İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/11 E. 2025/443 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/11
- Karar No
- 2025/443
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/11 Esas KARAR NO :2025/443
DAVA:Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ:07/01/2025 KARAR TARİHİ:29/05/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davalı iflas masasında ... alacak kayıt numarası ile alacaklı sıfatı ile kaydı bulunan müvekkilinin ... .... bünyesinde faaliyet gösteren ... Holding'e bağlı bir kuruluş olan ... A.Ş. vasıtası ile ... hisse senetlerini ticari-kar amaçlı olarak satın aldığını, satın alma işleminin 2016 yılında yapıldığını, ...'ya 2014 yılında ... tarafından el konulduğunu, ... bünyesinde iken hisse satın alma işleminin gerçekleştiğini, müvekkiline ait satın almadan kaynaklı alacağın verilmesi gerektiğini, iflas dairesine yapılan başvuruya karşılık 31.12.2024 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edilen karar uyarınca alacağın hisse senedine dayanması nedeniyle kayıt talebinin reddine karar verildiğini, müvekkilinin 3. şahıs alacaklı konumunda olduğunu belirterek davanın kabulüyle müvekkilinin alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa yargılamanın her aşamasında usulünce tebligat yapılmış, esasa karşı beyanda bulunulmamıştır. Dava Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul) talebine ilişkindir. Davacı, müflis şirkete ait hisse senedi sahibi olduğunu ve buna ilişkin hisse senedi bedeli ile hisse sahibi olmaya bağlı temettü vb. feri haklarının masaya kayıt ve kabulünü talep etmektedir. Anonim şirketlerde 6102 sayılı TTK'nun 379-389. maddelerinde belli istisnalar dışında şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği ön görülmüş, bu doğrultuda yine TTK'nun "Pay Bedelini İfa Borcu Ve İfa Etmemenin Sonuçları" başlıklı 480/3. maddesinde "(3) Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından, ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nun 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Nitekim yerleşik uygulama da bu yönde olup müflis banka hisselerini elinde bulunduranların masaya alacak kaydı yapmasının mümkün olmadığı açıktır. (bkz. T.c. İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesi 2023/1146E., 2023/932K.) Tüm bu sebeplerden dolayı davacının davaya konu söz konusu tutar için alacak kaydının yapılamayacağı, alacaklıların pay cetveline göre paralarının ödenmesi sonrasında tasfiye bakiye kalması halinde hisse senedi bedelinin tahsil edilebileceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın usulden reddine, 2-Harç başlangıçta peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2025
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza