İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1077 E. 2025/950 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1077
Karar No
2025/950
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1077 KARAR NO : 2025/950

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19.02.2025 KARAR TARİHİ : 19.11.2025

(Not: ----- esas sayılı dosyasından karşı davanın tefriki ile yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir.) Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kurulu adi ortaklık gereğince, davacı şirket yetkilisinin tüm masraf ve ödemeleri gerçekleştirmiş olması ve dahi kar-zarar oranlarının eşit olması nedeniyle, işbu ödemelerden davalı şirkete düşecek olan bedelin tespit edilerek, davacıya ödenmesi gerektiğini, bununla birlikte taraflar arasındaki anlaşma gereğince, davacı şirket tarafından ithal edilmiş olan malzemelerden, davalı şirkete teslim edilmiş olan bir kısım malzemelerin bedelinin de ödenmediğini, bu malzeme bedellerinin de paylaşılması gerektiğini, taraflar arasındaki hak ve sorumlulukların ve tazmin dağılımının belirlenebilmesi için adi ortaklığın tasfiye edilerek, taraflar arasındaki hak ve borçların karşılıklı olarak takas ve mahsup edilmesini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile taraflar arasındaki hak ve sorumlulukların ve tazmin dağılımının belirlenebilmesi için adi ortaklığın tasfiye edilerek, taraflar arasındaki hak ve borçların karşılıklı olarak takas ve mahsup edilmesini, belirsiz alacak tutarı olan şimdilik 1.000,00-TL'nin davalı şirketten tazmin ve tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketin işbirliği-iş ortaklığı yaptığını ancak adi ortaklık hükümleri ve niyetinin olmadığını, karşılıklı ticari iş yapmanın ortaklık olmadığını, davacı şirketin müşterisi olsa ithalat yaptığı için davalı müvekkili tanımayacağını, davalı şirket olarak fatura ile karavanı satın aldıklarını, karı ile müşterilerine sattıklarını, karın yarısını iş birliği sebebiyle mâl ettiği fiyatın üstüne satarken elde edeceği kâr bedelini verdiklerini, adi ortaklık gibi birlikte hareket etme menfaat birliği ve beraber fatura kesme olmadığını, davacı ve davalı şirketin ayrı işlem yaptığını, ödenen karın yarısı gibi gözükse de o bedelin sattığı malı kârı ile müvekkiline sattığındaki kâr karşılığı olduğunu ve ayrı bir şirket olarak bunu gerçekleştirdiğini, davacı şirketin tedarikçi olduğunu, ortak olmadığını, davalı tarafın, ithalatı gerçekleştiremediği bir karavana ilişkin olarak alınan 29.000 Avro bedelin iade edilmesini, taraflar arasında ortaklık olmadığını, mal temin edilemediği için sözleşmenin ifa edilemediğini ve bu nedenle bedelin iade edildiğini gösterdiğini, bir adi ortaklık söz konusu olsa idi ticari risk ve zarar da birlikte üstlenileceğini ancak davacının bu bedeli iade ettiğini ve bu durumun da ortaklık ilişkisi olmadığının ikrar edildiğini, tüm bu nedenlerle; davanın, arabuluculuk şartı tamamlanmadan açıldığından, usulen eksik olduğunu ve esastan da dayanaksız olduğunu, ortada ne bir adi ortaklık ilişkisinin ne de bu ilişkinin gerektirdiği ortak amacın, karar birliği, birlikte iş yapma iradesi mevcut olduğunu, tüm deliller ve taraf uygulamaları bunun bir ticari tedarik ilişkisi olduğunu gösterdiğini, bu nedenle asıl davanın kabulü ile usulen eksik açılan karşı davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; 7155 sayılı Kanun'un 20'nci maddesi ile eklenen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 5/A-1 maddesinde, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 7155 sayılı Kanun'un 23'ncü maddesi ile eklenen 6325 sy m.18/A-2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.Karşı dava bakımından da ayrıksı bir düzenleme bulunmamakta olup, ticari dava niteliğinde bulunan karşı dava yönünden de bu dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Asıl dava yönünden karşı tarafın arabuluculuğa başvurmuş olması, karşı dava bakımından arabuluculuğa başvuru zorunluluğunu kaldırmaz. Somut olayda, asıl davanın davacısı tarafından arabuluculuğa başvurulmuş ise de karşı dava bakımından arabuluculuğa başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. (---- Bölge Adliye Mahkemesi-------- Hukuk Dairesi'nin 26.09.2024 tarih, ---- esas, ---- karar sayılı ilamı)

HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın usulden reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının ve 615,40-TL başvurma harcının davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karşı dava harcından mahsubu ile bakiye 615,40-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karşı dava harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1077, K. 2025/950, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1077-e-2025-950-k-751a3e5ba787