kabulü ile öncelikle İstanbul İli ... İlçesi, .... Mevkii, .... Ada 2 Parsel'de ... konut/iş yeri projesinde müvekkilinin maliki olduğu C3 Blok 120 numaralı bağımsız bölüm inşaatının tamamlama maliyeti bedeli olarak Bakırköy .... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasına 501 kayıt no ile kaydı talep edilen 1.472.310,00 TL alacaklarının tamamının faizi ile birlikte Bakırköy .... Tüketici mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosya bilirkişi raporu doğrultusunda sıra cetveline kayıt ve kabulüne, ilk taleplerinin kabul edilmemesi halinde alacak başvuru dilekçesinde terditli olarak talep etmiş oldukları müflis şirketin dava konusu yarım kalmış mevcut inşaat bloklarından hukuka aykırı olarak söküp yerlerine takmadığı eksilen yapı malzemelerinin maliyetinin tespitine yönelik müflis şirket tarafından bilirkişiye tespit ettirilerek taraflara yayınlanan dosyada mübrez ilan doğrultusunda, müvekkilinin maliki olduğu C3 Blok 120 numaralı bağımsız bölüme isabet eden 163.961,73 TL alacağının tamamının faizi ile birlikte sıra cetveline kayıt ve kabulüne, İİK'nun 235/1.maddesine istinaden ikinci alacaklılar toplantısına katılmaları hususunda ara karar tesisine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı iflas idaresi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2025 tarih ... E., ... K. sayılı kararıyla iflasına karar verilmiş ve iflas kararının 12.11.2025 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, iflas tasfiye işlemlerinin Bakırköy .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından yürütülmekte olduğunu, ilk alacaklılar toplantısının 13.08.2025 tarihinde gerçekleştirilmiş olup ikinci alacaklılar toplantısının henüz gerçekleştirilmemiş olduğunu, davanın (15) günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmış olması gerektiğini, bu bağlamda davanın, (15) günlük hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının tespiti ile hak düşürücü süre içerisinde açılmamış ise esasa girmeden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, bir diğer yandan davacının iddia etmiş alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının 15.03.2011 tarihli sözleşmeye istinaden alacak talebinde bulunmakta olup zamanaşımı sürelerinin geçmiş olduğunu, iflas idaresinin 03.11.2025 tarihli Sıra Cetveli ve Derece Kararının (Kayıt No:501); "Alacak kayıt ve eklerinin incelenmesi sonucunda; talep edilen 1.636.271,73-TL'nin yargılama gerektirdiğinden tamamının reddine karar verildi. İflas idare memuru Av. ... şerhi. Bu aşamada mahkeme kararı gerektiğinden çoğunluk kararına katılmakla beraber; müflis ile alacaklı arasında akdedilmiş Temmuz 2012 anahtar teslim şartlı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi mevcuttur. Müflis şirket, alacağa konu bağımsız bölüm kat irtifak tapusunu alacaklıya devretmiştir. Müflisin alacaklıya ipotek şerhsiz tapu devri aynı zamanda alacaklının müflise borcu olmadığının da karinesidir. Müflis sözleşme konusu inşaat projesini yarım halde bırakarak alacaklıya halen teslim etmemiştir. Bu konu, alacaklının dilekçe ekinde sunduğu Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi ... D. İş. Sayılı dosyasına sunulan 11.08.2025 tarihli bilirkişi raporu ile sabittir. Aynı rapora göre inşaatta mevcut eksik iş imalat oranının % 52 seviyesinde olduğu ve %100 tamamlanma oranına ulaşabilmesi için yapılacak imalat bedelinin15.03.2025 tarihi itibariyle proje bazında toplam 6.781.017,580,00-TL olduğu anlaşılmıştır. Alacaklının iflas masasına bildirdiği söz konusu alacak tutarının da alacaklı bağımsız bölüm m²'ne isabet eden miktar olduğu anlaşılmıştır. Bu borç, müflisin taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinden kaynaklandığı ve 7445 sayılı İİK uyarınca da iflasın açılması ile birlikte muaccel hale geldiği sabittir. Müflis, iflas masasına her ne kadar inşaatın yarım kalmasını mücbir sebep ile açıklamakta ise de Bakırköy Tüketici Mahkemelerinde müflis aleyhine açılan yüzlerce emsal dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında müflis iddiasının hükme esas alınmadığı ve bu kararların üst mahkemelerce de onandığı görülmüştür. (Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E. ... K.) Alacaklının terditli ikinci alacak talebinin kaynağı ise yine müflisin şirket yetkilisinin yarım kalmış inşaatlardan eksilttiği ve bilirkişi raporu verilerine göre ilan ettiği tüm projede eksiltilen toplam 933.000.000-TL tutardan alacaklının bağımsız bölüm m²'ne isabet eden bedel olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle her ne kadar alacak miktarı sabit ise de bu aşamada mahkeme kararı gerektirdiğinden ret kararı verme zorunluluğu hasıl olmuştur." şeklinde olduğunu, anılan kararda yargılamayı gerektiren hususların açıkça belirtilmiş olduğunu, İflas İdaresinin, İİK m.226 mucibince masanın menfaatini gözetmekle yükümlü olduğunu, korunan menfaatin, alacağını somut delillerle ispat etmiş olan alacaklıların menfaati olduğunu, bu anlamda alacağın şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, sıra cetvelinin düzenlenmesinde hangi tasfiye usulünün benimsendiği hususunun önem arz etmekte olduğunu, huzurdaki iflas dosyasında, 'adi tasfiye' usulünün benimsenmiş olduğunu, İİK'nın "İddia Edilen Alacakların Tetkiki" başlıklı 230. maddesinin; "İdare, alacak ve istihkak iddialarının kaydı için tayin olunan müddet bittikten sonra iddiaları tahkik ve tetkik eder. Müflisi bulundurmak mümkünse her iddia hakkında ne diyeceğini sorar ve icabına göre kabul veya ret kararı verir." hükmünü içermekte olduğunu, sıra cetveli hazırlanırken iflas dairesinin, masaya alacak olarak kaydedilen, müflisin kayıt ve defterlerinde bulunan, tapu sicilinde yazılı olan ve istihkak iddiasına konu olan tüm hak ve alacakları dikkate almakla mükellef olduğunu, masaya kayıtlı alacakların miktar ve sıraları ile sıra cetvelinde gösterildiğini, İİK mad. 233’e göre "Sıra cetvelinde kabul edilmeyen alacaklar ret sebepleri ile birlikte gösterilir." hükmünü haiz olduğunu, alacak başvurularının tetkiki sırasında bu alacakların kesinleşmiş mahkeme ilamlarına, kesin delil niteliğinde müflis defteriyle uyumlu kayıtlara yahut muteber kamu kayıtlarına bağlı şekilde bir inceleme yapılmakta; bu alacaklar dışındaki alacak taleplerinin ise talep dilekçesinde dayanılan vakıalar ile dilekçe ekinde sunulan dayanak belgeler ve müflis kayıtları üzerinden sınırlı olarak tetkik edilmekte olduğunu, alacağın kabul yahut reddi ile beraber sıra cetvelinde alacağın sırasına da yer verilmekte olduğunu, somut olayda; iflas masasına sunulan alacak başvuru dilekçesinde davacı vekilinin 1.636.271,73 TL talepte bulunmuş; bu talebini ispat edecek muteber hiçbir belge sunamamış olduğunu, huzurdaki dava dilekçesinde de başvuru dilekçesinde olduğu gibi müvekkillerinin inşaat tamamlanmadığı için uğranılan zarar varsayımıyla 1.472.310,00 TL; işbu taleplerinin kabul görmemesi halinde sökülen yapı malzemeleri dolayısıyla 163.961,73 TL masadan alacaklı olduklarını beyan etmiş olduğunu, lakin davacıların bu iddiasının hiçbir temele dayanmadığınını, müflis kayıtlarında böyle bir borca rastlanılmadığının, rayiç denilen tutarların nereden alındığının belli olmadığının ve meblağın büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda söz konusu taleplerin yargılamayı gerektirir mahiyette olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu halde bir an için iflas idaresinin söz konusu talebi kabul ettiği varsayımında inşaat şirketi olan müflisten her alacaklı olduğunu beyan eden kişilerin benzer mahiyette gelen her başvuruyu kabul olarak değerlendirmesi gerekeceği ve bu durumun iflas alacaklıları arasındaki eşitlik ilkesini bozacağını, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunun ise hükme esas alınamayacağının, dolayısıyla iflas idaresince dikkate alınmamasının olağan olduğunun, müflisin gıyabında gerçekleştirildiği için Anayasa m. 36'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkını zedelediğinin açık olduğunu, delil tespitinin gıyapta yapılmasının usul ve yasaya aykırı olup; gıyapta tespit şartlarının da oluşmamış olduğunu, delil tespit işlemine ve rapora da itiraz edilmiş olduğunu, gerek yasal düzenleme ve gerekse Yargıtay içtihatları karşısında, delil tespitlerinin kural olarak karşı tarafa tebligat yapılmak ve karşı tarafın da tespit esnasında hazır bulunmasını sağlamak suretiyle gerçekleştirilmesi gerektiğinin hukuksal ve ihtilafsız bir gerçek olduğunu, ancak somut olay yönünden müflisin yokluğunda gerçekleşmiş, İİK m. 194 'e aykırı bir şekilde işlemler gerçekleştirilmiş olduğunu, bu bağlamda somut olaya bakıldığında, tespit isteyen tarafin iddiaları ile tespit edilen hususların niteliği, yasanın öngördüğü olağanüstü şartların mevcut olmadığını açıkça göstermekte olduğunu, somut olayda taşınmazın halihazırda yerinde durmakta olduğunu, durum böyle iken, HMK.m.403 hükmü ihlal edilir şekilde gıyapta delil tespitine karar verilmiş olup; bu nedenle anılan tespit işlemi ve akabinde tanzim edilen bilirkişi raporunun geçersiz olduğunu beyanla; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması durumunda dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi bir durumda davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sıra cetveline itiraz istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın; davacının müflis şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise iflas tarihi itibariyle alacaklı olduğu miktarın tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; her iki davanın taraflarının, fiili ve hukuki yönden bağlantılı olduğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 166/1.maddesinde "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." hükmü yer almakta olup yine aynı yasanın 166/4.maddesinde "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilecek hükmün iş bu davada verilecek hükme tesir edeceği, dosyanın tarafları, sebebi, konusu ve talep sonucu yönünden fiili ve hukuki bağlantı olduğu, yapılacak değerlendirmelerin tek bir dosya üzerinden yapılmasının usul ekonomisi ve makul sürede yargılama yapılması yönünden yerinde olacağı, bu anlamda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 166/4.maddesi hükmü gereği dava dosyaları arasında bağlantı bulunduğu, davaların aynı sebeplere dayandığı kanaatine varılarak, aynı yasanın 166/1.maddesi hükmü gereği mahkememizin iş bu dava dosyası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarının birleştirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememiz esasına kayıtlı bu dosyanın, yargılaması devam eden Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava konusunun aynı olduğu, davalar arasında şahsi ve hukuki bağlantı bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyeceği dikkate alınarak dosyaların 6100 sayılı HMK'nın 166. madde gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkeme esasının bu şekilde kapatılarak yargılamanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, 3-Yargılama ücreti, vekalet ücreti ve sair hususların birleştirilen dosyada ele alınmasına, 4-Birleştirme kararının birleşen dosyada ilgili taraflara tebliğine, Dair, tarafların yokluğunda, birleşen dosya ile birlikte istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/12/2025
Katip .... ¸
Hakim ... ¸