İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1099 E. 2025/1158 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1099
- Karar No
- 2025/1158
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1099 Esas
KARAR NO : 2025/1158
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 17/09/2024
KARAR TARİHİ : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, müvekkilinin taşınmazı üzerine haciz işlendiğini, dosyayı kontrol ettiklerinde müvekkilinin böyle bir borcu olmadığı, hayatı boyunca ...'ın ... ilçesinde bulunmadığı gibi; ..., ... şirketi ve yetkililerini de tanımadığı, müvekkilin ödeme emrinde yazılan ... plakalı bir aracının olmadığı, müvekkilinin hiç tanımadığı davalı tarafından icra dosyasına haksız ve hukuka aykırı şekilde borçlu olarak eklendiğini, bunun yanında araç, gayrımenkul ve banka hesapları da dahil olmak üzere tüm mal varlığına haciz konulduğunu ve iş yapamaz duruma geldiğini, müvekkilinin davalının bu işleminden kaynaklı ciddi şekilde mağdur edildiğini bu nedenlerle müvekkili ile davalı arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespitine, icra takibinin durdurulmasına ve takibin iptali ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
TTK'nın 5/a-1 maddesi:" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak düzenlenmeden dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A-1.maddesi uyarınca iş bu menfi tespit davası, arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır.
Eldeki dava öncelikle Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış ve mahkemece 12/11/2024 tarihinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurduğu, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM. .... H.D. ... E. , ... K. Sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmü resen kaldırarak, 28/10/2025 tarihinde kesin olmak üzere dava konusu ihtilafta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna ve dava dosyasının Asliye Ticaret Mahkemeleri' ne tevzi edilmek üzere tevzi bürosuna gönderilmesine karar verdiği, ilk derece mahkemesi tarafından 07/11/2025 tarihinde kesinleştirme şerhinin oluşturulduğu ve dava dosyasının mahkememize 20/11/2025 tarihinde tevzi edildiği görülmüştür.
Mahkememizce 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2. Maddesi gereği davacıya verilen kesin mehil içerisinde dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağı incelendiğinde arabuluculuğa başvuru tarihinin (04/12/2025) ve anlaşmamaya ilişkin son tutanağın (08/12/2025) davanın mahkememize tevzi edilmesinden sonra düzenlendiği görülmektedir. Bu nedenle davanın mahkememize tevzi edildiği tarih itibari ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi uyarınca, eldeki dava, dava şartı arabuluculuğa tabi olduğundan, dava dosyası mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, mahkememizce verilen kesin mehil içeren ihtarat sonrasında davacı tarafından arabuluculuğa başvurulması sonucu son tutanağın ibraz edildiği, yani arabulucuya başvurulmadan eldeki davanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nun 114/2. ve 115/2. Maddesi uyarınca eldeki davanın ise usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,80TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan ve harcanan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/12/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı